“Yargılamaları kolaylaştırmak ve hızlandırmak” iddiasıyla yargıda kullanılmaya başlanan SEGBİS, adil yargılanma hakkının ihlaline neden oluyor. Peki, SEGBİS hangi gerekçelerle kullanılıyor? Tutuklular neden SEGBİS ile savunma yapmak istemiyor? Bağlantı sırasında neler yaşanıyor? Sanıklar, aileleri ve hukukçular SEGBİS’i anlattı.

Ayça Onuralmış

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS), UYAP Bilişim Sistemi’nde ses ve görüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği ve saklandığı sistemi ifade ediyor. Adalet Bakanlığı’nın “yargılamaları kolaylaştırmak ve hızlandırmak” için 2013’te faaliyete geçirdiği SEGBİS ile zaman ve paradan tasarruf edildiği iddia ediliyor.

Edirne F Tipi Hapishanesi’nde olan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yargılandığı davada, duruşma salonunda bulunmak istemesine rağmen zorla SEGBİS dayatılmıştı. Duruşmaya SEGBİS ile katılmayı kabul etmeyen Demirtaş, “mahkeme tarafından savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini” belirterek, reddi hakim talebinde bulunmuş; ancak talebi reddedilmişti.

Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da SEGBİS ile duruşmaya katılmadı. Mahkeme bir sonraki duruşmada zorla SEGBİS sistemine çıkarılmasına karar verdi.

‘SANIĞI YARGILAMADAN UZAKLAŞTIRMA’

Av. Ezgi Çakır

Avukat Ezgi Çakır, halagazeteciyiz.net’e yaptığı açıklamada, sanığın SEGBİS’i reddetme hakkı olduğunu vurgulayarak, “SEGBİS temel adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde. Kanunda sanığın getirilme istemi varsa, getirilmesi gerektiği düzenlenmişse de KHK’lar ile bu da kaldırılmış, SEGBİS’e çıkmak istemeyen sanığın susma hakkını kullanmış olduğu kabul edileceği düzenlenmiş ve yasalaşmıştır. SEGBİS ilk sanık lehine bir düzenleme iddiası ile getirildi. Sanık hasta olduğunda, hava koşulları uygun olmadığında ‘sanık aleyhine sonuçlar doğuracak koşulların bertarafı’ olduğu söylendi. Ama şu anda tam tersi şekilde sanık aleyhine dönüştü, sanığı yargılamadan uzaklaştırmaya dönüştü” dedi.

‘SEGBİS, TECRİTİN DEVAMI NİTELİĞİNDE’

İzmir Şakran Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum Üyesi Sultan Gökçek, SEGBİS ile bağlandığı duruşmada, hücrelerinde gardiyanların saldırısına uğradıklarını, askıyla kendilerini boğmaya çalıştıklarını söylediği sırada SEGBİS bağlantısı kesildi.

Burhaniye T Tipi Hapishanesi’nde tutuklu olan 21 yaşındaki öğrenci Alişan Taburoğlu da duruşma salonuna hiç götürülmeden, savunma yapamadan 21 yıl hapis cezası aldı.

Silivri 9 No’lu Hapishane’den seslenen Grup Yorum Üyesi Helin Bölek, meselenin her şeye muhalefet etmek değil, bunun yaygınlaşmasının önüne geçmek olduğunu vurguladı. SEGBİS’in yaygınlaşması durumunda keyfi kararların artacağını söyleyen Bölek, bu yöntemle savunma yapmayı kabul etmemelerinin 3 nedeni olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

Helin Bölek

“Birincisi SEGBİS, tecritin devamı niteliğindedir. Burada zaten bize tamamen tecrit uygulanıyor, 3 ya da tek kişilik hücrelerde kalıyoruz. Böylece hapishanenin dışına çıkarmamış oluyorlar. Biz ne mahkeme heyetini görebiliyoruz, ne avukatlarımızı ne de salona gelenleri, mahkemeyi izleyecek insanları görebiliyoruz. Yani tecrit mahkeme ayağında da devam etmiş oluyor. İkincisi, mahkemede yüz yüze savunma verme hakkına sahibiz ama SEGBİS bunun önüne geçiyor. Orada birbirinizin halini, tavrını, duruşunu incelemeyi bırakın (ki değerlendirmeye bunlar da dahil ediliyor) kişinin yüzünü bile göremiyoruz. Kendimizi tam olarak anlatma imkanından yoksun bırakılmış oluyoruz. Üçüncüsü de savunma hakkımızın engellenmesi. Yani hakim dinlemek istemediğinde SEGBİS’i kapatıyor, bitti. Biz savunmamızı yapamamış oluyoruz. Yani mahkemedeyken tartışma yürütebiliyoruz, bir şekilde savunmaya devam edebiliyoruz, haklılığımızı savunabiliyoruz ama SEGBİS’te işlerine gelmediğinde, dinlemek istemediklerinde bir tuşa basarak kapatıyorlar ve savunma hakkımız tamamen engellenmiş oluyor. Bu yüzden SEGBİS ile savunma yapmayı kabul etmiyoruz.”

