ÇHD ve HHB başkan, yönetici ve üyelerinden 17’si tutuklu 20 avukatın yargılandığı davanın ilk duruşmasında tutuklu tüm avukatların tahliyesine karar verilmişti. Tahliye edilmelerinin ardından haklarında yeniden yakalama kararı çıkarılan avukatlardan Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı, Engin Gökoğlu ve Selçuk Kozağaçlı tutuklandı, sanık avukatları polis tarafından darp edildi.

Ayça Onuralmış

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) başkan, yönetici ve üyelerinden 17 avukat 12 Eylül 2017 günü evleri ve büroları basılarak gözaltına alınmış, 9 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanmış ve 7 ayrı şehirdeki hapishanelere gönderilmişti. Tutuklu avukatların tam 1 yıl sonra, 10-14 Eylül tarihleri arasında Bakırköy Adliyesi’ndeki duruşmaya, “yargı çevresi dışındaki hapishanelerde bulunmaları” gerekçe gösterilerek SEGBİS ile katılmalarına karar verilmişti. Ancak kamuoyunda büyük tepki toplaması ve tutuklu avukatların da mahkeme gününe kadar 1 haftalık açlık grevi yapmalarının ardından mahkeme kararı iptal etmiş ve sanıklar mahkeme salonuna getirilmişti.

Tutuklu avukatların ilk duruşmaları bir yıl sonra, 10-14 Eylül tarihleri arasında görüldü. İlk 4 gün Bakırköy Adliyesi’nde yapılan duruşma, ara kararın verileceği 14 Eylül günü, “güvenlik” ve “yurtdışı ve yurtiçinden gelenlerin, sanıkların ailelerinin katılımı ve katılacak avukat sayısı” nedenleriyle Silivri Hapishanesi Kampüsü’nde bulunan duruşma salonuna taşındı.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davada tutuklu avukatlar Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Ayşegül Çağatay, Aytaç Ünsal, Barkın Timtik, Behiç Aşçı, Didem Baydar Ünsal, Ebru Timtik, Engin Gökoğlu, Naciye Demir, Özgür Yılmaz, Selçuk Kozağaçlı, Süleyman Gökten, Şükriye Erden, Yağmur Ererken, Yaprak Türkmen, Zehra Özdemir ve tutuksuz yargılanan Avukat Ezgi Çakır hazır bulundu.

AVUKATLARIN TAMAMI TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Avukatların savunmalarının ardından mütalaasını veren savcı, tutuklu 17 avukatın ayrı ayrı tutukluluklarının devamını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, “suç vasfının değişmiş olması, tutuklamanın tedbir olması, sanıkların avukat olması, tutuklulukta geçen süre ve AİHM içtihatları dikkate alınarak adli kontrol uygulamasıyla” tüm sanıkların tahliyesine ve davanın bir sonraki duruşmasının 19-20 Şubat’ta İstanbul Adliyesi’nde görülmesine karar verdi.

Ancak ertesi gün, tatil günü olmasına rağmen savcılığın itirazı ile aynı mahkeme heyeti, 12 avukat hakkında yeniden yakalama kararı çıkardı. Avukatlardan Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı, Engin Gökoğlu ve Selçuk Kozağaçlı tutuklandı.

Mahkeme avukatlardan, Ayşegül Çağatay, Didem Ünsal Baydar, Yağmur Ereren, Yaprak Türkmen, Zehra Özdemir hakkındaki tutuklama talebini ise reddetti.

KUTLAMAYA GİDERKEN GÖZALTI

Cumartesi günü avukatlar Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı ve Engin Gökoğlu İstanbul Barosu’nda yapılacak olan kutlamaya gittikleri sırada İstiklal Caddesi’nde gözaltına alındılar. Avukat Ahmet Mandacı ise Çanakkale’deki evinden gözaltına alındı.

Pazar günü nöbetçi 29. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarılmak üzere adliyeye getirilen avukatların, avukat görüşmesine polis engel oldu. Durumu protesto eden gözaltındaki avukatlar işkence ile nezarethaneye götürüldü. Duruşma sırasındaysa hakkında yakalama kararı bulunan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, adliyeye geldi. “Buraya mahkeme kararı olduğu için gelmedim. Görülecek hesabımız var” diyen Kozağaçlı duruşma salonuna giriş yapınca mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Gözaltındaki avukatlar tutuklanırken, sanık avukatları henüz duruşma bitmeden darp edilerek salondan çıkarılırdı. Kozağaçlı da gözaltına alındı.

