Sağlıkta Deli Dumrul dönemi: Şehir Hastaneleri…

Deli Dumrul hikayesini bilmeyen yok gibidir.  Hikayeye göre Deli Dumrul adındaki eşkiya Tuna Nehri üzerine bir köprü kurar, geçenden 30 akçe geçmeyenden 40 akçe alır. Devletin son dönemlerde köprü ve otoyollarda, son olarak da şehir hastanelerinde uyguladığı yöntem Deli Dumrul hikayesine benzetilir. Özellikle İstanbul’da araç geçiş garantisi verilen köprü ve yollar, o yolu kullanana da kullanmayana da fatura edilir, zira hazineden çıkar bu araç garantileri.

Haber: Sultan ÖZER

Geçen yıl Mersin, Adana, Yozgat ve Isparta’da açılan, Ankara’da ise bu illerdekinin 3-4 katı büyüklüğünde alan üzerinde Bilkent ve Etlik’te yapımı süren Kamu Özel İşbirliği modelinin uygulandığı şehir hastaneleri de Deli Dumrul hikayesini hatırlatır.

AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin geldiği noktadır şehir hastaneleri.

Devlet; arazisini verdiği, uluslararası garanti üstlendiği, vergiden muaf tuttuğu, 25 yıl kira vereceği bu hastaneler için, yapımını üstlenen şirkete bir de yüzde 70 oranında hasta garantisi verir.

Devasa büyüklükte alan üzerine kurulan şehir hastanelerinin çevresinde oteller, alışveriş merkezleri, otoparklar da kurularak gelirleri şirketlere gider.

Hastane ihalesini alan şirketler; Görüntüleme, Laboratuvar, Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon, Rehabilitasyon ve diğer tıbbi ekipman destek hizmetleri adı altında Tıbbi Destek Hizmetleri ile Bina ve arazi hizmetleri, ortak hizmetler yönetimi hizmeti, mefruşat hizmeti, yer ve bahçe bakım hizmeti, temizlik hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi (HBYS) uygulama ve işletme hizmeti, güvenlik hizmetleri, hasta yönlendirme ve refakat/resepsiyon/yardım masası/taşıma hizmetleri, ilaçlama hizmetleri, otopark hizmetleri, atık yönetim hizmetleri, çamaşır ve çamaşırhane hizmetleri, yemek hizmetleri başlıkları altında 18 kalem hizmetini, dolayısıyla gelirini üstlenir. Şirketler için nereden baksanız, “tadından yenilmez” bir kârdır şehir hastaneleri.

‘ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ…’
2017’de açılan Adana Şehir Hastanesi uygulamasını, Adana Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten şöyle yorumluyor; “Şehir Hastaneleri yap-işlet-kirala-devret yöntemiyle yapılan ve normalde 3-4 yılda kendisine sahip olacakken 25 yıl boyunca kira ödenecek olan çocuklarımızın geleceğini gasp eden bir sistemdir.”

İNGİLTERE SAĞLIĞINI İFLAS ETTİRDİ AMA…

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel de bu modelin İngiliz Sağlık Sistemini çökerttiği örneğini veriyor.  İngiltere parlamentosuna sunulan bir rapora atıf yapan Tükel, “Bu rapor Kamu Özel ortaklığı uygulamalarıyla İngiliz sağlık sisteminin çökertildiğini anlatıyordu” diyor. Tükel İngiltere örneğinden hareketle, hastaneleri işleten şirketlerin, “doktorların daha uzun çalışmasını, daha fazla hasta bakmasını, daha fazla tetkik yapmasını, ‘para getirmeyecek’ hastaları başka yerlere sevk etmesini, giderek daha az ücret almalarını” istediğini anlatıyor. Tükel sistemle ilgili olarak, “Kamu hizmet ve yatırım alanlarının piyasalaştırılması, kamudaki örgütlü işgücünün yerini örgütsüz ve ucuz emek gücünün alması, kâr oranlarını artırmak isteyen şirketlerin istihdamda daralmaya gitmeleri, kamu çalışanlarının istihdam güvencesinin ortadan kaldırılması ve kamu çalışanı olma vasfının kaybedilme riski taşımaktadır” uyarısı yaparak, Şehir Hastaneleri’nin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi gerektiğini ifade ediyor.

İNGİLTERE’DE İFLAS VE YOLSUZLUK

Arsası, uluslararası kredi teminatı devletten, 25 yıl kullanım garantili, üstelik her ay devletin kira ödediği ve yüzde 70 doluluk garantisi verdiği kamu Özel İşbirliği modeli ile yapılan şehir hastaneleri için şehirdeki tüm devlet hastaneleri kapatılıp bu yeni şehir hastanelerine taşınacak ve ihaleyi alan özel şirkete uzun yıllar işletme hakkı tanınacak.

