Deniz ve kıyı resimlerde hayat buldu

Türkiye’nin “deniz ressamı” olarak bilinen Ressam Mustafa Günen, deniz ve kıyının birlikteliğini ışık ve gölge ile anlattığı resimlerinden oluşan sergisi Ankaralı sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi Fırça Sanat Galerisi’nde 7 Kasım’a kadar görülebilir.

Cengiz Aldemir/ANKARA

“Bir ülkenin en kuvvetli savunma silahı sanattır” diyen, dünyaca ünlü ‘Deniz’ ressam Mustafa Günen, Türk modern resminin ithal ve montaj olduğunu düşünüyor. Dün olduğu gibi bugün de deniz ve kıyının birlikteliğini, ışık-gölge ile modle etmeye yönelik klasik bir anlatımla, lirik-romantik bir üslupla biçimlendiriyor ressam Günen.

Ressam Günen’in deniz resimlerini izleyenler, 19. yüzyıl sanatçısı Theodore Gericault’in (1791-1824) tarihi “Medusa’nın Salı” tablosundan bu yana hiçbir sanatçıda görülmeyen suya ilişkin büyük bir keyif yaşıyor. Dünyada ve ülkemizde ‘Deniz Ressamı’ olarak tanınan Mustafa Günen’in son dönem çalışmalarından oluşan muhtelif boyutlarda tuval üzerine yağlı boya deniz resimleri Ankara Çankaya’da bulunan Fırça Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergiye bir çok sanat eleştirmeninin yanı sıra Ankaralıların da ilgisi oldukça yoğun oldu.

ESERLERİNDE SAKİNLİK VE HIRÇINLIK İÇİÇE

Günen’in ‘Deniz’i, eserlerinde kah sakin, yatıştırıcı kah hırçın fırtınalar eşliğinde yansıtılırken, ışığın ve gölgenin ustaca kullanımıyla izleyici denizin gizemi içinde adeta kaybolduğunu hissediyor. …… Paletinde sadece siyah, beyaz, sarı, kırmızı ve lacivert renkleri kullanan Günen, bir fotograf mükemmelliğinde deniz resimleri  yapıyor. Tanınmış sanat eleştirmenleri Günen’in özel fırça darbeleriyle yorumladığı deniz resimlerini ‘tarz olarak klasik kabul edilebilir’ yorumunda bulunuyor. Ancak kullandığı teknik açısından klasik, realist ya da hiperrealist olmadığının da altını çiziyorlar. Eserleri tamamen özgün ve kendine has yorumlardan oluşan Günen, dün olduğu gibi bugün de deniz ve kıyının birlikteliğini, ışık-gölge ile modle etmeye yönelik klasik bir anlatımla, lirik-romantik bir üslupla biçimlendirmekte.

SAHİL VE KIYILARDA SONSUZLUK İMGESİ HAKİM

Mustafa Günen resmi deyince, sahil boyunca uzanan ıslak kumsal, kıyıya vurarak kırılan beyaz köpükler, gün ışığının sulardaki pırıltılı yansımaları ve kıyıdaki sarp kayaların oluşturduğu sonsuzluk imgesini de çağrıştıran bir bütünlük akla geliriyor. Sanatçının bu peyzajlarında ise insanlar yer almıyor.

“Bir ülkenin en kuvvetli savunma silahı, sanattır” diyen Ressam Mustafa Günen Halagazeteciyiz.net’e nasıl resim yaptığını ve resim sanatına ilişkin duygularını anlattı.

‘HİSSETMEDEN ÇİZEMİYORUM’

Resmi yaparken görüntüsü ve hareketleri ile kompozisyonun içine girmek gerektiği duygusunu paylaşan Günen, o ruhun içine giremiyorsa çalışmaya devam edemediğini, örneğin dalganın sesini, ısıyı, rüzgarı hissetmesi gerektiğini söylüyor. Günen çizerken hissettiklerini “Bunları hissetmeden resmi çizemiyorum. Resmin içerisine girmem lazım ki başkaları da o resme bakarak aynı duyguları hissetsin. Mesela dalgaları çizerken heyecanlanıyorum. Sanki dalgaların altında kalacakmış gibi o anı yaşıyorum. Ben etkilenmezsem başkası da etkilenmez diye düşünüyorum. Bir ülkenin en kuvvetli savunma silahının sanat olduğuna inanıyorum. Topla tüfekle bir şey savunamazsınız. Sanatınız, edebiyatınız gelişmişse ve sanata, insanlık değerlerine bir şey katmışsanız diğer ülkelerin halkları size değer verir” diye anlatıyor.

‘TÜRK MODERN RESMİ İTHAL’

Türk modern resim sanatının ithal olduğunu düşünen Günen bunu da şöyle gerekçelendiriyor: “Türk modern resmi, batıdan yaklaşık otuz yıl kadar bir gecikme ile başlamıştır. Türkiye‘de ilk soyut girişimler 1930’lu yılların başında Müstakiller ve D Grubu adı verilen ressamlar tarafından başlatılmıştır. Ne var ki  bizde soyut sanatın felsefesi  ve estetik yönlerinin üzerinde düşünülüp yeterince özümsenememesi sonucu özgün bir düzeye gelememişler. Dolayısıyla sanatçılar pek yaratıcı olamamış, evrensel düzeyde çağdaş yorumlara gidememişlerdir. Böyle olunca da çoğunlukla da batılı örneklere bağımlı çalışmalar ortaya koymuşlardır. İşte bu sonuçtan dolayı Türk modern resim sanatının ithal olduğunu, montaj bir sanat oluşunun ötesine geçemediğini düşünüyorum ve de yazıyorum.”

Sanatçının nadir eserlerinden oluşan sergi,7 Kasım tarihine kadar Pazar hariç hergün 11.00 -19.00  saatleri arasında gezilebilir.