‘Kadınlar OHAL’den Korkmuyor’

Baskın erken seçimde, örgütlenme çalışmalarını tamamlayamadıkları için seçimlere giremeyen Kadın Partisi Başkanı Fatma Benal Yazgan, kadın kotası konusunda HDP hariç seçime katılan partileri  “ikiyüzlülükle” suçladı. OHAL koşullarında seçime girilmesini eleştiren ama “kadınların da OHAL’den korkmadıklarını” belirten Yazgan Halagazeteciyiz.net’e konuştu:

Cengiz Aldemir

24 Haziran seçimlerine sayılı günler kaldı. Cumhurbaşkanı adayları ve partiler mitinglerle, açıklama ve toplantılarla seçmeni etkilemeye çalışırken; Türkiye’deki 86 siyasi partiden ancak 10’u seçimlere katılabiliyor. Seçimlere katılamayan 76 partiden biri de Kadın Partisi. Kadın Partisi Başkanı Fatma Benal Yazgan, “İktidarın baskın erken seçim kararı nedeni ile seçime girme şartlarını kısa sürede tamamlayamadıklarını” söyledi.

Gençler ve kadınlar konusunda HDP hariç, tüm partileri “iki yüzlü” davranmakla suçlayan Kadın Partisi Genel Başkanı Fatma Benal Yazgan sorularımızı yanıtladı:

Seçimlere 10 parti katılıyor. Bu liste içinde siz neden yoksunuz?

Ülke genelinde örgütlenmemizi tamamlayamadığımız için seçimlere giremedik. Bir de seçimlerin bu kadar erkene alınması bizim gibi partileri zor duruma soktu. 81 ilde örgütlenmemizi henüz tamamlayamadık. Toplumun bütün kesimleri ne yazık ki bugün TBMM’de temsil edilmiyor. CHP’nin sıfır baraj konusundaki düşüncesini de destekliyoruz.

Seçime giren partilerin kadın kotalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadınların işsizlik, yoksulluk ve dışlanmışlıklarının neredeyse normal kabul edilir hale geldiği bu günlerde, kadın kotası konusunda tüm partiler iki yüzlü davranmakta, ‘bu ülke kadın ve gençlerle ilerleyecek’ söylemleriyle kadınları kandırdıklarını zannetmektedirler. Kadın kotası hiç bir zaman tam uygulanmadı. Ülkenin yüzde ellisini oluşturan kadınlarla ilgili daha hiç bir adayın şu ana kadar tek bir önerisi, vaadi ve söylemi olmadı. Bu da ülkemizdeki siyasetin nasıl eril bir zihniyetle yapıldığının bir göstergesidir.  İktidarları kadınlar belirliyor. Partiler için çalışıyor, oy kullanıyorlar. Ama hâlâ siyasiler onları görmezden geliyorsa, 21.yüzyılda ülkemi idare edecek kafa yapılarını varın siz tahmin edin.

‘KADIN KOTASINDA ÖRNEK PARTİ HDP’

Kadın kotasında bütün partiler ikiyüzlü” diyorsunuz. Ama HDP’nin Eş Genel Başkanlarından birisi kadın. ‘eşit temsili’ savunuyor. Bu sözünüz HDP’yi de kapsıyor mu ?

Bu konuda bir tek HDP’yi ayrı tutuyoruz. HDP’yi mesleki anlamda uzman kadınları değerlendiren bir parti ve temsil edilen kadın sayısı bakımından örnek bir parti olarak gösteriyoruz. Bu partide yer alan kadınlar özgür ve kararlı kadınlar. Kadın kotasını en doğru uygulayan parti elbette Halkların Demokratik Partisi’dir. Başarılar diliyorum HDP’ye.

16 yıllık AK Parti iktidarının icraatları ve kadına bakışını ana başlıklarla nasıl özetlersiniz?

AK Parti Cumhuriyet değerlerine, demokrasiye, insan haklarına inanılmaz zararlar verdi. Kendi ideolojisi doğrultusunda başta eğitim ve yargı bağımsızlığı olmak üzere neredeyse tüm kurumları adeta tarumar etti. 16 yılda fakir daha fakir oldu, İşsizlere iş yaratmak yerine, onları sosyal yardımlara alıştırdı, devletin bakımına muhtaç hale getirdi. Bu dönemde AK Parti’den yardım alan evlerdeki bir çok erkek adeta çalışmayı unuttu, bu yardımlara güvenerek kahvelerden çıkmadı. Kadınlar ise  ev işlerine giderek  ailelerini geçindirmeye, çocuklarını okutmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanının 7/24 TV’lerde kendisi gibi düşünmeyen halkı, ayrımcı bir dille hatta zaman zaman nefret dolu söylemlerle aşağıladı. Halkı birbirine hasım hale getirip, Türklerin en büyük özelliklerinden olan hoşgörüyü yok etti. Bu ve buna benzer bir çok konuda ülkeye zarar verdi.

