24 Haziran seçimlerine 26 gün kaldı. Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri birlikte yapılacak. Bu seçimlerde birbirinden renkli simalar, birbirinden iddialı vaatlerle seçmenin karşısına çıkıyor.

OHAL koşullarında yürütülen seçim kampanyaları medyada eşit oranda yansıtılamıyor. Bu yazımızda Cumhurbaşkanlığı yarışında öne çıkan partilere ve vaatlerine bakacağız…

Hilal Köylü

Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin birlikte yapılacağı 24 Haziran’a sayılı günler var artık. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karşısındaki her adayın bu seçimde nasıl bir başarı yakalayacağı, Türkiye’de siyasetin geleceğine dair ciddi ipuçları verecek. Bu yüzden her aday bu kez Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı klasik göstergelerle eleştirmekle yetinmiyor. Hepsi birbirinden iddialı mesajlar ve vaatlerle seçmen karşısına çıkıyor, hepsinin medyada yer bulma konusunda eşit şansı olmasa da… Gelin şimdi, Erdoğan’ın rakiplerine ve onların topluma vaatlerine bir göz atalım, elbette ki Erdoğan’ı ve partisi AKP’yi de ekleyeceğiz bu göz atma sürecine.

İYİ PARTİ VE MERAL AKŞENER

Erdoğan’ın karşısına ilk o çıktı: Meral Akşener

İyi Parti’nin cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, 24 Haziran’da Erdoğan’a rakip olacağını ilk açıklayan isim oldu. Seçimlerde eşit koşullarda rekabet olmadığını söyleyen Akşener, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden seçim kampanyası yürütmesini “Türkiye çelişkisi” olarak değerlendiriyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalacağını düşünen Akşener öyle iddialı ki “İkinci turda Erdoğan’ı evine göndereceğiz” diyor meydanlarda. Kendisini “Son 24 yıldır aktif politikada sağ kalan tek kadın” olarak tanımlayan Akşener, sandık güvenliği konusunda çok hassas. Bu konuda özel olarak çalışan ve adını en çok 2015 referandumunda duyuran “Oy ve Ötesi” ile yakın işbirliği içinde Meral Akşener. Diğer partilerle de yoğun iletişim içinde. Akşener, “Nerelerle hile olabileceğini nerelere müdahale edileceğini çok iyi biliyoruz. Bu yüzden, oy vermek ve saymakla ilgili sandık güvenliğini garanti ediyoruz” diye sesleniyor seçmenine.

Kürt seçmenden oy alıp almayacağına ilişkin tartışmaları geride bıraktı Akşener. “Kürtler cumhurbaşkanlığı seçiminde bana ikinci turda oy vermez iddiası tamamen şehir efsanesi” diyen Akşener, gittiği Güneydoğu illerinde elinin havada kalmadığına dikkat çekiyor. Ancak Akşener, Selahattin Demirtaş’ın hüküm giymediğine, sanık olduğuna bu yüzden de serbest kampanya yapması gerektiğine olan açıklamalarıyla seçmenin gönlünü kazanmış olsa da, Kürtçe eğitim konusunda net mesajlar veremiyor. Akşener, “İnsanlar ana dilini öğrenmeli ama devletin aynı anda iki, üç dili olmasını doğru bulmuyorum” diyor ama Kürtçe eğitimin meşru bir hak olup olmadığı konusunda açık konuşamıyor.

Cumhurbaşkanı olduğunda Türkiye’nin ABD, Rusya, AB ve Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya ile açık ilişkiler kurması için çalışacağını anlatan Akşener, Türkiye’de yaşayan 4 milyon Suriyeli konusunda da AKP hükümetini sert eleştiriyor. Akşener, “Suriye’yi savaş koşullarına sürükleyenler, durumu gözden geçirmelidir” sözleriyle tüm dünyaya mesaj veriyor ve “Atalım, gitsin yaklaşımımız yok. Mülteci düşmanı değiliz. Dış politikada açıklık, şeffaflık ve dürüstlük üzerine kurulu ilkeler bütünü istiyoruz” diyor. Akşener’in en büyük hedefi Türkiye’deki kutuplaşmaya son vermek. Ona göre Türkiye ‘modern-gelenekçi’ ya da ‘laik-dindar’ diye yapay bir kutuplaşma içine sokulmuş durumda. Akşener, “Türkiye asıl yandaş diye kayırılanlarla, emeğiyle geçim sağlamaya çalışanlar olarak kutuplaşmış durumda” diyor ve AKP hükümetinin ekonomiyi ağır vergi yüküyle, yolsuzlukla ve rüşvet iddialarıyla gerilettiğini öne sürüyor. Akşener, kadın ve gençlerdeki girişimcilik ruhunu harekete geçirecek projeleri hayata geçirme sözü veriyor.

