OHAL kapsamında çıkartılan KHK’lerle birçok gazete, televizyon, dergi vs. kapatılarak, muhalif yayının önünün kesilmesinin ardından sıra internete geldi. RTÜK VE BTK, geçen Mart ayında çıkarılan torba yasaya dayanarak hazırladığı internet yönetmelik taslağı ile bu alanı da zapturapt altına almaya hazırlanıyor. Yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden sonra internet yayıncılığı da sansür ile karşı karşıya kalacak.

Hâlâ Gazeteciyiz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nca (BTK) hazırlanan ve internet üzerinden yapılan bazı yayınlara RTÜK denetimini başlatacak olan  “Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik Taslağı” tamamlanarak, RTÜK’ün internet sitesinde yayınlandı. Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek.

Sansürden biraz olsun sıyrılmak amaçlı, eğlence için tercih edilen internet televizyonları, görüntülü internet yayıncılığı da  artık baskı altına alınacak. RTÜK ve BTK, 21 Mart 2018’de yürürlüğe giren torba yasaya dayanarak hazırladı yeni yönetmelik taslağını.

Konunun uzmanlarına göre, 2007 yılında yürürlüğe giren 5651 sayılı internet kanunu çocuk pornografisi, şiddet gibi katalog suçların denetimi için yeterliyken RTÜK, denetimi her alana yaygınlaştırmak istiyor.

MADDELERİN UCU AÇIK

Peki yönetmelikte neler var? 24 maddeden oluşan yönetmelik, izleyicinin istediği içeriği, istediği zaman izleyebildiği platformlarla ilgili düzenlemeleri içeriyor. Bireysel yayınlar hariç her yayına denetim olarak değerlendirilen taslakla lisans yetki belgesi alınması zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca yönetmeliğin bir çok maddesi muğlak. Bu nedenle kişisel yoruma açık olduğuna dair eleştiriler de var.

NETFLİX, BLU TV, PHUU TV YAYIN YETKİSİ ALACAK

Netflix, Blu TV, Phuu TV gibi yerli ve yabancı platformların RTÜK’ten yayın iletim yetkisi alması gerekecek. Taslak ilk yayınlandığında 100 -200 bin TL arasında belirlenen rakamlar, Radyo yayını için 10 bin, televizyon yayını için 100 bin, isteğe bağlı yayın hizmeti için ise 100 bin TL lisans ücreti şeklinde revize edildi. Rakamların düşmesi, sektöre giriş için engelin kaldırıldığı anlamına geliyor gibi görünse de RTÜK’ün yayınları ‘kontrol’ amacı taşıdığına dair değerlendirmeler yapılıyor.  Ayrıca 16. maddenin (ç) bendinde yer alan ve “Şirket ve ortaklık yapısına, programlarına, yayınlarını ileten platform işletmecilerine ve varsa koşullu erişim sağladığı kullanıcı sayısına ilişkin Üst Kurul tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi belirtilen süre içerisinde vermek…” ifadesini düzenleyen madde ‘fişleme’ olarak değerlendiriliyor.

HER TÜRLÜ DENETİM UYGULANACAK

Taslakta maddeler muğlak ve yeni denetimlerin de önünü açacak şekilde.  Örneğin, “İnternet üzerinden hizmet verecek yayıncı, OHAL döneminde çıkarılan bir KHK hükmü uyarınca tıpkı diğer yayıncılar gibi Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ve MİT’in güvenlik soruşturmasından olumlu not ile geçmesi gerekecek” değerlendirmesi yapılıyor. Yürütmelikte açık açık “MİT soruşturma yapacak” demiyor. Ancak, lisanslama isteyen kişi ya da firmalara güvenlik soruşturması söz konusu.

EN AZ YÜZDE 30 ŞARTI

Taslak, yurt dışından yayın yapan platformları da etkiliyor. İsteğe bağlı yayın hizmeti sunan platformların içeriklerinin en az yüzde 30’unun yerel içeriklerden oluşması şartı getiriliyor. Ayrıca gündüz vakti izlenebilen içeriklerde reklam sınırlaması ve çocuk programlarına dair bazı yeni düzenlemelerin de getirilmesi öngörülüyor. Yani, internet platformlarının yeni bir aplikasyon geliştirmeleri de gerekecek

PERİSCOPE, YOUTUBE ETKİLENECEK Mİ BELİRSİZ

Yönetmelik taslağında periscope, youtube gibi internet yayıncılarının bu kapsama dahil edilip edilmediğine ilişkin de bir muğlaklık sözkonusu. Zira örneğin youtuber’ların bir yayın akışı söz konusu değil, ancak takipçileri var. Dolayısıyla bu platformlar ‘bireysel yayın’ kapsamında mı olacak belirsiz.

