Hayvanlar için Bir KATLİAM yasası mı hazırlanıyor?

0
724

Gün geçmiyor ki kedi ve köpek yavrularının bacakları kesilmiş işkence edilmiş halde haber ve görüntüleri yer almasın. Bu durum toplumu derinden etkilerken, yükselen tepkiler Hükümeti yeni bir yasa yapmaya zorluyor. Hayvanseverler çıkarılacak yasanın hayvanın da bir canlı ve yaşam hakkı olduğunun dikkate alınarak hazırlanmasını istiyor.

Cengiz Aldemir

Sokak hayvanlarına yönelik şiddet haberleri artınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bu yasa hâlâ neyi bekliyor? Bir an önce çıkartın” sözleri üzerine, uzun süredir bekleyen yasa ile ilgili çalışmalar hızlandırıldı. 300’ü aşkın hayvan hakları örgütünü temsilen kurulan, ‘Hayvan Hakları Yasama İzleme Komisyonu’ da geçen hafta TBMM’de, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda görüşmeler yaptı.

‘HAYVANLARI ÖLÜME GÖNDERME OYUNU MU?’

Hayvan severler, hayvanlara karşı işlenen suçların TCK kapsamına alınması için yıllardır mücadele ediyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Hayvanların Yaşama Hakları Konfederasyonu (HAYKONFED), Başkanı Nesrin Çıtırık, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü (DKMP) bürokratlarının yasa hazırlığına dikkat çekti. Daha önce, “Kısırlaştır-Aşıla-Aldığın Yere Bırak” şeklinde düzenlenen Hayvan Hakları Kanunu’nun 6. maddesinin değiştirileceği iddiasında bulunan

Çıtırık, bürokratların hazırladığı yasa taslağı ile “tüm sokak hayvanlarını sürgüne, ölüme, esarete gönderme oyununu bir kez daha sahneleme hazırlığı içinde olduklarını” ileri sürdü.

Nesrin Çıtırık

Çıtırık, “Her yasama döneminde, Hayvanları Koruma Kanunu’nda iyileştirme yapma iddiası ile yasa taslağı hazırlayan bakanlık bürokratları, yine sokak hayvanlarını bir şekilde yok etmeye zemin hazırlayacak yeni düzenlemeler peşindeler” iddiasında bulundu. Bakanlık bürokratlarının sorularını yanıtlamaktan kaçındığını da belirten Çıtırık, belediyelerin hayvan barınaklarını da “ölüm kampı, sürgün kampı” olarak nitelendirerek, buralara bir kez bile gitmemiş bürokratların yasa hazırlığı yapmasını eleştirdi. Kendilerinden, diğer STK’lardan görüş alınmadan, bilgi verilmeden hazırlanan taslağın TBMM Çevre Komisyonu’na gönderilmek istendiğini söyledi. Çıtırık, yeni taslağın hayvanlar açısından “yeni bir katliam yasası” olmasından duydukları endişeyi dile getirdi.

DKMP Genel Müdürü’nün köpekten korktuğunu söylediğini de aktaran Çıtırık, “Düşünün, ‘Sokaklarda köpek olmaz’ diyen bir genel müdürün hazırlatacağı yasa taslağından ne beklenir. Yorumu kamuoyunu takdirine sunuyoruz” dedi.

‘KANUNUN ADI HAYVAN HAKLARI OLSUN’

Bu konuda bir teklif hazırlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da halagazeteciyiz.net’e yaptığı açıklamada, çıkarılacak yasanın adının Hayvan Hakları Kanunu olması gerektiğini söyledi. Karaca, yeni yasada, ‘süs hayvanı’ tanımının çıkarılması, hayvanlara karşı işlenen suçların 2-4 kat arttırılması ve yeni hayvanat bahçelerinin açılmaması gibi maddelerin yer almasını istedi.