SP VE TEMEL KARAMOLLAOĞLU

Saadet’in Türkiye Vizyonu: Herkes kucaklaşsın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP’nin ittifak tekliflerini elinin tersiyle itti ve “Yalancılarla işbirliği yapmayacağım” diyerek cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı. Karamollaoğlu’na göre o günden bugüne devlet televizyonu TRT, devlet ajansı Anadolu Ajansı Saadet Partisi’ne büyük ambargo uyguluyor. Bu yüzden Karamollaoğlu sosyal medyaya yüklendi, dijital miting uygulaması başlattı. Karamollaoğlu, seçmenlerle buluşmaya öyle kararlı ki, “Türkiye Vizyonu” adını verdiği seçim beyannamesini açıklarken “Bütün ülkeyi dolaşacağız, Twitter’dan Youtube’a kadar her yerde olacağız” mesajı verdi. Saadet Partisi ‘Değiştir’ etiketiyle sosyal medyanın tüm mecralarında yoğun bir şekilde takip edilmeye başlandı.

Kürtçe eğitimin meşru bir hak olduğunu söyleyerek büyük sempati kazanan Temel Karamollaoğlu, Kürt sorununu ‘topyekün reform’ anlayışıyla çözeceğini açıkladı. Türklerin ve Kürtlerin eşit, aynı topraklarda birlikte yaşayan renkler olduğunu düşünen Karamollaoğlu, “Bütün insanlar hak ve haysiyet açısından eşit doğarlar” sözleriyle ‘eşit yurttaşlık’ kavramına gönderme yapıyor ve Kürt sorununun çözümü için bu doğrultuda çalışacaklarını söylüyor. Türkiye’nin 16 yıllık AKP iktidarında kutuplaştırıldığını, muhalif seslerin susturulduğunu, adaletin iflas ettiğini, eğitimin yap-boz tahtasına dönüştüğünü öne süren Karamollaoğlu seçmene “OHAL’i kaldıracağız” sözü veriyor. Karamollaoğlu, Türkiye’ye barış getirme kararlılığını da “Kucaklaşmayacağımız kimse kalmayacak. Kuvvetler ayrılığından yanayız, parlamenter sistemin savunucusuyuz” sözleriyle dile getiriyor. YÖK’ü kaldıracaklarını, asgari ücretliden vergi almayacaklarını, kadınlara 2-3 yıl arasında doğum izni öngördüklerini, emeklilik için kadınların 25 yıl, erkeklerin de 35 yıl hizmetinin yeterli olacağını vaat eden Karamollaoğlu, AB ile ‘ayrıcalıklı ortaklık’ öneriyor. Yani, AB ile ticarete, yatırıma yeşil ışık yakıyor ama ille de bir birliktelik olması gerektiğini savunmuyor. Karamollaoğlu, Müslüman ülkelerin birlikteliğine işaret eden D-8’in Türkiye için daha faydalı olacağını savunuyor.

HDP VE SELAHATTİN DEMİRTAŞ

HDP: Farklılıklar zenginliğimiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında cezaevinden kampanya yürüten bir aday var: HDP’nin bir buçuk yıldır tutuklu eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş. Demirtaş, cezaevinden yazdığı Twitter mesajlarıyla kamuoyundan büyük ilgi görüyor. Demirtaş, partisinin seçim bildirgesinin açıklandığı gün cezaevinden gönderdiği mesajında “Bir cumhurbaşkanı adayı olarak tek adamlığa son vermeye geliyorum. Bu makama bir çuval yetki ile geleceğim, bir ceketle gideceğim” dedi. Toplumsal kutuplaşmanın sona erdiği bir ülke sözü veren Demirtaş, seçildiğinde ilk olarak kendisini yetkisizleştireceğini duyurdu. OHAL’i kaldırmak Demirtaş’ın da hedefi. Parlamenter sistem arzusu Saadet ve İyi Parti gibi HDP’nin de arzusu. Demokratik bir anayasayı iki yıl içinde hazır edeceklerini belirten Demirtaş, “Anayasa merkeziyetçiliği değil yerel demokrasi ve yerinden yönetimi temel alacak. Şiddet ve çatışmayı onurlu bir barışla sonlandıracağız” diyor.

HDP’nin seçim vaatleri arasında yoksullara su, elektrik ve doğalgazın ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz hale getirilmesi, asgari ücretin 3 bin lira olması, tüm işsizlere en az bin lira maaş bağlanması, 50 bin liraya kadar banka borçlarının faizlerinin silinerek yeniden yapılandırılması, tarım ve hayvancılıkta desteklerin iki katına çıkarılması, yolların ve köprülerin ücretsiz hale getirilmesi de var. HDP “Kendini dışlanmış, yalnız, baskı altında hissedenlere” kendini adres gösteriyor ve “Farklılıklar zenginliğimiz olacak” mesajıyla dikkat çekiyor.