‘EŞİTLİK FITRATA AYKIRIYMIŞ’

Son yıllardaki kadın ölümlerindeki artışları neye bağlıyorsunuz?

16 yıllık iktidarı boyunca, kendi ideolojileri doğrultusunda olan kişileri büroksiye doldurarak devlet kurumlarının yapılarını bozdular ve bu durum da en çok kadınları etkiledi. Kadın erkek eşitliğinin ‘fıtrata aykırı’ olduğunu söylerek, daha en baştan kadını ikincil, hatta görünmez kılmanın öznesini oluşturmaya çalıştılar. ‘İleri demokrasi’den bahsedenler ‘Kadının insan Haklarını’ çiğnemeye devam ettiler. Kadınlara karşı her türlü şiddet, cinsel taciz ve onur kırıcı davranışları besleyen toplumsal zihniyetin  kalıcılaşması için adeta gayret sarfettiler. Öyle ki; hakları için pankart açan iki kadının; polisin güç kullanarak polis arabasına alınmasında halkın, polisi alkışlaması, geldiğimiz noktada toplumun kadına bakış açısını gösteren çok anlamlı bir örnek olmuştur. Bunu öncelikle bu partiye oy veren analar, kadınlar ve o analardan doğan erkekler iyi düşünmeli diyorum.

Evli çiftlere Eroğan’ın, “en az 3 çocuk yapın” sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İktidar, yarım gün gibi, esnek çalışma gibi gerçek hayatta asla kabul görmeyen vaatlerle kadınları çok çocuk yapmaya teşvik ederek, onları ekonomik hayattan uzaklaştırmayı ve onu bir çocuk yapma makinasına dönüştüren toplumsal yapıyı egemen hale getirmeyi amaçlıyor. Ortadoğu’da Arap ülkelerinde yaşanan çağdışı bir kadın anlayışını bizim ülkemize dayatmayı amaçlıyorlar. Tabii ki kaç çocuk yapacaklarına çiftler kendileri karar verirler, vermelidirler.

Türkiye, seçimlere OHAL uygulamaları ile gidiyor. OHAL konusunda ne düşünüyorsunuz? Parti olarak sizler de sandıklarda olacak mısınız?

Kadınlar OHAL’den korkmuyor. Haklarımız için sokağa çıkmaktan çekinmiyoruz. Yani  meydanlarda haykırdığımız gibi“Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.. Bu nedenle inanıyoruz ki bu seçime kadınlar damgasını vuracak. Ve kaybettiği haklarını birer birer geri alacak. İşte bu yüzden 24 Haziran’da sandıklarda olacağız. Parlamenter Sisteme geri dönülmesinin önünü açacak olan en büyük gücün kadınlar olduğunu biliyoruz. Kadınlar, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkesini yaşama geçirecek, ülkeyi demokrasiye taşıyacak bir sonucun çıkması için oylarını kullanacaklar.

‘KADINIZ EMEĞİNİN YOK SAYILMASINA İTİRAZ EDİYORUZ’

Türkiye’de kadınların ve partinizin talepleri kısaca özetler misiniz?

Ailesini, mesleğini, eğitimini bırakıp bin bir güçlükle göç etmeyi başaran, gelir gelmez kimliklerine el koyulan, çalışma saatleri tüm günü bulan, tehdit edilip her türlü muameleyi sineye çekmeleri beklenen göçmen kadınlar da var ülkemizde… Ama kısaca şu başlıkları paylaşmak istiyorum:

Eşit işe eşit ücret istiyoruz; evlerimize hapsolmak istemiyoruz; şiddete, tacize karşı çıkıyoruz; tüm kadınların çalışabilmesi için her işyerine kreş istiyoruz; doğum izni ve emzirme izninin uzatılmasını istiyoruz;  emeğimizin yok sayılmasına itiraz ediyoruz; kimsenin kölesi olmak istemiyoruz; bütün bu taleplerimiz için bu yozlaşmış sömürü düzenine karşı, kadınların yaşamın her alanına eşit olarak katıldığı bir ülke için, erkek işçi kardeşlerimizle birlikte eşit haklarla mücadele vermek istiyoruz.