1918 doğumlu İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın 100. doğumgünü bütün dünyada özel etkinliklerle kutlanıyor. Bergman’ın sadece sinemada değil sanatın tüm dallarında nasıl dünyaya ilham kaynağı olduğunu anlamak isteyenlere özel bir sergi de Ankara Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde açıldı.

Altan Burgucu

“Bergman, filmlerinin çoğunu İsveç’te ve İsveçce gibi az konuşulan bir dilde çekmesine rağmen dünyayı etkiledi. Arkasında bugün tüm dünyada tanınan çok sayıda film, kitap ve tiyatro oyunu bıraktı. Bergman, 100 yaşında.”

İsveç’in yeni Ankara Büyükelçisi Annika Molin Hellgren; İsveç Enstitüsü, İsveç Büyükelçiliği ve Çankaya Belediyesi işbirliği ile hazırlanan Ingmar Bergman sergisinin açılışında Bergman’ı böyle tanıttı.

Bergman için söylenecek öyle çok söz var ki. Arkasında bıraktığı sayısız eser bir yana onun en büyük özelliği tam bir ilham kaynağı olması: Modaya, modern dansa, tasarıma, sinemaya.

1918 doğumlu İsveç’li yönetmen Bergman 9 kez Oscar’a aday oldu, 3 filmi En İyi Yabancı Dil’de Film Oscar’ını kazandı. Kariyeri 60 yıla yayılan yönetmen, bütün dünyada sadece Claire Denis, Martin Scorsese, Takashi Kitano gibi önemli yönetmenleri etkilemekle kalmadı, modern danstan, modaya sanatın her dalıyla ilgilenenlere ilham kaynağı oldu. Bergman’ın 100. doğumgünü bugün bütün dünyada kutlanıyor.

Çankaya Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’ndeki Bergman sergisinin hem Türkiye hem de İsveç için özel bir anlamı var. Büyükelçi Hellgren, Türk sanatçı Zülfü Livaneli’nin uzun yıllar İsveç’te yaşadığnı, İsveç vatandaşı da olduğunu hatırlatırken, Bergman sergisinin Türkiye ile İsveç arasındaki yakın dostluğun yeni bir göstergesi olduğunu söyledi.

İsveç Enstitüsü Bergman’ın doğumgününü kutlarken bu sergide Bergman’ın moda ve sanat dünyasına etkilerini ele alıyor. 60 ülkede gerçekleştirilen bu sergi, Bergman’ın filmlerinden kamera önü ve arkası görüntülerine derin bir ayna tutuyor. Sergi, yönetmenin tarz ve estetik bakış açısıyla Marimekko, Whyred, Indigofera gibi büyük moda evlerini, sanatın her dalındaki yaratıcıları nasıl etkilediğine dair gizemli ipuçlarıyla dolu.

İsveç Büyükelçisi Hellgren, Bergman’la ilgili çok sayıda belgesel çekildiğini de anlatırken, serginin açılışına katılan kalabalık sanatsever gruba Bergman’ın kimliğine dair de ilginç notlar aktardı. Öyle ki Bergman, sabırsız, beklentileri yüksek ve her zaman mükemmelin peşinde koştuğu için tüm dünyaca tanındı. Onun bu kişiliği hem kendisinin hem de çevresindekilerin üretmesine, yaratmasına ve kurgulamasına büyük katkı sağladı.

Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’ndeki Bergman sergisi sinema ile moda endüstrisi arasındaki etkileşimi de gözler önüne seriyor. Bergman’ın ikonik stilinin İsveç modasında yarattığı trendleri sergide görünce yüzünüze anlamlı gülümsemeler yayılacak. Bergman sergisi 17 Kasım 2018’e kadar açık olacak.

ONU BİLMEYEN YOK

“Yaşlanmak bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş açınız genişler” sözünün sahibidir Bergman. Onun filmlerini seyredenlerin Dostoyevski romanlarının hazzına erdiği söylenir. Bergman “İnsanla, tanrı arasındaki ilişkiyi irdelemeyen hiçbir sanat eseri düşünemiyorum” sözüyle, Dostoyevski’yle olan bağını kendisi açıkça ortaya koymuştur. Dahidir, elli senedir aynı kıyafetleri giydiği görülmüştür ama o kıyafetler modanın en çok konuşulan trendlerini yaratmıştır. İnsan psikolojisini, gel-gitleri harika yarattığı da söylenir. Nitekim onu bilmeyen yoktur. Bergman’ı duyup da, etkilenmeyen kalmayacaktır. İyi ki doğdun Ingmar Bergman.