Hükümetin yeni Torba Yasa Tasarısı ile maden sahalarının ruhsatları parçalanarak, özelleştirmenin önünü açıyor. Bu da ‘Havza Madenciliği’  bitiriliyor mu ? sorusunu akıllara getiriyor. Tasarının kaldırılması için yapılan eylemler ve tepkiler üzerine hükümet geri adım atmayarak farklı bir yol izledi. Tasarıda yer alan, ‘özelleştirme’ kelimesini, ‘ ihale etme yetkisi’ olarak değiştirdi. Muhalefet ise hükümetin tasarıda yaptığı bu değişikliği, milletin gözünü boyama değişikliği olarak değerlendiriyor.

Cengiz Aldemir/ANKARA

Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek olan torba yasa maddesiyle, ‘3213 Sayılı Maden Kanununda değişiklik yapılarak, ‘Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), uhdelerinde bulunan maden ruhsat sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkili kılınmaktadır’ ifadesi eklendi.

‘ÖZELLEŞTİRME’ YERİNE ‘İHALE ETME YETKİSİ’
Yasa tasarısında, “özelleştirme” kelimesi kaldırılarak, “ihale etme yetkisi” şeklinde değiştirilmesine   muhalefet partileri, ” İktidar bunu hep yapıyor. kelime farklı bile olsa anlam yine aynı. Maden ocakları özelleştiriliyor. Özelleştirmenin adını da ihale etme yetkisi olarak değiştirdiler” diyerek tepki gösteriyor. İlgili maddede, “TTK’nın devlet eliyle işletilen sahaları hariç tutulacak” ibaresinin eklenmesi ise madencileri tatmin etmiş değil.Daha önce benzer gerekçe ile Türkiye Kömür İşletmeleri parçalanarak taşeron şirketlere verilmişti. Acı örnekleri ise Soma faciasında 301 madenci hayatını kaybetmiş, Ermenek’te de benzer bir facia yaşanmıştı. Özel kömür işletmelerinin üretim anlayışlarına, çalışma şartlarına, iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki tavırlarına toplumun bir çok kesiminden tepki yağmıştı. Bu kazaların nedeni olarak ‘havza madenciliği’ kavramının parçalanması olarak görülüyor. En son Zonguldak’da bu facialar yaşanmaması için madenciler kendilerini maden ocağına kilitleyerek eylem yaptı.

İTHAL KÖMÜR REKOR SEVİYEDE
Enerji Bakanlığının son verilerine göre yılda Türkiye  42,5 milyon ton taşkömürü ithal ediyor ve  bunun karşılığında 4 milyar dolar para ödüyor. Bu para ise yabancı şirketlere ve onların ülkemizdeki iş ortaklarına gidiyor! Madenciler, TTK’ya gerekli yatırımların yapılmayacağı, sektörün daralmaya sokulacağı, işçi sayısının giderek azaltılacağı ve buna bağlı olarak zararın artmasına göz yumulması sonucu, TTK’nın kendiliğinden kapanma durumuna getirilebileceği endişesi yaşıyor. İstatistikler, kömür sektöründe üretimin hala artış göstermediğini gösteriyor. Bu durum da  ithalat kömür alımını rekor seviyeye çıkarıyor. İstihdam edilen işçi sayısının da sürekli olarak azalması ise dikkat çekiyor.

42,5 MİLYON TON TAŞKÖMÜRÜ İTHAL EDİYORUZ
Bakanlığın son verileri, Türkiye’nin yılda 42,5 milyon ton taşkömürü ithal ettiğin gösterirken ,TTK’nın kömür üretiminin ise 1 milyon tonun altına düştüğünü ortaya koyuyor. Bunun karşılığında yabancı şirketlere ve ülkedeki ortaklarına 4 milyar dolar para ödüyor. Bir taraftan madenciler ekmek kavgası verirken, aynı zamanda da halkın servetini de korumaya çalışıyorlar! Kendilerini madene kilitleyerek, maden ocaklarının parçalanarak satılmasına olanak tanıyacak olan yasaya karşı duruyorlar.

MADEN EMEKÇİLERİ ÖZELLEŞTİRMENİN ÖLÜM DEMEK OLDUĞUNU BİLİYORLAR
Maden emekçileri, TTK’nın üretimi zarar ediyor denilerek, ithal kömürlü termik santrallara yönelineceği endişesini taşıyor. Ayrıca Zonguldak’ta oldukça fazla ithal kömürle çalışan çevreyi mahveden termik santrallar ise halkı zehirlemeye devam ediyor. Kendilerini madene kapatan emekçilerin talepleri çok net: ” Özelleştirme ölüm demek. Bunu Soma’da, Ermenek’de yaşadık. Hasta garantili hastanelerin, yolcu garantili havaalanlarının, araç garantili köprülere verdiğiniz garantilerin, paraların akıtıldığı rantçılar hariç herkesin zarar hanesine yazılıyor. Biz TTK’yı sadece Zonguldak için değil, stratejik değeri olan taş kömürü için, Türkiye için savunuyoruz. Madencinin onurunu, geleceğini koruma mücadelesinde, elinizi vicdanınıza koyarak bu konuyu yeniden değerlendirmenizi talep ediyoruz.” diyorlar yaptıkları basın açıklamalarında. Maden işçileri özelleştirmenin onlar için ölüm demek olduğunu biliyor. Çünkü bunu yaşayarak gördüler! Zonguldak maden emekçileri iş, aş, gelecek istiyor. Reçete ise  TTK`nın işçi açığının bir an önce acilen giderilmesi ve yatırım yapılarak yeniden ayağa kaldırılması.