Meslek örgütlerinin müzeye girişine izin verilmedi

Kapatılması kararı verilen TCDD Müzesi’ne meslek örgütlerinin girişine izin verilmedi. Müze önünde açıklama yapan meslek örgütleri ve sendikalar TCDD Müzesi ve Ankara Gar yerleşkesinin “Ankara’nın Cumhuriyet’e açılan kapısı” olduğunu söylediler.

Altan Burgucu

Mimar Şekip Akalın’ın projesi olan ve 4 Mart 1935 yılında inşaatı başlayıp, 30 Ekim 1937’de sona eren Ankara’nın en görkemli, tarihi yapılarından Ankara Garı, içinde yer alan tarihi müzesiyle birlikte kapatılacak. Kararı protesto için müzeyi ziyaret eden meslek örgütleri ve sendika yöneticileri içeri alınmadı. Müzeler Haftası’nda bir müzenin kapatılacak olmasına tepki gösteren örgüt yöneticileri, “dayanışma ve mücadele” sözü verdi.

49 bin 267 metrekarelik TCDD arazisinin üzerindeki taşınmazlar önce hazineye sonra da yeni kurulan Hacı Bayram Veli Üniversitesi’ne devredilecek. TOKİ ile inşaat anlaşması yapıldığı söylenen bu tarihi yerleşke tıpkı Atatürk Orman Çiftliği, EGO Hangarları, İller Bankası gibi yok edilerek, Ankara’nın yok edilen tarihi ve kültürel mirasları arasına katılacak.

MÜZE ÖNÜNE KIRMIZI KARANFİL
TMMOB Mimarlar Odası, Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları ile vatandaşların TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi’ni gezmesine ise izin verilmedi. Yerleşkenin hemen yanındaki Ankara Arena’da AK Parti’nin aday tanıtım toplantısı gerekçesiyle, TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi’ne son ziyaretçileri alınmadı. Ziyaretçiler müzenin kapısına kırmızı karanfil bırakarak bu durumu sessiz protesto etti.

Örgüt yöneticileri daha sonra Mimarlar Odası’nda bir basın toplantısı düzenleyerek, yaşananları kınadılar.

‘ACIMASIZCA RANTA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR’
Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu, “TCDD Müzesinin kapatılmasına ilişkin gezi ziyareti gerçekleştirmek istedik. Ancak bölgede AKP aday tanıtımlarının yapılacağı gerekçesiyle bir sıkıyönetim ilan edildi. Bu sıkıyönetim koşullarında müzenin gezilmesi fiilen hukuksuz bir şekilde engellenmiştir” dedi.

“Doğa ve kültür değerlerini acımasızca ranta dönüştüren bir iktidarla karşı karşıyayız” olduklarını belirten Muhçu, OHAL koşullarında doğa ve kültür değerlerine karşı saldırıların yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Uygulanan politikaların en önemli hedeflerinden birisinin de TCDD varlıkları olduğunu kaydeden Muhçu, Haydar Paşa Garı’ndan başlanarak, pek çok tarihi yapı ve kültür varlığının yıkım süreçleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Muhçu, “Ankara Tren Garı ile birlikte gündeme gelen TCDD Müzesi de diğer müzeler gibi kültür düşmanı politikaların hedefi olmuştur. Bu çerçevede pek çok müze kapatılmıştır. Müze niteliğindeki bina ve fonksiyonlar kapatılmıştır. Ankara Garındaki devlet demiryolları müzesinin kapatılması aynı anlayışla gündeme getirilmektedir. Müzeler düş perilerinin ilham yerleridir. Toplumsal belleğimizin en önemli varlıklarıdır” diye konuştu.

‘MÜZE GEZİSİNE BİLE TAHAMMÜL EDEMEDİLER’
Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Genel Başkanı Hasan Bektaş, demiryolu ve sanat galerisi olarak hizmet veren binayı gezdirmek istediklerini, ancak buna bile tahammül edilemediğini söyledi. “Bir müze gezisine bile tahammül edilmediğini, insanların önünün kesildiğini ve müzenin kapatıldığını gördük. İşin acı yanı bugün 24 Mayıs, Müzeler Haftası’nın son günü. Ve müze kapatan bir anlayışla karşı karşıyayız” diyen Bektaş, şu bilgileri verdi:

“Ankara Garı’nın arazisinin hazineye devredildiği ve TOKİ’yle inşaat anlaşması bilgisini aldık. Yaklaşık 49 bin 267 metrekarelik arazinin TOKİ’ye devredildiğini acı bir şekilde öğrendik. Tarihi binalar var kreşimiz, misafirhane, işyerleri, konutlar ve müze var. Demiryolları burayı devrederek karşılığında Sincan Etimesgut arası bir yerde yine arazisi demiryollarına ait olmak üzere bir bölgede kendisine konut ve işyerleri yaptıracak. Buraya Hacı Bayram Üniversitesi’nin taşınması söz konusu. Bu haklı bir gerekçe değildir. Üniversitenin yapılacağı başka yerler vardır. Üniversitelerin arazileri de bugün satılıyor. Ulaşım hizmeti vermesi gereken bur kurum devasa bir emlak inşaat bürosu gibi çalışmaktadır. Bu yağmayı durdurmak için Ankara halkıyla bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”
Gar binaları Cumhuriyet kentlerinin moderniteye açılan kapılarıdır.

‘AKP’NİN MEKANSAL DÖNÜŞÜMÜ’
KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de AK Parti iktidarının kendi yeni rejimini kurma yolunda eskiye ait ne varsa sembolik olarak onlara saldırdığını söyledi. Gezen, “AKP Kendi iktidarını mekânsal olarak tesis edip tamamen yeni rejimi kurma yolunda adımlar atıyor. TCDD arazilerine ve bu kampüse yapılan saldırıların bir nedeni bu dönüşümü sağlamaktır” dedi.

‘CUMHURİYET’E AÇILAN KAPISI’
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan da, “Ankara Garı Milli Mücadelenin başarısı ile Ankara Başkent olduğunda buranın yeniden bir modern kentleşme projesinin parçasıdır. Ankara Garı Cumhuriyeti’n mekana yansıtılması açısından ilk yapılan yapılardan birisidir. TCDD Müzesi ve Ankara Garı Ankara’nın Cumhuriyet’e açılan kapısı işgal altından kurtarılarak yeni bir döneme açılan simgesi olarak tanımlanıyor. Cumhuriyet meydanıyla Ulus’a kadar uzanan ve Cumhuriyetin bütün temsil yapılarının arka arkaya dizilen sürecin mekânsal koordinasyonudur. Dolayısıyla yerleşkenin parçalanarak Ankara Garı’nın bir bölümünün devrediliyor olması yaşamımıza giren müzelerin kapatılıyor olmasını siyasal İslam’ın ideolojik bakış açısının mekâna yansıması olarak görüyoruz” diye konuştu.

DEMİRYOLUNUN GELECEĞİNE DARBE
İMO Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş ve BTS Ankara Şube Başkanı İsmail Özdemir de tepkilerini dile getirerek, bu mekanın devrinin, demiryolunun geleceğine vurulmuş bir darbe olduğunu belirterek, “Cumhuriyetle hesaplaşma içinde olanlar gelecek kuşağı izole ederek kendilerine rant alanları yaratmak istiyor” dediler