Türkiye, İsrail ile derin bir diplomatik kriz yaşıyor. İsrail’e tepki konusunda tüm muhalefet, hükümetin samimi olmadığı, İsrail ile anlaşmaların iptal edilmesi yönünde birleşmiş görünüyor. Kriz büyüyor; 24 Haziran seçimlerine de sayılı günler kaldı.

Hilal Köylü / Haber Analiz
Benjamin Netenyahu – İsrail Başbakanı

İsrail ile Türkiye arasındaki ‘krizli diplomatik ilişki’ bir kez daha en ağır dönemini yaşıyor. ABD’nin de doğrudan taraf olması krizin daha da derinleşeceğinin işaretini veriyor. İsrail’i ‘terör devleti’ olarak niteleyen, İsrail Başbakanı Netenyahu’nun da “Elinde Filistinlilerin kanı olduğunu” söyleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şimdi İsrail’e tepkisini nasıl sürdüreceği merak konusu. Türk hükümetini İsrail konusunda ‘samimi’ olmamakla suçlayan CHP, AKP’yi de dahil ederek tüm siyasi partilere “Mavi Marmara Anlaşması’nı iptal etme” çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bu çağrıyı gerçekçi bulmaması, ‘faydasız’ olarak nitelemesi İsrail-Türkiye-ABD üçgenindeki derin krizin 24 Haziran seçimleri için geri sayımın sürdüğü Türkiye’de siyasetin ana gündem maddesi olacağını gösteriyor.

MAVİ MARMARA ANLAŞMASI

Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisi İsrail askerlerinin hedefi olduğunda ve gemiye açılan ateş sonrasında 10 aktivist hayatını kaybettiğinde tarihler 2010’u gösteriyordu. Tarihe “Mavi Marmara saldırısı” olarak geçen olay İsrail-Türkiye ilişkisinde adeta deprem etkisi yaratmıştı. Büyükelçiliklerini karşılıklı olarak çeken Türkiye ve İsrail, tam 6 yıl ikili ilişkileri maslahatgüzar seviyesinde yürüttü. Tarihler Haziran 2016’yı gösterdiğinde ise taraflar “Mavi Marmara Anlaşması”na imza attı ve iki ülke arasındaki diplomatik krizin sona erdiği dünyaya ilan edildi. Anlaşmaya göre İsrail’in Mavi Marmara saldırısında ölenlerin yakınlarına 20 milyon dolar tazminat ödeyeceği, Gazze’ye ablukayı sona erdireceği belirtildi. İki ülke Dışişleri müsteşarlarının imzasını taşıyan anlaşma karşılıklı olarak Ankara ve Kudüs’te kayda geçirildi. Anlaşma öncesinde İsrail hükümeti Türkiye’nin beklediği “özür” konusunda da adım atmıştı.

Anlaşmanın ardından Kasım 2016’da Türkiye’ye İsrail hükümetince büyükelçi olarak atanan Büyükelçi Etian Naeh, Ankara’daki görevinin üzerinden iki yıl geçmedenTürk Dışişleri’nden “Ülkene dön” notası aldı. Notadan önce Washington ve Tel-Aviv’deki Türk büyükelçileri de Ankara’ya çağrılıp, Türkiye, İsrail-ABD üçgenindeki derin krize çözüm yolları aranmaya başlandıı. Peki, krize nasıl çözüm bulunacak?

Donald Trump - ABD Başkanı
Donald Trump – ABD Başkanı

Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmekle kalmayıp, Tel-Aviv’deki ABD elçiliğini Kudüs’e taşıma kararı açıkladığında da Ankara’yı öfkelendiren ABD Başkanı Donald Trump onca öfkeye karşın kararından vazgeçmedi. ABD’nin Kudüs elçiliğinin açılışını yaptığı gün Gazze’de başlayan protesto gösterilerine İsrail askerleri müdahale etmeye başlayınca hayatını kaybeden Filistinli sayısı her geçen saniye daha da artmaya başladı. Son rakamlara göre hayatını kaybeden Filistinli sayısı: 62

