Kamunun özel şirketlerden kiraladığı konut, uçak ve lüks araçlara harcanan paraların milyon liraları aşması Ankara kulislerinde en çok konuşulanlar arasında. Kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadro şişkinliğine de, ‘Meclis kadro şişmanı’ sözleri ile TBMM örnek gösteriliyor.

Cengiz Aldemir

Döviz kurlarındaki artış ve ekonomide yaşanan krizin nedeni ve alınması gereken önlemler ülke gündeminin en önemli konusu olmaya devam ediyor. Kamuda tasarrufa ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Personel alımında dikkatli davranıyoruz. Şu kadar kişi emekli oldu, tamam şu kadar kişi alabiliriz. Ama daha fazlasını almayacağız. Böylece kamu harcamalarında yüksek olan en yüksek tasarrufu gerçekleştirerek, bütçe dengesine katkıda bulunacağız. Yani israf ekonomisi değil üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz” sözleri de tartışılıyor. Bu sözlerin doğru olduğu, ancak tasarrufa kendilerinden başlamaları gerektiği tepkileri yükseliyor. Kulislerde, Cumhurbaşkanı’nın Külliye’nin giderleri yada makam araçları konusunda örnek olması gerektiği ifade ediliyor.

TBMM’DE ŞİŞKİN MÜŞAVİR KADROLARI

Meclis bütçesinden, kadrolu personelin yanı sıra, milletvekili danışmanları, sekreter ve 3. eleman olmak üzere yaklaşık 7 bin civarında çalışan maaş alıyor. Kamuda yaşanan kadro şişkinliklerine en çarpıcı örnek olarak TBMM kadroları gösteriliyor. Başkanlık sistemi ile lağvedilen Başbakanlık kadroları kamu kurum ve kuruluşlarına dağıtılırken, 500 civarında personel de Meclis’te göreve başladı.

Bununla birlikte Başbakanlığa tahsisli makam ve koruma araçları da, başta TBMM olmak üzere diğer kurumlara dağıtıldı. Mevcut makam araçlarına ilaveten, yeni araçların envantere girmesi yeni bir gider kalemi oluşturdu. 6253 Sayılı TBMM Teşkilat Yasas hazırlanırken, dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek, “Benim 86 tane müşavirim var henüz hiç birini çağırıp bir şey danışmadım” diyerek müşavir kadrosunun şişkinliği ve gereksiziliğine vurgu yapmıştı.

Ancak, 6253 sayılı yasa Meclis Genel Kurulu’ndan alelacele geçirilince, ortaya çıkan uygulama ile TBMM’de müşavir pozisyonundaki bürokrat sayısının 86’dan 234’e çıktığı ileri sürülüyor.

Sonrasında gelen Meclis Başkanlarının da kendilerine müşavir atamasına devam ettiği, böylece TBMM’nin adeta “kadro şişmanı” olduğu değerlendirmeleri de yapılıyor.

‘KAVAKLIDERE KAYMAKAMLARI

Kamuda tasarruf tartışmaları yapılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İsraf ekonomisi değil üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz” sözleri gözlerin yeniden lüks araç ve tüketimlerin yanı sıra kamu personel istihdamına çevrilmesine yol açtı.

Devlet Personel Başkanlığı’nın verilerine göre halen kamuda 3 milyon 390 bin 738 kişi çalışıyor. Kamu kurum ve kuruluşlarında aynı pozisyonda, oldukça yüksek maaş alan bankamatik memurlarının Maliye’ye yükünün ise ne olduğu bilinmiyor. Öte yandan genel ve katma idareli bütçesi olan kurumlarda da aynı pozisyonda maaş alan ve hiç bir görev tevdi edilmeyen ünvanlı bürokratların, kamu maliyesine yükü de sorgulanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nda norm fazlası, üniversitelerde alanında kürsü açılmayan binlerce öğretim görevlisi, “Kavaklıdere Kaymakamları” diye adlandırılan ( merkeze çekilen ancak Kavaklıdere semtinde bulunan lojmanlarda oturan kaymakamlar) sayısı yüzleri aşan merkez valileri ve diğer bakanlıklarda bulunan kadrolar da tasarruf tartışmaları ile birlikte gündemden düşmüyor.