‘BU YASA TÜM PARTİLERİN SAMİMİYET TESTİDİR’

Bugüne kadar Meclis’e Hayvan Haklarıyla ilgili birçok yasa teklifi sunulduğunu ancak dikkate alınmadığını hatırlatan Karaca, “Hayvan Hakları başta AKP olmak üzere TBMM çatısı altındaki tüm partiler için artık bir samimiyet testidir” dedi. Cumhurbaşkanı ve Bakanı seçmene verdikleri sözü tutmaya da çağıran Karaca, kendi tekliflerinin kapsayıcılığından daha dar olmamak koşuluyla her türlü öneriye açık olduklarını ve düzenlemenin acilen komisyonlarda görüşülüp TBMM Genel Kurulu’na getirilmesini istedi. Karaca parlamentodaki partilere, “27. döneminin ilk yasası olmadı ama gelin bir ay içinde teklifimizi görüşüp bu yasayı birlikte çıkaralım” çağrısı yaptı.

‘HAYVANLAR DA YAŞAMA HAKKINA SAHİP’

Hayvanlara karşı yapılan ihlaller için yasada kabul edilen yaptırımların, fiil ile ceza arasındaki uyumsuzluk nedeniyle suçun kendisini önemsizleştirdiğini belirten HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise parti olarak bu konuyu çok önemsediklerini, kanun tekliflerinin yanı sıra konuyu bir çok kere meclis gündemine taşıdıklarını hatırlattı. Meclis bahçesine sığınan bir köpeği severken konuştuğumuz Kerestecioğlu, mevcut yasaya göre bir hayvanı öldürmenin, kapalı alanda sigara içmeyle, gürültü yapmayla eşdeğer tutulduğu örneğini verdi.

Kerestecioğlu, “Bu durum, yasada ifade edilen cezanın bile uygulanmaması sonucunu doğurmaktadır. Benzer şekilde, ceza tespitinde ‘Sahipli/sahipsiz hayvan’ ayrımının yapılması, öngörülen ceza ne olursa olsun hayvanın bir ‘mal’ olduğu algısını güçlendirmektedir. Hayvanlar ayrıca ev/süs/kontrollü hayvan olarak ayrılmakta, hayvanların refahına ilişkin bütünsel bir perspektif yerine faydacı bir koruma anlayışı devreye sokulmaktadır. Oysa hayvanlar dünyada insanlar kadar yaşama hakkına sahip olan eşdeğer canlılardır. İnsan merkezci, egoist yaklaşım hayvanlara yönelik şiddetin yaygınlaşması sonucunu doğurmaktadır” diye konuştu. Kerestecioğlu, hayvanlara karşı yapılan şiddet ile siyasette ve toplumda giderek derinleşen şiddetin bağlantılı olduğunu da ifade etti.

Hayvan Hakları Yasama İzleme Komisyonu’nun talepleri

Yasa teklifi için bir araya gelen 200’e yakın STK ve platformdan oluşan “Hayvan Hakları Yasama İzleme Komisyonu” nun talepleri ise şöyle:

‘ALDIĞIN YERE BIRAK’

Mevcut kanunun 6. maddesindeki, “Kısırlaştır, aşılat, aldığın yere bırak” ifadesindeki “Aldığın Yere Bırak” ilkesinin asla değiştirilmemesi. Kısırlaştırma, temel hayvan sağlığı prensipleri dâhilinde yurt çapında, hayvanların yaşam haklarını gözeterek uygulanmalıdır. Aksi takdirde belediyelerin ölüm kampı barınaklarında on binlerce hayvan toplanmaya ve yurt genelinde, sokaklarda büyük katliamlar yaşanmaya devam edecektir.

HAPİS CEZASI 2 YIL 1 AY OLSUN

“Şiddet, vahşet, işkence, tecavüz, zehirleme” gibi olaylarda verilecek hapis cezasının, 2 yıl 1 aydan başlaması gerekir.

İnsanlardan hayvanlara gelen vahşetin bin misli belediyeler tarafından yapılmaktadır. Vahşet ve şiddet uygulayan belediye görevlileri de mutlaka ceza kapsamına alınmalıdır.

Mevcut kanunda, mevzuatı uygulamayan belediyeler üzerinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın idarî yaptırım yetkisi yoktur. Bakanlık görevlilerine, belediyeler üzerinde, ‘İdari Yaptırım Yetkisi’ tanınmalıdır.

İnsanlar gibi yaşama hakkı olan, ancak ölmesi için Ankara kırsalına bırakılan o hayvanlardan bazıları Halagazeteciyiz.net’in objektiflerine  böyle yansıdı: