Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk icraatlarından biri oldu Hazine Müsteşarlığı’nın kapatılması. Maliye Bakanlığı ile birleştirilerek Hazine ve Maliye Bakanlığı adını alan bakanlığın başına da damat Berat Albayrak getirildi. Yeni sistemin ekonomik kodlarını, ekonomi alanında deneyimli gazeteci Hüseyin Özay yazdı.

Hüseyin Özay

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte bir çok kamu kurumunda radikal değişikliğe gidildi. Bu kurumların başında ise ekonominin ‘amiral gemisi’ olarak bilinen Hazine Müsteşarlığı geliyor.

Ankara’da gazetecilik yapanlar bilir..

Eskişehir Yolu üzerinde iki kritik kurum vardır: Genelkurmay Başkanlığı ve Hazine Müsteşarlığı…

Bu iki kurumun da ışıkları gece geç saatlere kadar yanıyorsa bilinir ki, ‘olağanüstü’ bir durum vardır. Ya güvenlikle ilgili ya da ekonomi ile ilgili ‘önemli kararlar’ alınıyordur.

İşte ekonomi bürokrasisinde adı ‘9 bakanlığa bedel’ kurum olarak anılan, ekonominin gözde kurumu Hazine Müsteşarlığı yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Maliye Bakanlığı ile birleştirildi. Yeni dönemde bakanlığın ismi Hazine ve Maliye Bakanlığı oldu ancak, bu değişiklik Hazine’nin lehine bir durum olarak değerlendirilmiyor. Tam aksine, Hazine’nin Maliye Bakanlığı ile birleşmesinin bir nevi Hazine’nin örtülü olarak tasfiyesi olarak nitelendiriliyor.

Peki Hazine Müsteşarlığı’nın Maliye Bakanlığı ile birleştirilmesine nasıl gelindi?

YENİ BİR PROJE DEĞİL

Hazine Müsteşarlığı’nın Maliye Bakanlığı ile birleştirilmesi aslında yeni bir karar değil. Ekonomiyi yakından takip edenler bilirler ki, bu projenin en az 10 yıllık geçmişi var. Hatta zaman zaman da basında bu yönde haberler çıktı. Örneğin Hürriyet Gazetesi Yazarı Erdal Sağlam, 11 Ocak 2005 tarihli köşe yazısında, ‘Hazine program başarısı nedeniyle mi kapatılacak’ başlığı ile Hazine’nin kapatılmasına yönelik iddiaları değerlendirdi.

Yine Habertürk Gazetesi Yazarı Sevilay Yılman, 31 Aralık 2014 tarihli köşe yazısında, Hazine Müsteşarlığı’nın kapatılmasına yönelik bir çalışmanın yürütüldüğünü dile getirmişti. Her iki köşe yazarının dışında da ekonomi basınında bu konuda zaman zaman haberler çıkmış ancak bu haberlerin hepsi de o dönemde yalanlanmıştı. Bugün gelinen noktada ‘Hazine’nin kapatılmasına’ yönelik haberlerin doğru olduğu görülmüş oldu.

Peki Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı ile niye birleştirildi? Bu sorunun cevabını aramadan önce Hazine Müsteşarlığı’nın Türk ekonomisi içindeki rolü ve tarihine kısaca göz atmak gerekiyor.

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI NE ZAMAN KURULDU?

Ekonominin amiral gemisi olarak bilinen Hazine Müsteşarlığı’nın kuruluşu ve tarihçesi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar dayanır. Ancak bugünkü yapısı ile faaliyet göstermeye 1983 yılında başladı.

Osmanlı Devleti’nde Hazine Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren çeşitli aşamalardan geçtikten sonra 1863 yılında Maliye Nezareti bünyesinde Hazine’i Vezne’nin kurulması ile son şeklini aldı. Yani bir anlamda Osman döneminde Hazine ve Maliye aynı çatı altında bulunuyordu.

Cumhuriyetin ilk yıllarında da Hazine çeşitli adlar altında küçük bir birim olarak faaliyetlerini sürdürdü. 12 Eylül darbesinin ardından ekonomide  serbest piyasa ekonomisine geçilmesi ile birlikte Hazine Müsteşarlığı’nın bugünkü anlamıyla doğuşu da gerçekleşti. 1983 yılında Başbakanlığa bağlı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı oluşturuldu. 1991 yılında ise Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde bulunan Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlükleri Hazine Müsteşarlığı’na katıldı. 1993 yılında ise Dış Ticaret kısmı ayrılarak iki ayrı müsteşarlık haline geldi.