‘SEGBİS İLE SAĞLIKLI SAVUNMA YAPILAMIYOR’

Grup Yorum Üyesi Helin Bölek’in annesi Aygül Bilgi de katıldığı duruşmalarda, SEGBİS ile sağlıklı bir savunma yapmanın mümkün olmadığını gördüğünü dile getirerek, “Telekonferans sistemi deniyor ama bu şekilde olmuyor. Farklı hapishanelerdeki tutuklular, aynı anda bağlanıp mahkeme ortamını olduğu gibi izleyemiyorlar. Birinin savunması alındıktan sonra o kişiyi kapatıp diğerini bağlıyorlar. Kişi orada ne konuşulduğunu duyamıyor. Bunun için sağlıklı bir savunma olmuyor. SEGBİS’te sorun çıkıyor, ses, görüntü kalitesiz oluyor, ne söylendiği anlaşılmıyor. Ayrıca yüz yüze konuşmadaki duygu etkileşimi olmuyor. Savunma hakları kısıtlanıyor” dedi.

‘ADALETTE MALİYET HESABI YAPILMAMALI’

Farklı şehirlerde kalan kişileri mahkemeye getirmek masraflı olduğu, personel ve araç yetersizliği gibi gerekçelerle kullanılan SEGBİS, yurt dışından satın alınıyor. Satın almanın yanı sıra, kurulum, güncelleme, arızaların onarımı gibi maliyetlere neden oluyor.

Öztürk Türkdoğan

İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, bu sistemin adliye teşkilatına kurulmasının yazılım ve donanım maliyeti olduğuna dikkat çekerek, “İnternet altyapısı üzerinden kurulduğundan sistemin güvenirliği sorgulanabilir. Tutuklu veya hükümlü bir kişinin jandarma tarafından cezaevi ring aracıyla mahkemeye çıkarılıp savunma veya diğer işlemlerinin yapılıp tekrar aynı şekilde geri götürülmesinin daha maliyetli olduğu söylenebilir. Ancak adaletin yerine getirilmesi bakımından maliyet hesabı yapılmaması gerektiği görüşündeyiz. SEGBİS yöntemi istisna olarak getirilmiş ancak genel kural haline dönüşmüş durumdadır. Bu şekilde yargılamalar şeklen yapılıyor ve hakikatin açığa çıkmasını öteliyor” ifadelerini kullandı.

‘SEGBİS, HUKUKSUZLUĞU KABUL ETMEKTİR’

Halkın Hukuk Bürosu üyesi 18 avukat, yaklaşık bir yıldır 7 ayrı şehirdeki hapishanelerde bulunuyor. Tutuklu avukatların 10 Eylül’de görülecek ilk duruşmalarına “yargı çevresi dışındaki hapishanelerde bulunmaları” gerekçesiyle SEGBİS ile katılmalarına karar verildi.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, “1 yıldır mahkeme huzuruna çıkmayı bekleyen tutuklu avukatlar talepte bulunmalarına karşın neden mahkemeye çıkarılmama kararında ısrar edilmektedir? Mevzuatta SEGBİS’in kullanılacağı haller açıkça yer almasına karşın, bilhassa muhaliflerin yargılandığı davalarda bu hukuksuz usulün ısrarla uygulanmasının nedeni nedir?” diye sormuştu.

Av. Engin Gökoğlu

Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Hapishane’den sorularımızı yanıtlayan Avukat Engin Gökoğlu, kendilerini bir yıldır hapishanede tutan hakimin gözüne bakarak savunma yapmak istediklerini söyledi. Gökoğlu;

“Ancak hakimler bir sene boyunca tutsak ettiği avukatların yüzüne bakarak yargılama yapamıyor. Biz SEGBİS dayatmasını kabul etmeyeceğiz. Bu nedenle tutukluluk süresi uzayabilir; ama biz tutukluluğun devamı kararını da beraat kararını da SEGBİS odalarında değil, mahkeme salonunda duymak istiyoruz. SEGBİS’i kabul etmemiz bu hukuksuzluğu kabul etmemiz demek” diye tepki gösterdi.

