‘Eninde Sonunda Acı Reçete Gelecek’

Ekonomiyi kurallarına göre oynanan bir oyuna benzeten Prof. Dr. Aziz Konukman, Türkiye’nin oyunu kuralına göre oynamak istemediğini ve bu nedenle de sıkıntı yaşandığını söyledi. Konukman, bu sürecin sonunda mutlaka bir acı reçete geleceğini bunun IMF’li mi IMF’siz mi olacağını ise zamanın göstereceğini kaydetti.

Hüseyin Özay

24 Haziran seçimlerine kısa bir süre kala döviz piyasalarında yaşanan dalgalanma siyasetin de önüne geçti. Yükselen döviz kurları ülkenin adeta bir numaralı da gündemi oldu. Sokakta, medyada ve siyaset meydanında herkes aynı şeyi soruyor: TL neden değer kaybediyor? Veya dolar neden yükseliyor.

Bazı uzmanlar döviz kurlarında yaşanan dalgalanmanın,  ‘dış müdahaleden’, bazıları  ‘yanlış politikalardan’ bazıları da ‘ekonomi yönetiminin hızlı hareket etmemesinden’ kaynaklandığını öne sürüyor.

Döviz piyasalarında yaşanan dalgalanmayı İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman ile konuştuk. Konukman, döviz kurlarındaki yükselişin yabancı sermayenin Türkiye’yi terketmesi nedeniyle yaşandığını söyledi. Konukman, ekonomiyi kurallarına göre oynanan bir oyuna benzeterek, Türkiye’nin oyunu kuralına göre oynamak istemediğini ve bu nedenle de sıkıntı yaşandığını söyledi. Konukman, bu sürecin sonunda mutlaka bir acı reçete geleceğini,  bunun IMF’li mi IMF’siz mi olacağını ise zamanın göstereceğini kaydetti.

Prof Dr. Aziz Konukman’ın, ‘halagazeteciyiz.net’e yaptığı değerlendirmeler şöyle:

Son günlerde döviz piyasalarında yaşanan dalgalanmanın sebebi nedir?

Şöyle söyleyeyim. Türkiye uzun zamandır dalgalı kur modelini uyguluyor.  Bizim model, döviz kurunun dalgalı, sermaye hareketinin serbest olduğu bir sistem. Küreselleşmede daha çok bu tercih ediliyor. Genelde de sağlıklı bir modeldir. Ancak bu sistemde kritik bir nokta vardır. Bu da paranın geri dönüşleri halinde kurun ateşlenmesidir. Dalgalı kur sisteminde sermaye çıkışlara başlarsa kur ateşlenir ve yükselir. Vücut ısınır ve kontrol edilemez hale gelir.  Bugün Türk sermaye piyasalarında yaşanan da budur. Yurt içi ve yurt dışı kaynaklı sermaye çıkışları başladı ve kur da da yukarı yönlü hareketlenme başladı.

Peki döviz  piyasalarındaki ateşi söndürmenin formülü nedir?

Bunun tek bir silahı vardır. Faiz… Bunun silahı Merkez Bankası’nın politika faizlerini yükseltmesidir. Sıcak para çıkışı başladıysa faizleri arttırmanız lazım. Ancak burada Merkez Bankası geç kaldı. Bu da hükümetin baskısından kaynaklandı. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faizlerin düşmesi gerektiğine yönelik baskıları politika faizlerin yükseltilmesi konusunda bir karar alınmasının önüne geçti.

Prof. Dr. Aziz Konukman

Geçmişte hükümet bu silahı kullanıyordu. Özellikle bundan önceki başkan Erdem Başçı döneminde bu yönde bazı adımlar atıldı. Ancak hükümetten, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bu silahın kullanılmasına büyük tepki geldi. Erdem Başçı bir defasında faizlerin yükseltilmesi gerektiğini söylemişti ‘vatana ihanet’ ile suçlandı. Dolaysıyla yeni Merkez Bankası’nın bu konuda bir karar alması çok zor.

SERMAYE  KIRMIZI  KART GÖSTERDİ

Sermayenin yurt dışına çıkmasını ne tetikledi? Çıkış kararı alınmasının nedenleri nelerdir?

