Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın faturasını komisyonculara kesen hükümet, yeni Hal Yasası’nı Meclis’e getiriyor. Komisyoncular sorunun sadece kendilerinden kaynaklanmadığını belirterek altyapı konusunun önemine vurgu yapıyor. Muhalefet de üretim girdilerindeki maliyet artışları düşürülmeden getirilecek olan yasa teklifinin, seçim öncesi tribünlere oynamaktan başka bir şey olmadığı görüşünde.

Cengiz Aldemir

Hükümet Enflasyonla Mücadele Programı çerçevesinde ikinci yeni Hal Yasasını bu ay içinde TBMM’ye getirmeyi planlıyor. Yıllarca, üretici ve tüketicinin talebi olan ve haller kanunu olarak bilinen ‘Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’ 2010 yılında yürürlüğe girdi. Büyük umutlarla çıkarılan Yasa ile, her ürünün bir kimliği olacaktı. Sebze ve meyve ürünleri kayıt altına alınacak ve fiyatı en az yüzde 25 ucuzlayacak; “Tarladan sofraya ticarette güven” olacaktı. Yasanın getirdiği yeniliklerle üretici, tüccar, sanayici, tüketici ve devlet kazanacaktı. Aradan 8 yıl geçmesine rağmen bunların hiç biri olmadı.

‘YENİ HAL YASASINA GEREK YOK’

AK Partili milletvekilleri gelecek yasadan umutlu olduğunu söylüyor. Muhalef partileri ise ülkeyi yönetenlerin, “Hal Yasası değişirse, yaş meyve ve sebze fiyatı ucuzlar” yanılgısı içinde olduğunu söylüyor. Muhalefet, “sebze ve meyve fiyatının üreticide ucuz tüketicide pahalı olmaması için üretimden başlanarak maliyetlerin düşürülmesi, gerçek üreticinin belirlenmesi ve desteklerin arazi sahibine değil üretene verilmesi, kayıp ve kaçakların azaltılması ile marketlerin yüksek kar hırsının önlenmesi” önlemlerine dikkat çekiyor. Bunun için hal yasası değişikliğine bile gerek olmadığını savunuyor.

‘YENİ HAL YASASI BAŞARILI OLACAKTIR’

AK Partili bazı milletvekilleri, yasa teklifinin komisyona geldikten sonra değerlendirme yapacaklarını söylüyor. 2010 yılında çıkan hal yasasının tam tersine getirilecek olan yeni hal yasasının başarılı olacağını savunan AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi Halagazeteciyiz.net’e, “Tarlada 1 kuruş olan domatesi neden 5 liraya yiyelim? Gelecek yasa ile aradaki komisyoncuları ortadan kaldırmak amaçlanmaktadır. 2010 yılında çıkan yasa amacına ulaşamadı. Yeni hal yasası başarılı olacak ve halkımız ucuz meyve ve sebze yiyeceklerdir” dedi. “Fiyatların düşürülmesi için üretimdeki girdi maliyetlerini nasıl indireceksiniz?” sorusuna ise Çelebi, “Son dönemde dolara endeksli bir yükseliş oldu. Bu durum geçici ve geçmeye başladı. Gelecek yasa ile maliyetlerin yükselmesinin de önüne geçilecektir” yanıtını verdi.

Ekrem Çelebi

KOMİSYONCULAR: ALT YAPI HAZIRLANMALI

Yaklaşan yerel seçimler öncesi harekete geçen hükümet, fiyatları indirmek için Meclis’te çözüm arıyor ve fiyat artışları konusunda faturayı komisyonculara çıkartıyor. Komisyoncular ise kendilerine haksızlık yapıldığı görüşünde. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, “Üreticiler, Bağ-Kur piriminden kurbanlığına, ev masraflarından benzinine kadar, aklınıza ne gelirse komisyoncu arkadaşlardan tedarik etmekteler” dedi. Bu sektörde binlerce insanın ekmek yediğini hatırlatan Akcan, altyapı hazırlığı yapılmadan hal yasasının değişmesi ve komisyonculuğun kaldırılmasının yanlış olduğunu söyledi. Bu şekilde üretimin ette olduğu gibi tarımda da felakete doğru gideceğini savunan Akcan, “2-3 sene sonra sebzeyi de, et gibi ithal etmek durumunda kalırız” uyarısında bulundu.