“Neden duruşma salonuna götürülmüyoruz?” diye soran ve yanıtını da veren Gökoğlu, “Çünkü bizler duruşma salonlarında yargılanan değil yargılayan avukatlar olacağız, savunmalarımızdan korkuyorlar! Bu durumu kabul etmemiz mümkün değil. ‘Yargılanan duruşmada olsun ya da olmasın biz karar verebiliriz’ diyorlar. Bu, savunma hakkını tümden ortadan kaldırmaya yönelik bir saldırı ve sonucu her ne olursa olsun izin vermeyeceğiz” dedi.

‘DURUŞMA 13.30’DAYDI; 16.00’DA BAĞLANABİLDİK’

Av. Engin Gökoğlu- Meral Yıldırım Gökoğlu

Avukat Engin Gökoğlu’nun eşi ve Fotoğraf ve Sinema Emekçileri (FOSEM) çalışanı Meral Yıldırım Gökoğlu, 24 Eylül 2017 günü Grup Yorum’un yeni albümü için düzenlediği imza gününde tutuklandı ve 5 ay tutuklu kaldı. İlk duruşmasına SEGBİS aracılığıyla katılan Gökoğlu, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Hapishane içerisinde içinde kamera ve televizyon olan küçücük bir odaya götürülüyorsunuz ve karşınızdaki ekrandan duruşma salonunu, sizi yargılayan heyeti görmeye çalışıyorsunuz. Ekranda birkaç bölme var, hangisine bakacağınızı şaşırıyorsunuz ve zaten o ufacık bölmelerde hiçbir şeyi net görmüyorsunuz. Salonda kimler var, avukatınız orada mı belli değil. Bağlantılarda da sürekli sorun çıkıyor. Bizim duruşmamız 13.30’daydı; fakat saat 16.00’da ancak mahkemeye bağlanabildik; çünkü hapishanedeki 3 SEGBİS odası da doluydu, boşalmasını bekledik. Biz bağlandığımızda duruşma bitmek üzereydi, bizden önce ne konuşuldu, kimler savunma yaptı; fikrimiz yok. Bu halde savunma yapmamız istendi, elbette bu koşullarda savunma yapmamızın mümkün olmadığını anlattık. Biriyle konuştuğunuzda göz göze gelmek istersiniz ama SEGBİS’te bu mümkün değil. Tutuklu bulunduğunuz dosyada sizi yargılayanlar sizi görmek istemiyor yani varsınız ya da yoksunuz, onlar yargılamayı öyle de yapabilir.”

Şimdi avukatlara da şehir dışında oldukları gerekcesiyle SEGBİS dayatıldığını belirten Gökoğlu, “Oysa Silivri Hapishanesi’nden kendi istekleri dışında ülkenin başka başka hapishanelerine sürgün edildiler. Elbette SEGBİS’i kabul etmeyecekler. Bu durum duruşmanın uzamasına, tutukluluk süresinin daha uzun olmasına yol açabilir. Aileleri olarak bu durumdan kaygılıyız ama onların bu uygulamayı kabul etmeleri, SEGBİS dayatmasının süreklileşmesi anlamına gelebilir.  Aileleri olarak biz  onların yanındayız ve 10 Eylül’de görülecek duruşmada Bakırköy’de olacağız” dedi.

‘SAVUNMA HAKKININ GASPI’

Sanığın mahkemede olmadığı her yargılamada; kendisi hakkındaki suçlamalara hakim olma ve delillere doğrudan temas edebilme hakkından da mahrum bırakıldığını söyleyen Avukat Ezgi Çakır, SEGBİS’in “sanıksız; savunmasız yargılama” anlamına geldiğini anlattı. Çakır şunları söyledi:

“Sanık sadece kendi ifadesi sırasında mahkemeyi küçük ekrandan görüyor. Bağlantı kesilirse de yargılama devam ediyor, süreç sanıksız bir yargılamaya evriliyor. Sanığın kendi hakkındaki iddiaları defetme hakkı var ama bu hak onun elinden alınıyor. Sanık ifadesinden sonra gelen tanığı, delili göremiyor. Avukatı yanında olmuyor, soru sormak istediğinde soramıyor, yargılamaya etkin katılma hakkı yok sayılıyor. Kısacası SEGBİS sanıksız, savunmasız yargılamadır. Sanıksız yargılama infazdır. Ceza verilmek istenen dosyalarda özellikle siyasi davalarda düzenlemenin bu hali ile çok rahat ceza verilebiliyor.

En geri engizisyon mahkemelerinde dahi sanığın varlığını esas alan hazır bulunma hakkı tanınmıştır. Teknolojik gelişim adı altında en temel haklar ihlal ediliyor.” Çakır, SEGBİS’in savunma hakkını ileri teknoloji olarak gösterip gasp eden bir sistem olduğunu söyledi.