Seçime giren partilerin basın ve ifade özgürlüğü vaatleri: Muhalefetten Vaat, İktidardan Savunma

0
260

24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerinde yarışa giren partiler seçim bildirgelerini açıkladı. Muhalefet partilerinin bildirgelerinde basın ve ifade özgürlüğüne dair pek çok vaat yer alırken, iktidar partisi, “basın özgürlüğünü genişlettiklerini” savundu.

Çınar Livane Özer

Türkiye’de yüzün üzerinde basın mensubu tutuklu. Duruşma salonlarını, yazdıkları haberler, yaptıkları programlar nedeniyle yargılanan gazeteciler dolduruyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) 2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi raporuna göre, Türkiye 180 ülke arasında 157’nci sırada. Peki, Türkiye’deki bu kara tabloya karşı partiler, basın ve ifade özgürlüğü konusunda seçim bildirgelerinde hangi vaatlerde bulundu?

ORTAK VAATLER

Millet İttifakı’nda yer alan CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi ile HDP’nin beyannamelerinde, “basın üzerindeki sansürün kaldırılması, çok sesli bir medya ortamı sağlanması, kamu ilanları gibi gelir kaynaklarının eşit dağıtılması, basındaki tekelleşmenin önüne geçilmesi, RTÜK’ün baskı aracı olmaktan çıkartılması” ortak vaatler oldu. Tutuklu gazeteciler ise sadece CHP ve HDP’nin beyannamesinde yer aldı. İki parti de cezaevinde tutuklu gazeteci kalmayacağı vaadinde bulunurken, Saadet Partisi, “fiili olarak suça karışmamış” şerhini koydu.

İktidar partisi AK Parti ve onunla ittifak yapan MHP’nin ise beyannamelerinde basın ve ifade özgürlüğüne dair herhangi bir vaat yer almadı. AK Parti, “İfade özgürlüğü önündeki engelleri kaldırdık ve basın özgürlüğünü genişlettik” derken, MHP, “inancını” yazdı.

İşte partilerin basın ve ifade özgürlüğü hakkındaki vaatleri…

‘TUTUKLU GAZETECİ AYIBINA SON VERECEĞİZ’

CUMHURIYET HALK PARTISI GENEL BASKANI KEMAL KILICDAROGLU  FOTOGRAF: ZIYA KOSEOGLU/CHP GENEL MERKEZI

CHP’nin, “Özgür medya, özgür internet, medyada vesayete ve haksız rekabete son” başlığı altında sıraladığı vaatlerinin başında basının yeniden dördüncü güç haline getirileceği, yurttaşların gerçeğe ulaşma hakkının önündeki engellerin ve internet ve sosyal medya yasaklarının kaldırılacağı yer aldı. Bildirgede, tutuklu gazeteciler için ise şunlar sıralandı:

  • Tutuklu gazeteci ayıbına son vereceğiz.
  • Yazar, gazeteci ve medya çalışanlarının maruz bırakıldığı işten attırma, ambargo, polis baskısı, hukuksuz yargılama, sansür ve hakaret davaları gibi uygulamaların önüne geçeceğiz.
  • Basın mensuplarına karşı işlenen suçları kamu görevlilerine karşı işlenen suçlarda olduğu gibi ağır biçimde cezalandıracağız.
  • Siyasetçilere ve gazetecilere karşı keyfi bir biçimde uygulanan devlet sırrı kavramının kapsamını daraltacağız. Hiçbir suçun devlet sırrı adı altında kamuoyundan saklanmasına izin vermeyeceğiz.
  • İhbar kültürünü ve gözetim toplumunu besleyen sosyal medya izlemelerine ve fişlemelerine son vereceğiz

‘TRT SATILACAK’

İYİ Parti’nin bildirgesinde ise daha somut vaatler yer aldı. Bunların en ilginci ise TRT’nin satılacağı oldu. Diğer muhalefet partileri “TRT’nin kamu yayıncılığını esas alan bir kuruma dönüştürüleceğini” belirtirken, İYİ Parti, “TRT islah edilebilir bir kurum olmaktan çıkmıştır. Toplumun ihtiyaçları dışında ve proje koşullarına duyarsız, kamu kaynaklarının ve milli gelirleri israf eden bir kuruma dönüştür. Her bir vatandaşımızın ve devletin sırtında büyük bir yük olan TRT’yi satacağız” dedi.