‘ÇİFTÇİ VE ÜRETİM DESTEKLENMEDEN SORUN ÇÖZÜLMEZ’

İlhami Özcan Aygun

Bitkisel üretimde en çok kullanılan girdiler; mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, sulama, enerji ve işçilik” sıralamasını yapan CHP’nin Ziraatçi Milletvekili İlhami Özcan Aygun, gübre fiyatlarının son bir yılda yüzde 100’ün üzerinde arttığına dikkat çekti. TBMM Tarım Komisyonu Üyesi de olan Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, bu artışın çok büyük bölümünün son iki aylık dönemde olduğunu, çiftçinin şu anda gübre alamadığını ve yeni bir zammın kapıda olduğu endişesi yaşadığını dile getirdi. Üretim yerine ithalata yönelen bir ülkede her zaman üretim maliyetlerinin artacağını belirten Aygun, üreticinin alması gereken 2017 desteğinin kaynak yokluğu nedeniyle 2019 yılına kaldığını söyledi. Halagazeteciyiz.net’e konuşan Aygun, “Çiftçi ne zaman destek alacak belli değil. Taban gübresi arttı. İktidar çiftçiyi simsarların kucağına attı. Yüzde 100’e yakın dışa bağımlı olan gübre sektöründe dövizdeki artışa bağlı olarak fiyatlar arttı. Bu fiyat artışı gübre tüketimini düşürecek ve buna bağlı olarak üretim düşecektir. Aynı dönemde devletin Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) feragat ederek zamları tam olarak yansıtmamasına rağmen mazottaki fiyat artışı yüzde 50’ye yaklaştı. ÖTV yansıtıldığında çiftçinin mazot alması da çok zor olacak. Alıp üreten çiftçinin ürün maliyetleri de artmış olacak. Bu sadece gübre için böyle değil, diğer girdiler için de aynı sorunlar yaşanmaktadır” dedi. Aygun özetle, çiftçi desteklenmeden, üretim teşvik edilmeden sorunun çözülemeyeceğini ve yeni bir hal yasasına da gerek olmadığını savundu.

‘TARIM VE TOHUM TEKELLERİNE TESLİM’

Nusrettin Maçin

Halagazeteciyiz.net’e konuşan bir başka komisyon üyesi ve HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin ise çiftçinin tohum tekellerine teslim edildiğini söyledi. 2006 yılındaki tohum yasasını hatırlatan Maçin, “Ne yazık ki Türkiye, uluslararası tarım ve tohum tekellerine teslim edilmiş durumda. Tarım girdileri düşürülmeden toplumun hiç bir kesmini memnun edemezsiniz” dedi. Maçin, “Mazot, gübre, işçilik, su, elektrik ve diğer bütün girdiler düşürülmeden Türkiye’de fiyatları indirmekten bahsetmek mümkün değildir. Planınızı kayıp ve kaçakların azaltılmasına göre yaparsınız. Üreticiden doğrudan alan marketlerin yüksek kar hırslarını da buna uygun bir düzenleme ile çözebilirsiniz” önerisinde bulundu. Hükümet girdi maliyetlerinin düşürdüğü takdirde hal yasasına da gerek olmadığını da kaydeden Maçin, HDP’nin aralık ayı içinde köylü ve çiftçilerle bir araya gelerek, bu alanda neler yapılacağı konusunda ortak bir çalışma yapacağını söyledi.

‘AK PARTİ TRİBÜNLERE OYNUYOR’

Orhan Çakırlar

TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve İYİ Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar da üretim girdi maliyetleri düşürülmeden bu sorunun çözülmeyeceğinin altını çizdi. AK Parti’nin 2010 yılında çıkarttığı ilk hal yasasını hatırlatan Çakırlar, “Bu işi yaz boz tahtasına çevirdiler. Esas olan şey çiftçiye, üreticiye sahip çıkmaktır. Bu yapılan ise AK Parti’nin yerel seçimler öncesi tribünlere oynamasından başka bir şey değil” dedi. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nun 27. dönem de bir kez bile toplanmadığına dikkat çeken Çakırlar, “Ne yazık ki komisyonumuz bir kez bile toplanamadı. Bu konu öncelikle komisyonda enine boyuna konuşulmalıydı. Ortak akıl sonucunda çıkarılacak bir yasa olmalıydı ama ne yazık ki AK Parti bizi şaşırtmadı. ‘Biz yaptık oldu’ anlayışı işte. Bu olay şimdiden McKinsey olayına dönecek gibi görünüyor” diye konuştu.

MUHALEFETİN YENİ HAL MODELİ

Yeni Hal Yasasına katkı sağlamak için hükümet ve Bakan Albayrak’dan hiç bir öneri gelmediğini söyleyen milletvekillerinin yeni modele ilişkin önerileri de şöyle:

  • Sebze ve meyve hallerinin etkin çalışması için, market zincirleri, ve turizm işletmelerine tanınan üreticiden doğrudan ürün alma imtiyazının kaldırılarak hallerin yeniden birincil pazar olması sağlanmalı.
  • Sektörde her meslek grubunun tanımı, görev ve yetkileri yeniden ve net olarak belirlenmeli.
  • Haller “Sebze ve Meyve Ürün Borsası” şeklinde bir yapılanmaya kavuşturulmalı.
  • Üreticinin ürününü değerinde sattığı, ürünlerin uluslararası akredite laboratuarda analizinin yapıldığı bir yapı kurulabilirse o zaman üreticiden tüketiciye sağlıklı ürünler daha uygun fiyata ulaşabilir.