Muhalefetten hükümete tavsiye: ‘İnsana bakışınız değişmeli!’

Doktor ve hemşireler başta olmak üzere sağlık çalışanlarına şiddet dur durak bilmiyor. Sağlıkta şiddeti önleme adına Meclis’te görüşülen yasa teklifi ise şiddeti önlemekten uzak. Hükümet,  teklifin, kapsamlı ve şiddeti bitirecek bir çalışma olduğunu savunurken; muhalefet ise hükümete, “İnsana bakışını değiştirme” ve buna uygun düzenleme getirme önerisinde bulunuyor.

Cengiz Aldemir

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti önleme adına getirilen torba yasa teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda görüşülüyor. Teklifin görüşülmesi sırasında sık sık gerginlikler yaşanırken, KHK ile görevden uzaklaştırılan hekim milletvekillerinin anlatımları da yasa teklifinin içeriğinin vehametini ortaya koyuyor.

SAĞLIKTA ŞİDDET RAKAMLARI DUDAK UÇURTUYOR

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) komisyona ilettiği rakamlara göre son 5.5 yıldaki şiddet olayları 79 bin 946’ya ulaştı. 34 bin 510 dosyanın incelemeye alındığı, 4 bin de davanın açıldığı da yine komisyona iletilen bilgiler arasında.

TTB’nin verilerine göre, ‘Alo 113’ hattına beş buçuk yılda doktor, hemşire, hasta bakıcı, 112 çalışanı tarafından 79 bin 946 şiddet başvurusu yapıldı. 2013 yılında 10 bin 715 olan şiddet mağduru sağlık çalışanının sayısı, 2014’te 11 bin 174’e, 2015’te 11 bin 881’e, 2016’da 13 bin 011’e, 2017’de 13 bin 509’a çıktı. 2018’in ilk altı ayındaki rakam ise 7 bin 656’ya ulaştı. Adliyeye yansıyan şiddet olaylarının 4 bin 847’sinin iddianamesi tamamlandı ve dava açıldı. Binlerce soruşturma ise savcılık aşamasında.

EMİR: TEKLİF YENİ HİÇ BİR ŞEY GETİRMİYOR

CHP’nin hekim kökenli Ankara Milletvekili Murat Emir, Halagazeteciyiz.net’e sağlıkta şiddeti ve görüşülen teklifi değerlendirdi. İktidarın 16 yıldır bu konuda hiç bir şey yapmadığını belirten Emir, “Şimdi yaparmış gibi görünmek son derece yanlış. Bu kanun teklifinin aslında yeni hiçbir şey getirmediğini ifade etmek zorundayım. Sanki başka bir şey getiriliyormuş gibi anlatılıyor. Getirmiş olsalar şimdi bir çok sağlıkçı şu anda yaşıyor olacaktı. Sakat kalmayacaktı” dedi. Sağlık alanındaki şiddetin giderek arttığını da dile getiren Emir, “Sağlıkta şiddet sorununun, ceza yasasındaki hüküm ağırlaştırmasıyla veya sağlıkçıların ifadelerinin, karakolda değil de sağlık merkezinde alınmasıyla çözülemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Bu kapsamlı, etraflı, çok katmanlı bir sorundur. Çok derinlikli bir yaklaşımda bulunmamız gerekiyor” dedi.

’28 YILLIK HEKİMİM KHK İLE İHRAÇ EDİLDİM’

HDP Kocaeli Milletvekili Doktor Ömer Faruk Gergerlioğlu ise kendisinin KHK ile meslekten ihraç edilmiş bir doktor olduğunu hatırlattı. KHK ile ihraç edilen doktorların yaşadıkları travmaları anlatan Gergerlioğlu, konunun vicdanla alakalı olduğunu söyledi. Doktorların aldığı eğitim ve yaşam felsefesinin teröristliğe uygun olmadığını ileri süren Gergerlioğlu, “İnsanları boş gerekçelerle işinden edenlerin önce bunu bilmesi gerekir. Ben 28 yıllık hekimim. Beni ihraç edenler sadece bana kötülük yapmakla kalmadı, binlerce hastama da kötülük yaptı” diye konuştu.

