24 Haziran seçimlerine sayılı günler kalırken, olası sonuçlara ilişkin de arka arkaya anketler yayınlanıyor. Kimi anketler seçimlerin ilk turda biteceğini, kimileri ise Cumhurbaşkanlığı yarışının ikinci tura kalacağını öngörüyor. Peki bu anketler ne kadar güvenilir?

Çınar Livane Özer

Türkiye’de bitmeyen seçim dönemlerinin vazgeçilmezi anketler…  7 Haziran 2015 seçimlerinde anket şirketlerinin seçim sonuçlarına yakın tahminleri, anketlere güveni arttırdı. Ancak 5 ay sonra yapılan 1 Kasım seçimlerinde anketler seçim sonuçlarından çok farklı çıktı. Bu, her ne kadar anketlere olan güveni sarssa da, yaklaşan 24 Haziran seçimleri için yine gözler anketlerin ne dediğine bakıyor.

Bir yandan seçime giren partiler ve cumhurbaşkanı adayları, diğer yandan araştırma şirketleri sürekli anket yayınlıyor. Anketlerin sonuçları ise kimi zaman birbirlerinden çok farklı çıkıyor.

İKTİDARI KIZDIRMAMAK İÇİN…

Peki bu anketler ne kadar güvenilir? Partiler, kendi yaptırdıkları anketlerin güvenirliğini savunurken, bir kısım anket şirketinin iktidarı kızdırmamak adına doğru anketler açıklamadığı görüşündeler.

Onursal Adıgüzel

CHP’nin Hukuk Politikaları Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, Türkiye’de bazı araştırma şirketlerinin anketler  konusunda güvenirliğini kaybettiğini söylüyor. Adıgüzel bunu, şirketlerin özgür çalışma alanlarının olmamasına ve en önemlisi OHAL’e bağlıyor.  Adıgüzel, “Önceden 40 kişiye sorarlardı 28’i anket yapmayı kabul ederdi. Şimdi 120 kişiye soruyorlar ancak 18’i cevap vermeyi kabul ediyor. Seçmenler anket yapmaktan, bilgi vermekten kaçıyor” diyor. Türkiye’de adil seçim ortamı da olmadığını belirten Adıgüzel, anket firmalarının yöneticileri kızdırmadan ve bilimsel temele dayanmadan anketler ürettiği görüşünde.

‘PARTİ ANKETLERİ GÜVENİLİR DEĞİL’

Yurdusev Özsekmenler

HDP’de anketler ve strateji üzerine çalışan Genel Başkan Yardımcısı Yurdusev Özsökmenler de çeşitli partilere, kurumlara yapılan anketlerin güvenilir olmadığını söylüyor.  Özsökmenler, “Bir siyasi parti için anket yapıp o siyasi partinin oranını düşük gösterirseniz sizinle bir daha çalışmaz korkusu olur” diyor. Bunların da yönlendirilmiş anketlere yol açtığını belirten Özsökmenler, doğru örneklem seçmenin de zor olduğunu ifade ediyor: “Çünkü insanlar çeşitli nedenlerle cevap vermiyor. Yoğun bir korku, kutuplaşma, baskı havasında insanların düşüncelerini açıklamamaları için çok neden var. AKP’li seçmen de, HDP’li seçmen de korkuyor.”

Doç. Dr. Emre Erdoğan ise anketlere güvenmeden önce 3 temel soru sorulması gerektiğini belirtiyor.

ANKETİN FİNANSMANI KİM?

Erdoğan, piyasadaki anketlerin bu soruya yanıt vermediğini belirtiyor: “Anket maliyetli bir iştir. Bu bilgiye siz ulaşıyorsanız, birisi sizin o veriye ulaşmanız için para ödüyor demektir. O zaman, kim bu hayırsever kişi ya da kuruluş? Peki bu anketlerin sonuçlarını kim bilmemizi istiyor? Bundan bir çıkarı olması gerekir. Bu nedenle ‘Kendi abonelerim için yapıyorum’ gerçekçi bir yanıt değil. Parasını kimin verdiğini bilmediğimiz anketi yok saymamız gerekir.”

Dünyada anketleri medya kuruluşlarının yaptırdığını, amaçlarının ise tiraj kazanmak, itibar edinmek ya da insanları bilgilendirmek olabileceğini anlatan Erdoğan, Türkiye’de böyle bir uygulama olmadığını söylüyor.

ANKET KİMİ TEMSİL EDİYOR?

İkinci soru ise anketteki örneklem hakkında. Yani bu anket kimi, hangi kesimi temsil ediyor. Bir seçim anketinin örnekleminin Türkiye seçmenini temsil etmesi gerekir. Erdoğan, bu durumu “Elinizdeki anketin örneklemi üç büyükşehir ise ya da Türkiye’nin sadece kentsel bölgeleriyse; dışarıda bıraktığınız kayda değer bir seçmen var demektir. Böyle bir anketin de pek geçerliliği yok maalesef” diye açıklıyor.

HANGİ SORULAR SORULDU?

Güvenilir bir anketteki yanıtlanması gereken üçüncü önemli soru ise, soru formunda hangi soruların olduğu. Son günlerde yayınlanan anketlerdeki “Bu Pazar seçim olsa kime oy verirdiniz?” sorusu tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bu sorudan önce vatandaşın hangi soyuyla karşılaştığı önemli. Erdoğan, “Birçok kişi ankette manipülasyonun, verileri topladıktan sonra yapıldığını düşünür ama aslında soru sorarak da insanları ikna edebilirsiniz. Bir soru bir düşünceyi, başka bir soru başka bir düşünceyi tetikler ve nihai soruyu sorduğunuzda, katılımcınız sizin istediğiniz yanıtı vermeye hazır hale gelmiştir” diyor.

‘KARŞINIZDAKİNİN GÖRÜŞÜNÜ İNŞA EDEBİLİRSİNİZ’

Anketlerin kararsız seçmen üzerindeki etkisinin önemli olduğuna vurgu yapan Erdoğan, anketin dinamik olduğunu ve karşısındakinin görüşünü inşa edebildiğini söyleyerek şu örneği veriyor; “Anket yoluyla insanların duygu durumunu etkileyebilir, korkutabilirsiniz. Vatandaşlar bilgiyi görüp, yorumlayıp oy veriyorlar. Bu, 1994’teki İstanbul yerel seçimlerinde oldu. Belli bir gazete grubu Zülfü Livaneli’yi birinci gösterdi. İkinci sırada yer alan Recep Tayyip Erdoğan seçimi kazandı. O nedenle YSK’nın yasakları var.”

Önümüzdeki pazar seçimler yapılacak ve anketler yayınlanmaya devam ediyor. Şimdiye kadar yaklaşık 30 anket açıklandı. Kimi anketler seçimlerin ilk turda biteceğini kimileri ise Cumhurbaşkanlığı yarışının ikinci tura kalacağını söylüyor. Bu anketler de sandık gününden sonraki gün unutulacak, ama sandık tercihlerinin belirlenmesinde bir sonraki secime kadar tartışılacak.