24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala Ankara kulislerinde Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını kazansa bile partisi AK Parti’nin meclis çoğunluğunu kaybedeceğine ilişkin senaryo öne çıkıyor. Peki bu durum Türkiye için ne anlama geliyor?

Hilal Köylü

24 Haziran seçimlerine sayılı günler kaldı. Ankara kulislerinde seçim sonuçlarına ilişkin senaryolar, analizler konuşuluyor. Bunlardan, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını kazansa bile partisi AK Parti’nin meclis çoğunluğunu kaybedeceğine ilişkin senaryo öne çıkıyor. Peki bu durum Türkiye için ne anlama geliyor?

Bu analizde sorunun ilk bölümünü yanıtlayacağız. O yanıt da, Türkiye’de 16 Nisan 2017’de yine AK Parti tarafından referanduma götürülen ve toplumun yarısının karşı çıkmasına karşın kabul edilen anayasa değişikliğinde yatıyor. Çünkü 24 Haziran’da Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını yeniden kazanmasıyla birlikte anayasa değişikliğinin öngördüğü ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ yürürlüğe girecek. Sistem, Erdoğan kazanmasa da yürürlüğe girecek ama Erdoğan’ın dışındaki tüm cumhurbaşkanı adayları ve muhalif partiler bu sisteme karşı çıktığı için vatandaşa Türkiye için parlamenter sisteme dönüş vaadettiler ve kazanmaları durumunda ülkede bir restorasyon döneminin başlayacağını duyurdular.

GÜÇSÜZ MECLİS

16 Nisan referandumunda kabul edilen anayasa değişikliğine karşı çıkarken muhalefetin en güçlü argümanı meclisin sistemde tamamen güçsüz hale getirileceği idi. Erdoğan’ın da bu argümanı tersine çevirmek için hamle yapması kimseyi şaşırtmadı ve o 24 Haziran kampanyasını “Güçlü meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye” sloganıyla yürüttü.

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını kazanması durumunda uygulanmaya başlayacak anayasa değişikliği maddelerine bakıyoruz:

YÜRÜTME TEK KİŞİDE TOPLANIYOR

  • Değişiklikle birlikte meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı gün yapılması öngörüldü. Cumhurbaşkanı ve parlamento seçiminin 3 Kasım 2019’da yapılması planlanmıştı. AK Parti – MHP ortaklığı, bu tarihi 24 Haziran 2018’e çekti. Anayasa değişikliğine göre cumhurbaşkanı, parti başkanı ise meclis seçimine girecek milletvekillerini de belirleyebiliyor. Erdoğan’ın partisi AK Parti’den meclise girecek milletvekillerini belirlemesi gibi. Anayasa hukukçuları cumhurbaşkanının milletvekillerini belirlemesinin ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesine ters düştüğüne dikkat çekiyor.
  • 24 Haziran’dan sonra meclisin 4 yıllık olan seçim dönemi 5 yıla çıkmış olacak. Anayasa değişikliğindeki bu madde de ‘halk tarafından gerçekleştirilen siyasi denetimin seyrekleştirilmesi’ olarak görülüyor.
  • 24 Haziran’dan sonra meclisin bütçe konusunda sahip olduğu kanun teklifinde bulunma yetkisi cumhurbaşkanında olacak. Cumhurbaşkanınca teklif edilen tasarının meclis tarafından yürürlüğe konmaması durumunda cumhurbaşkanı bir önceki senenin bütçesini kullanmaya devam edebilecek.

CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ

  • 16 Nisan anayasa değişikliği yürütme organında ciddi değişiklikler öngörüyor. 24 Haziran’dan sonra başbakan ve bakanlar kurulu tarihe karışacak. Onların sahip olduğu tüm yetkiler cumhurbaşkanına devredilecek. Cumhurbaşkanı hem kaldırılan kurumlara ait yetkiler, hem de kendisine verilen bir takım yeni yetkilerle donatılmış olarak yürütme yetkisini tek başına kullanabilecek. Cumhurbaşkanının yasama yetkisi dikkat çekecek.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi için meclis tarafından yetki kanunu çıkartılmasına gerek kalmayacak ve bu kararnameler olağan dönemlerde sonradan meclis onayına da sunulmayacak. Yürütmeyi ilgilendiren her alanda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartılabilmesi mümkün olacak.
  • Meclis sonradan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmiş olan konuda bir kanun yapacak olursa cumhurbaşkanlığı kararnamesi geçersiz olacak.
  • Eğer bir kanun cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmeyerek meclise geri gönderilirse, kanunun yasalaşabilmesi için meclisin aynı kanunu 301 milletvekilinin oyuyla aynen kabul etmesi gerekecek. Bazı hukukçulara göre bu, genel olarak kanun yapımının ve özellikle de cumhurbaşkanı kararnamesi ile düzenlenmiş alanların sonradan meclisin kanun çıkartarak değiştirmesinin zorlaştırıldığı anlamına geliyor.