Bunun yanı sıra, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun’daki internet sitesi yasaklarına ve internet üzerinde siyasi iktidar güdümlü idari denetime ilişkin hükümleri kaldıracağı, Medya İletişim ve halkla İlişkiler Yasası hazırlanacağı vaadi de İYİ Parti’nin bildirgesinde yer aldı.

Wikipedia gibi kolektif içerik üretme mecralarına erişim kısıtlamasının önüne geçecekleri sözü de veren İYİ Parti, RTÜK’ün internet medyasını denetleme yetkisini kaldıracaklarını, basın özgürlüğünü AB kriterlerine uyumlu hale getireceklerini de vaatleri arasında sıraladı.

‘FİİLİ OLARAK SUÇA KARIŞMAMIŞ GAZETECİLER…’

Saadet Partisi henüz seçim bildirgesini açıklamadı. Ancak edinilen bilgiye göre Saadet Partisi’nin bildirgesinde medya çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirecek düzenlemelere yer verilecek.

“Fiili olarak hiçbir suça karışmamış tutuklu ve yargı baskısı altındaki gazetecilerin haklarını muhafaza edeceğiz” denilen bildirgede, “Bir fikir ya da düşüncenin ifade edilebilir olmasının ölçütü makul olması değil, hakaret ve şiddet içermemesidir. Bir iktidarın hoşuna gitmeyen düşüncelerin ifade edilmesini kısıtlama ve bu düşüncenin sahiplerini cezalandırma hakkı yoktur. Halkın haber alma hak ve özgürlüğünün garanti altına alınabilmesinin yanı sıra şeffaf ve hesap verebilen bir yönetimin olabilmesi için radyo, televizyon ve gazeteler başta olmak üzere medyanın objektif ve tarafsız olması, medya sahiplerinin de sadece medya ile ilgili alanlarda faaliyet göstermesini sağlayacağız” vaatleri sıralandı.

‘KHK İLE KAPATILAN KURUMLAR AÇILACAK”

Seçimlere tek başına giren HDP ise “Cezaevinde tek bir gazeteci tutuklu kalmayacak” dediği bildirgesinde, OHAL KHK’ları ile kapatılan tüm medya kurumlarının yeniden açılacağını, el konulan varlıklarının teslim edileceğini ve bununla birlikte basın özgürlüğünü engelleyen tüm yasaların kaldırılacağını sıraladı. Yazılı, görsel ve dijital medyanın tümünde mesleki, etik ve özgür habercilik ilkelerinin desteklenmesi için Basın Etik Yasası düzenlenmesi de HDP’nin vaatleri arasında. HDP’nin bildirgesinde, CHP ve İYİ Parti’den farklı olarak ise anadilde yayıncılığın da güvence altına alınması başlığı yer aldı. Medyadaki kışkırtıcı, hedef gösterici, cinsiyetçi, nefret dilinin önüne geçileceğini de programına koyan HDP, “Wikipedia, Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformlarına yönelik yasakları sonlandıracağız” dedi.

BİRİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİ?

AK Parti ise bildirgesinde iktidarları boyunca ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdıkları, basın özgürlüğünü genişlettiklerini iddia etti. Bildirgede şu cümlelere yer verdi:

“16 yıllık iktidarımız döneminde, mevzuatın önemli bir kısmını gözden geçirdik ve antidemokratik pek çok yasaklayıcı düzenlemeyi kaldırdık. Darbe dönemlerinde topluma dayatılan temel kanunları önemli ölçüde yeniledik. İfade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdık ve basın özgürlüğünü genişlettik. İfade hürriyetiyle ilgili suçların tamamına, “eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” kuralını koyduk ve eleştiri hürriyetini teminat altına aldık. Basımevi ve eklentileri ile basın araçlarının, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemeyeceği veya işletmeden alıkonulamayacağını anayasal kural haline getirdik. Geçmişte alınmış binlerce yayın yasaklama, toplama ve el koyma emirlerini kaldırdık. Yasaklanmış, toplanmış ve el konulmuş eserleri hürriyetine kavuşturduk.”

MHP’DE YİNE ‘BÖLÜNME’ FOBİSİ

İktidar ile “Cumhur İttifakı” adıyla seçimlere giren MHP ise sadece “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve kamu düzenine aykırı olmamak üzere basın, yayın ve diğer iletişim araçları üzerinde kısıtlama konulmaması, bunların sansür edilmemesi ve hür olması gerektiğine inanmaktayız” söylemini kullandı.