ABD VE İSRAİL’E ÖFKE

Türkiye’de sokaklarda İsrail ve ABD yönetimlerine karşı duyulan öfke dalga dalga yayılırken, hükümet ABD ve İsrail’i doğrudan hedef alan eleştirilerinin dozunu sürekli yükseltti. İsrail’in soykırım yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail’in de Tel-Aviv’deki Türk Büyükelçi Gürcan Türkoğlu’na “ülkene dön” notası vermesinin bedelinin ağır olacağı mesajını duyurdu. İsrail Başbakanı Netenyahu’nun elinde Filistinlilerin kanı vardı Erdoğan’a göre. Ancak Netehyahu’nun sadece Türkiye’den değil tüm Avrupa liderlerinden yükselen şiddetin durması çağrılarına kulak asmaması ve asıl Erdoğan’ın “Terör ve katliamdan çok iyi anladığını” dile getirmesi dikkatleri bir kez daha Erdoğan’a çevirdi. TBMM’de AKP, CHP, MHP imzasıyla İsrail’i kınayan, ABD’yi de İsrail işbirlikçiliğiyle suçlayan ortak bir bildiri yayımlandı. HDP, AKP’yi İsrail’e tepki konusunda samimi görmediği için ayrı bir bildiri yayımlayacağını duyurdu.

AKP’NİN SAMİMİYETİ

Ana muhalefet partisi CHP de AKP’yi, Türk hükümetini İsrail’e tepki konusunda samimi olmamakla suçluyor. CHP, AKP’yi de dahil ederek tüm partilere İsrail’le 2016’da imzalanan Mavi Marmara Anlaşması’nı iptal etme çağrısı yaptı. Peki neden? CHP’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, “Çünkü bir ülke terör devleti olarak gördüğü başka bir ülkeyle anlaşma imzalamaz. Terör devletiyle ticaret yapılmaz. Mavi Marmara Anlaşması’nın da samimi bir anlaşma olmadığını zamanında da söylemiştik” diyor. CHP’nin Mavi Marmara Anlaşması’nda gerçekleri sakladığı için AKP’yi ve Türk hükümetini eleştirdiğini söyleyen Yılmaz, anlaşmaya itirazlarını üç noktada sıralıyor:

CHP’NİN İTİRAZLARI

“Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine ödenmesi istenen 20 milyon dolar bir lütuftur. 20 milyon dolarla gerçek zararın üstü kapatılmıştır. Anlaşmayla İsrail askerleri tüm yargı süreçlerinden muaf tutulmuştur. Anlaşmayla Gazze’ye abluka ve ambargo kalkmamıştır. Gazze’ye yardımlar yine İsrail’in denetiminde ve gözetiminde yapılmaktadır. AKP’nin söyledikleri farklı, yaptıkları farklıdır.”

‘İSRAİL İLE ANLAŞMALAR İPTAL EDİLSİN’

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, anlaşmanın iptalinin ‘gereksiz ve faydasız’ olacağını söylese de, muhalefet cephesi Türkiye-İsrail ilişkilerini deşmekten vazgeçmeyeceğe benziyor. CHP’nin İsrail’le Türkiye arasındaki tüm siyasi ve ekonomik anlaşmaların iptal edilmesine ilişkin TBMM’de verdiği önerge AKP oylarıyla reddedildi. 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için OHAL koşullarında AKP ile kıyasıya bir yarışa giren muhalefet partileri hükümete yüklenmeye kararlı görünüyor. HDP’nin İsrail’le anlaşmaların son bulması ve İsrail’e ekonomik yaptırım uygulanması yönünde TBMM’de genel görüşme talebi de AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’i protesto için İstanbul’da dev miting çağrısına Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan sert tepki geldi. “İktidar miting yapmaz, icraat yapar” diyen Karamollaoğlu, Türkiye ve İsrail enerji bakanlarının daha iki gün önce işbirliği anlaşması yaptıklarını söyledi. Karamollaoğlu da tıpkı HDP, tıpkı CHP gibi iktidarı İsrail’e tepki konusunda samimi olmamakla suçluyor. Aynı suçlama İyi Parti cephesinde de var. İyi Parti’li Ümit Özdağ, “Yapılan enerji anlaşmalarını, ticari işbirliklerini tek tek halkın önüne koyacağız” diyor. Derin bir diplomatik kriz ve Türkiye’de 24 Haziran’a doğru hararetli bir geri sayım…