ALTIPARMAK: ‘HASSAS VATANDAŞ’ ŞİKAYET EDEBİLİR

Kerem Altıparmak

Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, yönetmelik onaylandığında bir dizi veya program için “hassas vatandaşlar”ın devreye girebileceğini ve şikayet mekanizması ile içeriğe müdahalenin başlayabileceğini söyledi. Altıparmak, bunun için “ruhsat yok” denilerek platformun kamamıyla engellenmesi yoluna gidilebileceğinin de altını çizdi.

Maddelerin ucunun açık olduğunu ifade eden Altıparmak, “örneğin Netflix’te bir dizi yayınlandığında hassas bir vatandaş pornografik ya da vatan hainliği şeklinde şikayette bulunduğu zaman ‘o bölümü çıkar’ mı diyecek, yoksa ‘Dizinin tamamını çıkar’ mı  diyecek.  Yayıncı ne yapacak, Belirsiz” dedi.

Altıparmak  maddelerde yer alan “bireysel iletişim hizmetleri” kapsamının da belirsiz olduğuna dikkat çekti. Altıparmak; “Düzenli olarak Youtube, Periscope yayını yapan yayıncılar, bunlara tabi mi değil mi? Her sabah yayın yapan insanlar var. Bunlar can sıkıcı bir şey yaptığında, RTÜK diyecek ki ‘ruhsat almamışsın, ruhsat al’. Başka bir açıklama yapmasına gerek gerek yok. Direkt kapatacak” dedi.

‘SANSÜR MEKANİZMASI OLUŞTURULUYOR’

Sarphan Uzunoğlu

Konuyu yakından takip eden UiT Norveç Arktik Üniversitesi Medya ve Dökümantasyon Bölümü öğretim üyesi  Doç. Dr. Sarphan Uzunoğlu da  RTÜK gibi bir kurum aracılığıyla kişinin neyi izleyip neyi izleyemeyeceğinin söyleniyor olmasını eleştirdi. Uzunoğlu bu yönetmeliğin bir tür kontrol ya da sansür mekanizması olduğunu söyledi.

Uzunoğlu; “Tüketici tarafına baktığımızda, yönetmeliğin muhatabı olan kitleler, zaten dijital alana, geleneksel medya alanı yalnızca haber verme değil, eğlendirme işlevini de yerine getiremediği için kaçmışlardı. Hatta bir nesil, bu tür regülasyonlardan uzak olan bu dijital alanın içine doğdu. Yaşam stilini ve tüketim alışkanlıklarını o kültür belirledi. Şimdi RTÜK gibi çağdışı bir kurum aracılığıyla lisans adı altında bir uygulamayla bu insanlara neyi izleyip neyi izleyemeyecekleri söyleniyor olacak” dedi.

‘CİDDİ TEKELLEŞME RİSKİ VAR’

Yayıncı boyutu açısından da “ciddi bir tekelleşme riski”ne dikkat çeken Sarphan Uzunoğlu, 100 – 200 bin TL gibi miktarların, küçük yayıncılık kuruluşları için öyle kolay kolay altından kalkılabilecek miktarlar olmadığını, dahası büyük bir kuruluş olsa, parası yetse dahi lisans mekanizmasının bir tür kontrol ya da sansür olduğunu anlamamak için biraz naif hatta oldukça saf olmak gerektiğini söyledi. Uzunoğlu şunları ifade etti: “Netice olarak, ben 2010’ların başındaki #internetimedokunma hareketine benzer bir hareketlenme beklemesem de, dünya tarihinde ‘eğlenceye dokunulduğunda’ politik anlamda tansiyonun yüksek olduğu ülkelerde hep büyük mırıldanmalar duyduğumuzu anımsatmak istiyorum.”

GEREKÇE, ‘ÇOCUKLAR VE HAKSIZ REKABET’

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında muhalefetin eleştirilerine karşı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da “hakkaniyet ve değer yargıları ölçüsünde yayın yapanların engellenmediğini” savunup, “Eğer milli güvenliğe, ülkenin ahlaki düzenine müzahir bir yanlışlık yapılıyorsa bununla ilgili işlem yapmak durumundayız” demişti.

RTÜK’ün AKP kontenjanından üyesi Hamit Ersoy da haksız rekabetin önüne geçmeyi amaçladıklarını ileri sürerek, “Çocukları, gelecek nesli korumak adına bu alana el atmak zorundaydık” diye konuşmuştu.