Hazine Müsteşarlığı daha finans alanındaki birimleri bünyesinde topladı. Hazine Müsteşarlığı’nın tarihinde en büyük değişimlerden birisini ise BDDK’nın kurulması ile yaşadı. BDDK’nın 2000 yılında oluşturulması ile birlikte bankacılık ile ilgili birimlerini devretti. Bu tarihten itibaren de bugüne kadar geldi. Yapısında çok önemli bir değişiklik olmadı.

17 BAKAN 11 MÜSTEŞAR ESKİTTİ

Hazine Müsteşarlığı, 35 yıllık hayatında Türk ekonomisinin adeta rotasını belirledi. Ve bu dönemde Hazine Müsteşarlığı her zaman en kritik kurum oldu. Hatta koalisyon dönemlerinde de Hazine Müsteşarlığı’na kimin sahip olacağı partiler arasında büyük krizlere neden oldu. Bu dönemde, Hazine Müsteşarlığı bir çok siyasetçi ve bürokratı da meşhur etti. Müsteşarlığın 35 yıllık hizmet döneminde 17 bakan ve 11 müsteşar görev yaptı.

Hazine Müsteşarlığı’ndan sorumlu bakanların isimleri ve görev sıraları şöyle:

“Aykon Doğan, Ufuk Söylemez, Rüştü Saracoğlu, Ufuk Söylemez, Güneş Taner, Zekeriya Temizel, Mesut Yılmaz, Hikmet Uluğbay, Hüsamettin Özkan, Recep Önal, Kemal Derviş, Masum Türker, Ali Babacan, Mehmet Şimşek, Ali Babacan, Cevdet Yılmaz, Mehmet Şimşek”

Hazine Müsteşarlığı görevinde bulunan bürokratlar ise şöyle:

“Ayfer Yılmaz, Nevzat Saygılıoğlu, Mehmet Kaytaz, Mahfi Eğilmez, Yener Dinçmen, Cüneyt Sel, Selçuk Demiralp, Faik Öztrak, İbrahim Çanakçı, Cavit Dağdaş, Osman Çelik.”

9 BAKANLIĞA BEDEL MÜSTEŞARLIK

Hazine Müsteşarlığı, devletin borçlanma ve borç ödemelerini gerçekleştirdiği için dev bir bütçeyi de idare etmektedir. Bu nedenle ekonomi yönetiminde Hazine için ‘9 bakanlığa bedel kurum’ ifadeleri kullanılır. Örneğin, Hazine Müsteşarlığı’nın 2018 yılı bütçesi 97.9 milyar TL’dir. Söz konusu tutarın 71.7 milyar lirası ise faiz ödemeleri için ayrılan kaynaktır. Bu nedenle Hazine Müsteşarlığı aynı zamanda Türkiye’nin en fazla harcama yapan kurumudur.

HAZİNE MALİYE İLE NEDEN BİRLEŞTİRİLDİ?

Tüm bu bilgilerin ışığında Hazine Müsteşarlığı neden Maliye Bakanlığı ile birleştirildi? Hazine bürokratlarına göre bu operasyon bir ‘Hazine’yi’ kapatma operasyonudur. Bürokratlar zaman içinde, Hazine Müsteşarlığı’nın  Maliye Bakanlığı bünyesinde eritileceğini düşünüyor. Ekonomi kulislerinde dolaşan bilgilere göre, Hazine’nin Maliye ile birleşme nedenleri şöyle:

  • HAZİNE GARANTİLİ BORÇLAR: Türk ekonomisi zorlu bir sürece giriyor. Bu nedenle, ekonomideki tüm verilerin tek elden toplanması ve kararların da hızlı alınması gerekiyor. Özellikle Hazine garantili borçlarda oluşacak sıkıntıların aşılmasında birleşme büyük katkı sağlayacak.
  • KOORDİNASYON BOZUKLUĞU: İki kurumun birleşmesini daha çok Maliye Bakanlığı istedi. Maliyeciler geliri toplayan ile harcamayan birimlerinin farklı olmasının mali disiplinin sağlanmasını olumsuz etkilediği görüşünü savunuyor. Bu nedenle, yeni hükümet sisteminde borçlanmaların daha başarılı yapılması bekleniyor.
  • HAZİNE’NİN SAHİPSİZ KALMASI: Uzun dönemdir Hazine Müsteşarlığı geri planda kaldı. Ekonomik politikaların belirlenmesinde Maliye Bakanlığı daha etkili oldu. Özellikle Maliye eski Bakanı Naci Ağbal’ın, Cumhurbaşkanlığı ile uyumlu çalışması ve ekonomi ile ilgili hazırlanan projelerde etkin görevler alması, Hazine’nin Maliye Bakanlığı bünyesine katılmasında etkili oldu.