İngiltere’de parlamento, 2011 yılında yolsuzluk, hatalı muhasebeleştirme, kamu maliyesi açısından ciddi risk oluşturması, kamu yararına aykırı uygulamalar konusunda yoğun şikayetlerin olduğu Kamu Özel Ortaklığı uygulamasına yönelik olarak bir araştırma komitesi kurulmasını kararlaştırmıştı. Greenwich’te de 2001’de ilk KÖO hastanesi olarak yapılan Queen Elizabeth’in 2005 yılında teknik olarak iflas ettiği açıklanmıştı. İngiltere’de iflas ve yolsuzluk iddiaları ile gündemde olan bu uygulama şimdi Türkiye’de…

Tedavi Hizmetlerinde Gizli Özelleştirme: Şehir Hastaneleri Çalıştay Raporu

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB)  Tedavi Hizmetlerinde Gizli Özelleştirme: Şehir Hastaneleri Çalıştay Raporu’nda uyarılar dikkat çekiyor:

  • Hazırlıksız, birçok eksiklikle, politik ve ekonomik beklenti ve baskılarla açılan şehir hastaneleri ile
  • Sağlıkta şiddet ve iş kazaları artacaktır.
  • Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının ortak kullanma mekanlarının olmaması, sağlık çalışanlarının birlikte iş üretme, yapılan işi değerlendirme ve öneri alma olanaklarını imkansız hale getirir. Ayrıca iyi hekimlik ve nitelikli sağlık hizmeti önünde önemli bir engeldir. Polikliniklerde hemşire, tıbbi sekreter olmadan çalıştırılmak istenen hekimlerin yalnızlaşıp, değersizleştirilecektir.
  • Bu büyüklük konsültasyonlara, acil hastalara ulaşmada önemli zaman kaybına yol açacak, hastaya ulaşma konusunda yaşanan zorluklar hastaların ve hekimlerin mağduriyetini artıracaktır.
  • Yazılım sorunlarının giderilememesi sağlık hizmetinin sürekliliğini engellediği gibi, başta hekimler olmak üzere hastalarla sağlık çalışanları arasında gerilimlere yol açacaktır.
  • Özellikle radyolojik görüntüleme sisteminde yaşanan aksaklıklar, tomografilerin hizmet alımı yoluyla değerlendirilmesi birçok tıbbi hatayı ve gecikmeyi beraberinde getirecek, sağlık çalışanlarının hedef haline gelmesini kolaylaştıracaktır.
  • Çok geniş alana kurulan acil servislerde çalışan sayısı ihtiyacın altındadır.
  • Hasta ve yatak sayılarının artmasına rağmen aynı oranda hekim ve diğer sağlık çalışanlarının sayısı artmamıştır. Artan iş yükü, yönetimlerin fazla hasta bakılması ve hasta yatışı yapılması konusundaki baskıları, yaşanan aksaklıkların sorumlusu olarak hekim ve diğer sağlık çalışanlarının görülmesi ve yönetimlerin bu bakışa hizmet etmeleri, teknik alanda eksikliklerin fazlalığı, çalışma sürelerinin uzunluğu, ücretlerin yetersizliği ve düşmesi, sağlık çalışanlarının yalnızlaştırılması tüm çalışanlarda mutsuzluğa, huzursuzluğa sebep olmakta ve tüm çalışanlar hızla tükenmişliğe sürüklenmektedir.

SES’TEN UYARILAR

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından çıkartılan “Kamu Özel Ortaklığı- Şehir Hastaneleri” kitapçığında da uyarılar dikkat çekiyor:

” – Kamusal sağlık hizmetlerinin niteliğini azaltacak;

– Artı-değer üretimini hedefleyen bir hizmet üretimini gerçekleştirecek;

– Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine güvencesiz, sendikasız ve ucuz çalışma koşulları dayatacak;

– Taşeronlaştırma sürecini yaygınlaştıracak,

– Halkın nitelikli sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştıracağı gibi sermayenin büyük kârlar peşinde koştuğu projelerin maliyetini halkın sırtına yıkacak.”