KOZAĞAÇLI AVUKATI OLMADAN TUTUKLANDI

Geceyi Vatan Emniyeti’nde geçiren Selçuk Kozağaçlı, bugün adliyeye getirildi. Avukatlar hakkında yakalama kararı veren 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’nın raporlu olduğu gerekçesiyle mahkemeye, 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı başkanlık etti ve üç avukat sınırı getirdiğini söyledi. Sanık avukatları buna tepki olarak seyirci bölümünde oturdular.

Kozağaçlı, “Mahkeme değilsiniz. Kararlarınız hukuki değil. Cuma verilen tahliye kararı, mahkeme sopa yiyince değişti. Yaptığınız iş yanlış kendi hatanızdan utanacak ve boğulacaksınız. Böyle de sorgu yapılmaz” ifadelerini kullandı.

Duruşmada, sanık avukatları polis tarafından işkenceyle salondan dışarı çıkarıldı. Polis müdahalesi sırasında Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) Eş Genel Başkanı Avukat İlknur Alcan’ın ayağı burkuldu. Alcan, hastaneye kaldırıldı.

Kozağaçlı ise “İsnat edilen suça ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu, gizli tanıkların ifadesinin alınmadığı, yakalanamayan sanıkların olduğu, tanıklara baskı yapabileceği” gerekçesiyle yeniden tutuklandı.

Av. Ezgi Çakır

Tutuksuz yargılanan Avukat Ezgi Çakır halagazeteciyiz.net’e yaptığı açıklamada, mahkemede Selçuk Kozağaçlı’nın avukatı olmadan tutuklandığını belirterek, “Bu durum hukuka aykırı. Sanık avukatı olmadan tutuklanamaz. 7 saatte kararını geri alan bir heyet ve sonrasında iki gündür işkence gören avukatlar… 7 saatte ne değişmiş olabilir? Korkuları çok büyük. Siyasi iktidar artık yargının üzerinde nasıl bir baskı kurduysa, neyle tehdit ediyor ya da ne vaad ediyorsa mahkemeler işlerini yapamaz hale geldi” dedi.

36 BARODAN ORTAK AÇIKLAMA

Aralarında Ankara, Adana, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Şırnak, Artvin, Tekirdağ Trabzon barolarının da bulunduğu 36 baro ortak yazılı açıklama ile karara tepki gösterdi.

Sabah saatlerinde serbest bırakılan meslektaşlarımız hakkında aynı gün, aynı heyet tarafından tekrar tutuklamaya matuf yakalama emri çıkartılması ortada gerçekten bir mahkeme heyeti bulunmadığının ifşası olmuştur” denilen açıklamada, “Meslektaşlarımızın bulundukları hücreden çıkması gerektiğini düşünen heyet, ne olmuştur ki aradan 24 saat dahi geçmeden bu kararından vazgeçmiştir? Ne değişmiştir?” sorularını yöneltti. Mahkeme başkan ve üyelerinin kamuoyuna açıklama yapması gerektiğinin altı çiz ilen açıklamada, “Yargıçların kararları iyi düşünülmüş kararlar değil midir? Fikirler ve kararlar aniden değişecek kadar temelsiz midir? Bu karar gerçekten bir mahkeme kararı mıdır? Biz de bu nedenle Baro Başkanları olarak kürsüde gerçek bir yargı ve gerçek yargıçlar olması gerektiğini bir kez daha ifşa ediyoruz. Unutmayınız, her şey unutulur gider bir gün, ama adaletsizlik hiçbir zaman unutulmaz, özgürlükleri çalınan meslektaşlarımızın vicdanı peşinizi bırakmaz ve bir gün adaletsizliğin ve haksızlığın laneti yakalarınıza yapışır. Tutuklanan gerçekte avukatlar değil, savunma hakkının, adaletin ve insan onurunun ta kendisidir” denildi.

‘6 SAATTE NE DEĞİŞTİ?’

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, Twitter hesabından karara tepki gösterdi. Tanal, “Tahliye kararını veren aynı mahkeme heyeti kendi tahliye gerekçelerini yalanlayarak tahliyeden 6 saat sonra tahliye kararından vazgeçerek yeniden tutuklama kararı vermiştir. Hukuk tam bir oyuncak olmuştur. Ne değişti de 6 saat sonra tekrar tutuklama kararı verildi?” diye sordu.

HDP de Twitter hesabından tepkisini şöyle dile getirdi: “ÇHD ve HHB üyesi avukatlar yeniden gözaltına alınıyor. İstanbul ve Ankara’da, işçilerin gözaltına alınmasını protesto eden onlarca kişi de gözaltına alındı. Korkuları nedeniyle ülkeyi koca bir karakola çevirenler değil, haklı mücadelesini sürdürenler kazanacak.”