Sermaye ürktü. Tüm dünyada ekonominin belirli kuralları vardır. Ve bu kurallara göre oynamanız gerekiyor. Siz ne yaptınız oyunu kuralına göre oynamadınız. Sermaye çevreleri de size kırmızı kart gösterdi. Sermayeye, ‘Eyt..’ çekemezsiniz. Cumhurbaşkanı’nın Londra’da son yaptığı konuşmayı hatırlayalım. ‘Ben seçilirsem bağımsız Merkez Bankası olsa dahi bazı politika araçlarını ben önereceğim’ diyor. Ve ‘Merkez Bankası da buna kayıtsız kalmayacak’ diyor. Yani ‘Türkiye’nin bugüne kadar uyguladığı para politikası aynen devam edecek’ diyor.

HUKUKİ GÜVENLİK SAĞLAMADAN KİMSE GELMEZ

OHAL’in döviz kurlarında yaşanan dalgalanmada payı var mı?

Uluslararası sermaye için hukuk güvenliği çok önemlidir. Bunu sıcak para için söylemiyorum. Sıcak para hukuku çok aramaz, onlar daha çok kâra bakar. Ancak doğrudan yatırım için hukuk güvenliği çok önemlidir. OHAL şartlarında da hukuk güvenliği ne yazık ki sağlanmıyor. Kusura bakmayın OHAL şartlarında da kimse gelip buraya yatırım yapmaz. Uluslar arası sermaye güvence istiyor. Kârını kolayca yurt dışına transfer etmek istiyor. Cumhurbaşkanı ne diyor, ‘bazılarının döviz çıkarttığını görüyorum’ diyor. Bu ne demektir? Gerekirse kambiyo rejimini değiştireceğim demektir. Uluslar arası yatırımcı da tüm bu açıklamalar nedeniyle Türkiye’ye gelmek istemiyor.

Merkez Bankası faiz arttırım kararı aldı. Ancak bu karar döviz kurlarının düşmesinde çok büyük etki sağlamadı. Bunun nedeni nedir?

Merkez Bankası burada örtülü faiz arttırımı uyguladı. Politik faizi arttırmadı. MB’nın aldığı 300 baz puan arttırma kararı bankaların fonlamasını etkiliyor. Sistemi etkilemiyor.  Bu çelişki tavırlara uluslararası sermaye inanmaz.

Dövizdeki dalgalanmanın ardında üst akılın olduğuna ilişkin iddialar  var? Siz bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Oyunun kuralına  göre oynamazsanız, ülkeni de harap ederler. Buna üst akıl bilmem ne akıl demeyeceksin. Sen kendi aklına bakacaksın. Bu oyunun kuralları, penaltı ve faulleri kabul edeceksin. Bunun dışında bir programın var mı? Yok, o zaman, oyunun kurallarını göre oynayacaksın.  Korkut Boratav Hoca 2002-2007 yıllarına ‘lale devri’ diyordu. 2002-2007 dönemi sıcak para bol bol geliyordu. Üzümü ye bağını sorma dönemiydi. Kimse faiz lobisi demiyordu. Para gidince faiz lobi oluyor.

Kurda yaşanan artışın reel sektöre etkisi nedir?

Türkiye’nin 453.2 milyar dolar dış borcu var. Bunun yüzde 70’i özel sektörün. Kamunun payı çok düştü. Kamu payı önemli değil. Özel sektörün borcu önemlidir. Her kur artışı borç yükünü arttırıyor. Yüzde 10’luk artış, enflasyonu 1.5 arttırıyor. Kur artışı şirketlerin bilançosunu da bozuyor. Bu durum beraberinde iflasları ve işçi çıkarmaları getirir.

BÜYÜK BİR ACI REÇETE GELECEK

24 Haziran sonrasında bizi nasıl bir ekonomi bekliyor?

Siyasi iktidarı değiştirin. Sandığa gidip sahip çıkın. Düzen içinde arayışları da görmemiz lazım. Bu politika kemer sıkmayı beraberinde getirecek. IMF’li olur IMF’siz olur. Bir düzenleme sürecinin geçilmesi gerekiyor. Bir acı reçete var. Bu, içilecek. Eninde sonunda gündeme gelecek. CHP gelirse belki yükün bir kısmını sermayeye yükleyebilir. Ancak ekonomide yaşanan sıkıntıları çözmek için artık iktisat politikası dışında siyasi çözümlere eğilmek lazım. Siyasi çözüme kilitlemek lazım.