‘HASTANEMİ KAPATMA’

SES Ankara Şubesi’nin “Hastanemizi kapatma” başlıklı broşüründe de “Ankara şehir hastaneleri için, 1 milyon 300 bin metrekare alana kurulu hastanede bir yerden bir yere ulaşma çabalarına, asansör kuyruklarına, tek başına tüm işi doktorların yapacak olmasından dolayı poliklinik muayenelerinin zaman alacağına, acil servislerin iş yapamaz duruma düşeceğine, ameliyathanelerde yeterince doktor, anestezi uzmanı ve hemşire olmayacağına, bölümler arası uzak mesafelere, evlerinin yakınındaki hastanelerin kapatılacağına” dikkat çekilerek, şehir hastaneleri “Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ‘ikinci fazı'” olarak değerlendiriliyor.

‘Sağlık Bakanlığı da kiracı; aylık 2 milyon lira’

CHP Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer, Sağlık Bakanlığı yeni hizmet binasının aylık 2 milyon TL olduğunu ifade etti. Bilgi Edinme Yasası kapsamında Sağlık Bakanlığı’nın kira bedelini öğrendiklerini belirten Biçer; “Sağlık Bakanlığı, 2017 Ağustos ayında Bilkent Şehir Hastanesi yanındaki yeni binasına taşındı. Bu binanın 8 aylık kirası; 18 milyon 55 bin 498 lira 61 kuruş. 2017’deki 5 aylık kira; 10 milyon 373 bin 267 lira 89 kuruş. 2018 yılı için bu güne kadar fatura edilen miktar 7 milyon 682 bin 230 lira 72 kuruş. Aylık yaklaşık 2 milyon TL.” dedi.

Biçer şu soruları yönlendirdi:

  • Sağlık Bakanlığı hizmet binası Bilkent Şehir Hastanesi ihalesine nasıl dâhil edildi?
  • İhale süreci içine hangi aşamada nasıl, kimler tarafından eklendi bilinmiyor çünkü gizleniyor.
  • Bu devasa yatırımlar neden bütçede görünmüyor?
  • Şirketlere ne kadar kira ödenecek?
  • Sağlık Bakanı bugün itibarıyla güncellenmiş kira tutarlarını neden açıklamıyor?
  • Firmanın Sağlık Bakanlığı’ndan aldığı kiraya karşı vergi veriyor mu?
  • Nasıl bir sözleşme imzalandı ki kira küsuratı kuruşlu çıkıyor?
  • Sağlık Bakanlığı bu kirayı kaç sene daha ödeyecek?
  • Bakanlık binasının bakım ve onarım hizmetlerini taşeron işçilere mi veriyor, bunlar kadroya alınacak mı?
  • 3 sene önce Sağlık Bakanı Recep Akdağ zamanında Ankara’da İkiz Kuleleri; 10 yıl için 36 Milyon liraya kiralayan Sağlık Bakanlığı yetkilileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “kamu zararı” nedeniyle açılan soruşturmanın akibeti nedir?
Bilkent ve Etlik Şehir Hastanelerinin açılmasıyla Ankara’da kapatılacak hastaneler
  1. Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  2. Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  3. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi
  4. Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  5. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Cebeci Doğumevi)
  6. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  7. Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  8. Etlik Zübeyde Hanım Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  9. Gazi Mustafa Kemal Hastanesi
  10. Ulus Devlet Hastanesi
  11. Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  12. Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  13. Dışkapı Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Özetle Şehir Hastaneleri
  • Şehir Hastaneleri Kamu-Özel İşbirliği yöntemi ile İhale Kanunu kapsamı dışında ihale ediliyor,
  • İhaleyi alan firmaya, hazine arazisi bedava veriliyor,
  • Devlet firmaya 25-30 yıl sürekli kira ödemeyi, hazine garantisi vererek kabul ediyor,
  • Sözleşme süresinin 49 yıla kadar çıkarılabilmesi mümkün,
  • Hastane çevresindeki tesislerin işletilmesi ve tüm gelirleri yüklenici firmaya ait,
  • Hastane ve çevresindeki yapılardaki işletmeler her türlü vergi-harçtan muaf,
  • Devlet, tıpkı köprülerde olduğu gibi şehir hastanelerine de doluluk garantisi veriyor; yüzde 70;
  • Şehir Hastanesinin çevresindeki Devlet Hastaneleri kapatılıp, kadroları Şehir Hastanesine devrediliyor; bu kapsamda Ankara’da iki şehir hastanesi açılıp, 13 devlet hastanesi kapatılıyor.
  • Şehir Hastaneleri ile taşeronlaşma katmerleşerek yeniden getiriliyor.
  • Şehir Hastaneleri ile bundan sonra hastalar için sağlıkta katkı ve katılım paylarının daha da artması, birçok hastalığın SGK kapsamı dışına çıkarılması da uzak bir ihtimal değil.

Yarın: TTB eski Başkanı Bayazıt İlhan Şehir Hastanelerini değerlendirdi;  ‘Torunlarımız bile borçlandırılıyor’