İktidar, Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, gelir dağılımında iyi seviyelere gelindiğini iddia ederken TÜİK’in yaptığı araştırma zenginlerin servetinin, yoksulların ise borcunun arttığını ortaya koydu. En yüksek gelire sahip grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 47,4 olurken nüfusun, yüzde 69,2’sinin konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2017 yılı “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması”, gelir dağılımındaki büyüyen eşitsizliği gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 47,4’e, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,3’e yükseldi. Sürekli yoksulluk oranı yüzde14 oldu. Nüfusun yüzde 40,8’i konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, yüzde 36,6’sı sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve yüzde 22,9’u trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşıyor. Nüfusun yüzde 28,7’si çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve kira, konut kredisi, borç ödemeleri, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek ve ısınma gibi temel ihtiyaçların bir kısmını karşılayamıyor.

ASGARİ ÜCRET DOLAR BAZINDA 9 AYDA YÜZDE 42 DÜŞTÜ

Borçlanma verileri ise alt gelir grubunun çok büyük bir borç altında olduğunu gösteriyor. Konut ve otomobil borçlarının dışında alt gelir gruplarının kullandığı kredi tutarı 323 milyar TL ve bunların 100 milyar TL’sini kredi kartı borçları oluşturuyor. Yurttaşlar bankalara borçlarını ödemekte güçlük çekerken, takibe uğrayan borç oranı yüzde 6’ya yaklaşmış durumda…

TÜİK’in iş gücü istatistiklerine göre ise ücretli olarak istihdam edilenlerin yüzde 60’ından fazlası asgari ücretle ya da onun altında ücretlerle çalışıyor. Ayda 1600 TL alan asgari ücretlilerin maaşı, yıl başında 426 dolarken 9 ayda yaklaşık 246 dolara geriledi. Yani asgari ücret dolar bazında 9 ayda yüzde 42 düştü.

YURTTAŞLARDA MEMNUNİYETSİZLİK ARTTI”

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, yoksulluk ile Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krize bağlı olarak alt gelir grubunun yaşadığı sorunlara ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. TÜİK’in yayımladığı son Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın kriz öncesi dönem olan 2017 yılına ait olduğunu ve Ağustos ayında yıllık yüzde 18’e yaklaşan enflasyon yaşandığını anımsatan Kerestecioğlu, önümüzdeki yıl, yoksulluğun daha da derinleşerek zengin ile yoksul arasındaki uçurumun artacağından endişe duyulduğunu, yurttaşlarda gelecek ile ilgili belirsizliklere karşı memnuniyetsizliğin arttığını vurguladı. Kerestecioğlu Bakan Albayrak’a ‘zenginle yoksul arasındaki uçuruma ilişkin Bakanlığın görüşünü’ sordu.

YANIT BEKLEYEN SORULAR

Kerestecioğlu Bakan Albayrak’tan şu sorulara yanıt istedi:

Bu uçurumu azaltmak, herkesin insanca yaşamasını sağlayacak adil bir gelir dağılımı yaratmak için herhangi bir programınız bulunuyor mu? Yüksek enflasyon oranları nedeniyle önümüzdeki sene daha da büyüyecek yoksulluğa karşı Bakanlığınız herhangi bir önlem almayı düşünüyor mu? Yüksek enflasyon da göz önünde bulundurularak Arjantin’de yapıldığı gibi ücret ve maaş artışı ayarlaması yapılması düşünülüyor mu? Yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle bankalara borçlarını ödeyemeyen ve mahkemelik olan alt gelir grubundan yurttaşların mağduriyetini önlemek için nasıl tedbirler almayı düşünüyorsunuz? Art arda gelen şirket iflasları ve ‘küçülmeler’ nedeniyle işlerini kaybeden veya işini kaybetme korkusu yaşayan yurttaşların mağduriyeti karşısında Bakanlığınız ne gibi önlemler almayı düşünmektedir?”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise TÜSİAD’ın Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin gelir dağılımı, finansmana erişim, beşeri ve sosyal kalkınmada çok iyi seviyelere geldiğini ileri sürerek, “2023 yılında, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek istiyoruz. Bunun için bir paradigma değişimine ihtiyaç var” demişti.