SEÇİMLERİ YENİLEME YETKİSİ

  • Anayasa değişikliği cumhurbaşkanına kendi seçimlerini yenilemek kaydıyla milletvekili seçimlerini yenileme yetkisi de verdi. Kimi anayasa hukukçuları, bu yetkinin teknik anlamda ‘fesih yetkisi’ olduğu ve yürütme karşısında meclisi güçsüzleştirdiği eleştirisinde bulunuyor. Meclisin de iki seçimi yenileme yetkisi bulunuyor. Ancak meclisin bunu gerçekleştirebilmesi için 360 vekilin oyu gerekiyor. İşte bu düzenleme de 24 Haziran’dan sonra Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını kazanması ama partisinin meclis çoğunluğunu yitirmesi durumunda seçimleri yenileyip yenilemeyeceğine dair işaretler taşıyor. Erdoğan, seçimleri yenilemek isterse kendi ‘cumhurbaşkanlığı’ görevini de yenilemek zorunda kalacak. Ancak buna vatandaşın tepki vereceğine dair AK Parti kulislerinde ciddi hesaplamalar yapılıyor.
  • Cumhurbaşkanı, yardımcılarını ve bakanları atama yetkisine sahip olacak. Atamalar herhangi bir kontrolden geçmeyecek. Atanacak kişiler milletvekili olmak zorunda da değil. Hukukçular, meclis dışından atamaların, seçimle gelmeyen kişilerin yürütme yetkilerini kullanabileceğine, meclis üyeleri arasından yapılacak atamalarda cumhurbaşkanına yasama üzerinde etki olanağı vereceğine dikkat çekiyor.
  • Cumhurbaşkanı, üst kademe kamu yöneticilerini atama ve görevlerine son verme yetkisine de sahip olacak. Bu yetkinin sınırları belirlenmediği gibi atama usulleri ve esasları da cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenebilecek. Bu değişiklikle cumhurbaşkanın hem “kanun koyucu” hem de onun “uygulayıcısı” olacağı belirtiliyor.

OHAL İLANI

  • Cumhurbaşkanı OHAL ilan edebilecek ve OHAL’i ilgilendiren her konuda kararname çıkartabilecek. Bu kararnamelerle, olağan dönemde çıkartılanların dışında “hak ve ödevlerin kısıtlanabileceği ya da bu hakların kullanımının tamamen durdurulabileceği” gerekçesiyle eleştiriliyor. Kararnameler çıkartıldıktan sonra meclis onayına sunulmak zorunda.
  • Cumhurbaşkanının görev süresi de iki dönemle (5+5) sınırlı olmasına rağmen ikinci döneminde meclis seçimleri yenileme kararı verirse, cumhurbaşkanı üçüncü kez aday olabilecek.
  • Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlar kuruluna ait yetkileri devralıyor ancak onların tabi olduğu denetim usullerine tabi olmuyor. Anayasa değişikliği meclisin sahip olduğu gensoru ve sözlü soru yetkisini kaldırıyor, yazılı sorular da sadece cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yöneltilebiliyor. Bu değişiklik ile “yürütmenin meclis tarafından siyasi denetiminin kısıtlanacağı” gerekçesiyle eleştiriliyor.
  • Cumhurbaşkanı yargılanabilecek mi?  Suç işlediği iddiasıyla meclis soruşturması mümkün. Ancak soruşturma zorlaştırılıyor. Cumhurbaşkanını hakkında soruşturma önergesi için 301, soruşturma açılabilmesi için 360, soruşturma sonucunda Yüce Divan’a sevk için 400 milletvekilinin oyu gerekiyor.