“CNN’deki atamalar bile AKP onayında”

0
951

Hala Gazeteciyiz. Net tarafından düzenlenen, “80’lerden Günümüze AKP Medyasının Oluşumu, Sermaye Değişimleri ve Emek Rejimleri” panelinde günümüzde medyanın geldiği durum “CNN’deki atamaların bile AKP’nin onayından geçtiği bir süreç” sözüyle özetlendi.

Halagazeteciyiz.net

Son dönemdeki politikaların hedefi olarak, işsiz bırakılan, mesleklerinden el çektirilen gazeteciler ve akademisyenlerin ortaklaşa kurduğu alternatif bir bilgi paylaşma platformu Hala Gazeteciyiz.Net akademisyenlerin raporlarından oluşan “80’lerden Günümüze AKP Medyasının Oluşumu, Sermaye Değişimleri ve Emek Rejimleri” panel ve söyleşisi düzenledi.

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda, kolaylaştırıcılığı KHK ile Ankara Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi’nden (İLEF) ihraç edilen Doç. Dr. Tezcan Durna’nın yaptığı panele konuşmacı olarak A.Ü. İLEF’ten ihraç edilen Doç. Dr. Gülseren Adaklı, Marmara Üniversitesi ( MÜ) İletişim Fakültesi’nden ihraç edilen Araştırma Görevlisi Emre Tansu Keten katıldı.

Panelin sunuş konuşmasını Gazeteci – Yazar Sibel Hürtaş yaptı.

Sibel Hürtaş

Hala Gazeteciyiz.net projesinden bahseden Hürtaş, işsiz gazeteciler ve ihraç akademisyenleri bir araya getiren yayın platformunu 6 aydır sürdürdüklerini söyledi. İktidarların baskı dönemlerinde en önemli hedeflerinin gazeteciler ve akademisyenler olduğunu belirten Hürtaş, şunları söyledi:
“Baskıcı iktidarların hedef aldığı ilk iki yapı; akademisyenler ve gazetecilerdir. Son iki yılda 160 gazeteci cezaevine girdi, 1000’e yakın gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi, ekonomik krizle birlikte kapatılan gazeteler düşünüldüğünde şu an tam olarak kaç gazetecinin işsiz kaldığını bilmiyoruz. Yüzlerce akademisyen üniversitelerden ihraç edildi. Hala Gazeteciyiz.net akademisyenler ve gazetecilerin dayanışma platformu olarak ortaya çıktı. Akademisyenler ve gazeteciler, kurumlarından atılsalar da kendi mecralarını yaratabileceklerini gösterdiler. Bu dayanışma devam edecek.”

AKADEMİK ÇALIŞMA YAPMAK ZORLAŞTI

Doç.Dr. Tezcan Durna

Doç. Dr. Tezcan Durna, BAK bildirisine imza attıktan sonra yaşadıkları süreci anlattı ve projenin akademisyen ayağına değindi. Durna, Türkiye’deki medyanın geldiği noktayı anlatmaya çalıştıklarını kaydederek, “İhraç edilen akademisyenlere de çalışma yapma ortamı yaratmaya çalıştık ve 6 rapor hazırladık. Yazdıklarımızın  paylaşılmasını istedik” diyerek toplantıyı düzenlemelerindeki amacı aktardı. “Akademi dört duvardan ibaret değildir” iddiasıyla ihraç edilen akademisyenlerin bilim üretmeye devam ettiklerini ifade eden Durna, çeşitli oluşumlar kurduklarını ekledi. Durna, kurumsal akademide akademik çalışma yapmanın giderek zorlaştığını belirtti.

AKP Medyasının Tarihsel Arkaplanı: Neoliberal Medya Mimarisinin Bir Kroniği (1980-2002)

AKP Döneminde Türkiye’de Değişen Medya Sermayesi

Medya Raporu (Haziran-2018): Medya Endüstrisinde Emek Rejimi ve Sendikal Örgütlenme

Medya Raporu-4 (Temmuz-2018): AKP’nin 15 yıllık iktidarında medya ve toplumsal cinsiyet

Medya Raporu-5 (Ağustos-2018): Türkiye Anaakım Medyasında Ayrımcılık ve Nefret Söylemi: Quo Vadis

Medya Raporu-6: AKP Döneminde Medya Çalışanlarına Yönelik Baskı ve Cezalandırmalar: “Medyanın üzerinde gezen kılıç”

 

‘GÖRÜLMEMİŞ DÜZEYDE’

Doç.Dr. Gülseren Adaklı

Doç. Dr. Gülseren Adaklı medyadaki iktidar ilişkilerine bakarak akademik çalışmalarını yaptığını söyleyerek, Thomas Jefferson’un “Demokrasilerin değişim aracı paradır” sözünü aktardı ve basının patronlar lehine yaşadığı dönüşümü anlattı. Adaklı, AKP’nin iktidara gelmesiyle medyanın yaşadıklarıyla ilgili “Tarihten bu yana hükümetler medyayı dizayn etmek ister. 2000’lerde AKP’nin kendi medyasını yaratmak için yaptığı en önemli şeylerden birisi Uzan Grubunu tasfiye etmek oldu. AKP medyası dediğimiz şeyin ilk ışığı da Sabah- ATV grubunun satılmasıyla yakıldı. Türkiye’ de bugüne kadar görülmemiş düzeyde medyanın hükümet ve devletle yakınlaştığı bir süreci yaşıyoruz. Ben bu kadar yakınlaşmayı bugüne kadar görmedim” diye konuştu.

‘CNN ATAMALARI BİLE’

Ar. Gör. Emre Tansu Keten

Araştırma Görevlisi Emre Tansu Keten, AKP dönemindeki emek rejiminde yaşanan değişim ve sendikasızlaştırma sürecinden bahsetti. Keten, gazetecilerin işçileştiğini ifade ederek, güçlü sınıf hareketinin olduğu dönemlerde gazetecilerin işçi hareketlerini güçlendirdiğini söyledi. Keten,  TGS’nin örgütlenmesinden, üyelerinin geçmişte çıktığı greve karşı patronların ilan ettiği lokavttan ve sonunda gazetecilerin çıkardığı Basın Gazetesinden söz etti. Keten, şu anki medyanın AKP’nin eline geçtiğini “CNN’deki atamaların bile AKP’nin onayından geçtiği bir süreç” sözüyle özetledi.

‘MEDYA ARİSTOKRASİSİ ORTAYA ÇIKTI’

Keten medya patronlarının sendikal örgütlenmeyi temizlemek için yaptıklarını aktardıktan sonra “Medya aristokrasisi ortaya çıktı. Çalışan muhabir ile köşe yazarının ücreti arasından 50 kat fark oluştu. Mesleki dayanışma ortadan kalktı ve insanlar arasında rekabet oluştu. İşe yabancılaşma oldu. Yaptığınız işin entellektüel niteliğini göremeyecek hale geliyorsunuz” dedi.