Rahip Brunson’ın serbest bırakılması konusunda Ankara’yla anlaşamayan Washington yönetimi diplomatik yaptırımlardan sonra ekonomik yaptırımlara başladı. Ankara ise bu yaptırımlara ABD’yle müttefiklikten kopup, Rusya ve Çin’e yönelmekle karşılık verileceği mesajıyla direniyor. Peki bu direniş sonuç verebilir mi?

Hilal Köylü

“Erdoğan boş tehditler savuruyor. ABD’yle krizin biteceğine ilişkin umudum her geçen gün azalıyor.”
Bu sözler Türkiye’nin bir dönem Washington Büyükelçiliği görevini de yapmış, Türk-Amerikan ilişkilerindeki tüm incelikleri bilen en iyi isim olarak tanınan emekli büyükelçi Faruk Loğoğlu’na ait.
Türkiye’de ‘örgüt üyeliği ve casusluk’ suçlamasıyla 20 ay tutuklu kaldıktan sonra ev hapsine alınan Rahip Brunson tamamen serbest kalmadı diye Türkiye’yi hedef tahtasına oturtan ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la adeta bilek güreşi yapıyor. Trump, Türkiye’ye geniş yaptırımlar uygulanacağını sosyal medyanın en popüler adresi Twitter’dan duyurduktan hemen sonra ABD Hazine Bakanlığı, Türk İçişleri ve Adalet bakanlarına dönük yaptırım kararını devreye soktu. Bakanlarla her türlü iletişimi kesen ABD yönetimine, ‘misliyle karşılık’ vermekte gecikmeyen Ankara, bir sonraki adımda ABD’nin ekonomik yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldı.
Türkiye’den çelik ve alimünyum ithalatındaki ek vergi oranlarının artırılacağını yine Twitter hesabından duyuran Donald Trump, Türk Lirası’nın Amerikan doları karşısında devrildiğini de Twitter mesajında yazmaktan geri durmadı. Öyle ki, Türkiye’de o saatlerde döviz kurunda uzun süredir yaşanan tarihi yükselişler rekor üstüne rekor kırdı. Doların 6 buçuk, Euronun da 7 buçuk seviyesine geldiği süreçte Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı Türkiye’nin onuruyla oynamakla suçladı. Türk halkına döviz ve altın bozdurma çağrısını yineleyen Erdoğan, Trump’ın tavırları karşısında NATO müttefiki Türkiye’nin Rusya ve Çin gibi yeni ülkelerle müttefiklik arayışlarına girmesinin kaçınılmaz olduğuna vurgu yaptı.

‘TÜRKİYE KAYBEDİYOR
Şimdi sadece Ankara’da değil tüm dünya başkentlerinde sadece Türkiye ile ABD arasındaki krizin bitip bitmeyeceği değil NATO müttefiki Türkiye’nin NATO’dan kopup kopamayacağı sorulmaya başlandı.
“İşte bu soru çok tehlikeli. Adamlar zaten Türkiye’nin AB üyeliğini her durumda zora sokuyorlar. Türkiye’nin NATO üyeliğini sorguluyorlar. Ve Türkiye ne yazık ki, onların eline koz üstüne koz veriyor.” ABD ile yaşanan krizde gelinen noktanın yarattığı duruma bu sözlerle dikkat çekiyor Büyükelçi Loğoğlu. Erdoğan’ın NATO’yu bırakıp Rusya ve Çin’e yönelinebileceğini açıklamasının, Trump’ı hedef alan alan açıklamalar yapmasını “boş tehdit” olarak yorumlayan Loğoğlu, Amerika’nın sadece Türkiye’yle değil nerdeyse tüm dünya ülkeleriyle ticari savaş yürüttüğüne dikkat çekiyor. Loğoğlu, “Neden diplomasiyi devreye sokmuyoruz ki. Neden Trump’ın kabadayılıklarına aynı dille cevap verelim, neden tehditler ikili ilişkilere hakim olsun” sözleriyle ikili ilişkilerde gelinen düzeye hayıflanıyor. Türkiye’nin Rusya’yla zaten yakın olduğunu, NATO dışı arayışların Türkiye’yi büyük kayıplara uğratacağını öngören Loğoğlu, “Kriz ilerledikçe Türkiye kaybediyor” diyor.

‘KABADAYILIK SARMALI’
Peki ABD ile kriz bitecek mi? Loğoğlu, her geçen gün umudunun tükendiğini söylüyor. “İkili ilişkilerde kabadayılık ve tehdidin hakim olduğu yanlış bir sarmala yakalandık” tespiti yapan Loğoğlu, bu sarmalın ‘aklı-selim bir diplomasi hamlesi’yle son bulmadıkça Türkiye’ye karşı yeni yaptırımları beraberinde getireceği uyarısı yapıyor. Loğoğlu, krizin bundan sonraki süreçte “Büyük felaket” olarak anılabileceği endişesini paylaşırken, ‘çok geç olmadan’ ABD ile iletişimi rayına oturtabilecek bir hükümet-diplomasi stratejisinin geliştirilmesi gerektiğini anlatıyor.

LAVROV ANKARA’DA
Ankara-Washington hattında gerilimin tırmandığı bir dönemde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Ankara’ya geliyor. Lavrov’un Ankara ziyareti, Rus savaş uçaklarının Halep’in batısında yani İdlip’e komşu bölgelerde saldırılar düzenlediği zamana denk gelmesi açısından da dikkat çekiyor. Hem ABD ile yaşanan gerilimi hem de İdlip’teki gelişmeleri Lavrov ile değerlendirecek Ankara’nın önümüzdeki süreçte atacağı adımları dünya kamuoyu yakından izliyor. Ankara’daki diplomatik kaynaklar, ABD ile müzakerelerin bitmediğini belirtirken önümüzdeki süreçte ikili ilişkilerde diplomasinin daha çok öne çıkacağını dile getiriyor. Diplomasinin nasıl sonuçlar getireceğini de hep birlikte göreceğiz.