CHP VE MUHARREM İNCE

CUMHURIYET HALK PARTISI CUMHURBASKANI ADAYI MUHARREM İNCE  FOTOGRAF: ZIYA KOSEOGLU/CHP GENEL MERKEZI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karşısında ana muhalefet partisi CHP’nin de güçlü bir adayı var: Muharrem İnce. Ekonomideki kötü gidişatı düzeltirken önceliği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yaptırdığı saraya vereceğini ve sarayı bir bilim yuvası haline getireceğini söyleyen İnce, yolsuzluk ve rüşvetle savaşacağını, Türkiye’de adalet sistemini güçlendireceğini söylüyor. İnce’nin televizyon ekranlarında tartışmak için Erdoğan’a yaptığı çağrıya olumlu yanıt gelmedi ancak İnce tartışma ortamını zengin tutmak için tüm medya organlarıyla yoğun bir mesai harcıyor. “Ben sıradan bir cumhurbaşkanı olacağım. Ben de yargılanabilirim. Herkesin cumhurbaşkanı olacağım” diyen Muharrem İnce, HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’ı da cezaevinde ziyaret ederek rakiplerine fark atmış durumda.

CHP: KÜRT SORUNUNU 4 YILDA ÇÖZECEĞİZ

CHP’nin seçim bildirgesini de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı. İlk olarak ‘ekonomi’ vaatlerini sıralayan Kılıçdaroğlu “KOBİ’lere ödediği vergi ve sigorta primi kadar bir yıl süreyle sıfır faizli kredi vereceğiz. Çiftçilere sıfır faizli kredi vereceğiz, borçlarını sileceğiz. Esnafın sorunları için Esnaf Bakanlığı kuracağız. Fındık fiyatlarını belirleyen biz olacağız” dedi. Kılıçdaroğlu ‘eğitim’ başlığında “180 bin öğretmeni atayacağız. Öğretmenler gününde bir maaş ikramiye vereceğiz. Kadrolu-sözleşmeli öğretmen ayrımını kaldıracağız, birleştirilmiş sınıf uygulamasına son vereceğiz” sözleri verdi. Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözüm yerinin meclis olduğunu ve bu sorunu 4 yılda çözeceklerini duyururken, Nevruz Bayramını resmi tatil yapacaklarını ilan etti. “Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracağız. İran, Türkiye, Irak ve Suriye biraraya gelecek. Tüm komşularımızla barışacağız. Filistinlilere vize kalkacak” diyen Kılıçdaroğlu, OHAL’i ve YÖK’ü de kaldıracakları mesajı verdi. Kadın-erkek eşitliği için Kadın Bakanlığı kuracaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, en düşük emekli maaşının bin 500 lira olacağını vaat etti ve “Asgari ücreti net iki bin 200 lira yapacağız ve vergi almayacağız” sözü de verdi.

AK PARTİ VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da AKP’nin 360 sayfalık seçim beyannamesini açıkladığında “16 yıldır iktidardaydınız neden yapmadınız” eleştirilerinin hedefi oldu. Adeta muhalefet partisi başkanı gibi vaatlerde bulunan Erdoğan, “Güçlü demokrasi, güçlü ekonomi” vurgusu yaptığı beyannamesinde, yasaklarla ve yasakçı zihniyetle mücadele edileceği sözü verdi. OHAL’i darbe ve terörle mücadele kapsamında yürürlüğe soktuklarını ileri süren ancak ne zaman kaldıracağına dair hiç renk vermeyen Erdoğan, Alevi örgütlerinin yıllardır taleplerini gözardı etmemişler gibi “cemevlerine hukuki statü tanıyacağını” duyurdu. Mahalle ve semt bekçilerini yaygınlaştırarak tüm sokaklara huzur getireceğini, eğitimde kalite seferberliği başlatacağını, nüfusu 5 binin üzerindeki her yerde kütüphane açacaklarını, aile hekimliğini yaygınlaştıracaklarını, genç kuşaklara daha çok yatırım yapacaklarını anlatan Erdoğan, kadınların iş gücüne katılım oranını da yüzde 40’ın üzerine çıkarma sözü verdi.

Türkiye’nin içine girdiği ekonomik dar boğazın geçici olduğunu ve enflasyonun düşeceğini iddia eden Erdoğan’ın ekonomiyi düzlüğe çıkarıp çıkaramayacağına ilişkin tartışmalar her geçen gün artıyor. Erdoğan’ın uzay ve bilim alanındaki vaatleri de kamuoyunun gündeminde. Yerli otomobil, uzay üssü, dijitalleşme konusunda Türkiye’nin açılıma gideceğini savunan Erdoğan’ın ‘gerçek gündemin üstünü kapattığına’ ilişkin mesajlar yaygınlaşıyor. AB’ye katılımı ‘stratejik hedef’ olarak gösteren, ABD’yle yaşanan sorunları aşmaktan sözeden Erdoğan, Suriye ile komşuluk ilişkilerini yeniden kuracaklarını da duyurdu.

Ve seçime 26 gün kaldı…

HALAGAZETECİYİZ.net