Bugüne kadar farklı farklı 5 sendikaya üye olan TBMM çalışanları, şimdi kendi sendikalarını kurmanın sevincini yaşıyor. Bir süredir TBMM’de ve Milli Saraylar’da kuruluş çalışmaları yürütülen Bağımsız Kamu Çalışanları Sendikası (BAK-SEN) kırk kişinin başvurusuyla kuruldu.

Cengiz Aldemir

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çalışanları, kendi sendikaları, Bağımsız Kamu Çalışanları Sendikası’nın (BAK-SEN) kuruluş başvurusunu Ankara Valiliği’ne vererek resmen kurulmuş oldu.

BAK-SEN’in sendikal demokrasinin üst düzeyde işletildiği, birleştirici, bütünleştirici ve işkolundaki tüm çalışanları kucaklayan bir anlayışla hareket edecek bir sendika olacağını söyleyen geçici Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Özgen, mevcut sendikaların işlevlerini yerine getirmediğini söyledi.

‘YETKİLİ SENDİKALAR ÖZGÜR DEĞİL’

Tülin Özgen

Sendikaların günümüzde işlevlerini yerine getirme konusunda acze düştüklerini kaydeden Tülin Özgen, üyelerinin hak ve çıkarlarını korumak yerine, farklı aidiyet duygularıyla hareket ettiklerini savundu. Özgen, “Yetkili sendikaların özgür olmadıkları, hükümetlerin, iktidar partilerinin ve idarenin kontrolü altında bulunmaları nedeniyle çalışanların hak ve çıkarlarını bir tarafa bırakarak ‘makbul sendika’ anlayışını benimsedikleri aşikârdır. Sendikalarda sendika içi demokrasinin giderek yok olması, sendikacılar ile üyeler arasında hem maaş hem de yaşam biçimi olarak ciddi uçurumların bulunması, sendikacıların sendikacılığı siyaset sahnesine geçmek için bir atlama tahtası olarak görmesi hiçbir şekilde sendikal anlayışla bağdaşmaz. Sendikaların var oluş mantığıyla çelişen bu durumlar ise çalışanların sendikalara olan güvenini sarsmaktadır” diye konuştu.

‘SADECE ÜYELERİMİZDEN TALİMAT ALIRIZ’

Yaşanan olumsuzluklar karşısında, BAK-SEN’in kurulmasının kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Özgen, sendikalarında “Sendika içi demokrasinin en üst düzeyde uygulanan, talimat alınan tek tarafın üyeleri olduğu bir sendika” olacağını söyledi.  Çalışanlarının başka ekonomik sıkıntılar olmak üzere, çözüm bekleyen yığınla sorunları olduğunu kaydeden Tülin Özgen, bütün sendikalara da “ortak mücadele kültürünü hayata geçirmeleri” çağrısı yaptı.

Tülin Özgen – Muhabir: Cengiz Aldemir

Sendikalar arası rekabetin emeğin gücünün parçalanmasına ve  zayıflamasına hizmet ettiğini, bu durumun ise sadece yönetenlerin işine yarayacağını söyleyen Özgen,  “Örgütlü olmak, çalışma yaşamındaki riskler karşısında çalışanların bir koruma kalkanına bürünmesi, huzurlu ve güvenceli bir çalışma ortamının tesis edilmesidir” dedi.

“İnsanca yaşamak” için mücadele etmek istediklerini ve bunun için de başta TBMM çalışanları olmak üzere bütün kamu çalışanlarını sendikalarında örgütlenmeye çağıran Özgen, yeni kurulan sendikalarının Eylül sonu itibariyle ilk kongresini yapacağını da hatırlattı.