Doktorların insan hayatıyla ilgili kararlar aldığını dile getiren Gergerlioğlu, hekimlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğunun altını çizdi.  Gergerlioğlu böyle bir meslek grubunun basit siyasi gerekçelerle, ispatlanmamış birtakım nedenlerle bir anda sokağa bırakılmasının insani ve vicdani hiç bir yanının olmadığını söyledi.

‘BASKI ORTAMNDA ŞİDDET ÖNLENEMEZ’

Gergerlioğlu gibi KHK ile meslekten ihraç edilen bir diğer isim ise Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Doktor Nazır Cihangir İslam.  Sağlık çalışanlarına şiddet konusunda ne kadar hukuki tedbir alınırsa alınsın, bunun siyasi bir arka planı olduğunu savunan Cihangir İslam, bir çok alanda şiddete dikkat çekti. İslam, “Bunların sosyolojik arka planına biraz eğilelim. Ben, bunların nedeninin, bu toplumun kendini siyasi olarak rahatça ifade edememesine bağlıyorum. Bu baskı ortamı sürdürüldüğü sürece bu şiddeti sadece cezai ve caydırıcı tedbirlerle ortadan kaldırmanız mümkün değil. İnsana bakışınız değişmelidir” dedi.

‘DEVLET BU TEDBİRİ KOYABİLİR’

Komisyonda eleştirilere yanıt veren Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammet Güven ise yasa teklifinin kapsamlı bir çalışma olduğunu ve sorunu büyük ölçüde çözeceğini savundu. Meslekten ihraç edilen doktorlar hakkında yapılan eleştirilere ise Güven, “Devlet eğer bir kişiye, ‘Ben seninle çalışmıyorum, sana güvenmiyorum’ diyorsa devletin, sağlığını korumak, güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu insanları da teslim etmeme hakkı vardır. Devlet bu tedbiri koyabilir” diye yanıt verdi.

‘ÖZEL SEKTÖRDE İŞ BULAMAZSINIZ’ DEMEK SON DERECE YANLIŞ

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, bir hekimin çalışamaz hale getirilemeyeceğini, Devletin, objektif kurallara göre, “Ben seninle çalışmak istemiyorum” diyebileceğini ancak “Özel sektörde de iş bulamazsınız” demenin son derece yanlış olduğunu anlattı. Herkesin özgürce bir iş yaşamına sahip olması gerektiğini kaydeden Demirtaş, düzenlemenin “intiharlara yol açacağını” savundu. Demirtaş, “Kul hakkı yemeyelim. FETÖ ile mücadele devam etsin ama bunları hukuk içerisinde yapalım.” çağrısında bulundu.

PEKGÖZEGÜ: 5. MADDE SOYKIRIMI MADDESİDİR

Komisyon Üyesi HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, ihraç edilen hekimlerin SGK ile bağlantılı özel sektörde de çalışmasının önlenmesi başta olmak üzere teklifle, yeni bir vatandaşlık statüsünün tanımlandığını savundu. Pekgözegü, “Bazıları vatandaş ama bazıları vatandaş olamıyor. OHAL kanunlarından etkilenen 160 bine yakın kamu emekçisini ve onların çevrelerini yurttaşlık statüsünden çıkarıyorsunuz” diye konuştu. Pekgözegü’nün, ihraçları düzenleyen 5. madde için “bir soykırım maddesidir” sözleri AK Partili milletvekillerinin tepkileri ile karşılandı. Pekgözegü’nün sözlerini geri almasını isteyen AK Partili vekillerle HDP’li vekiller arasında karşılıklı sataşmalar yaşandı.