Yerel seçimler öncesi muhalefetten hükümete “Suriyeli mültecileri derhal gönderin” çıkışlarının yükselmesi dikkat çekiyor. Hükümet ise Suriye’de normal yaşam koşulları yeniden sağlanmadan mültecilerin geri dönüşünün söz konusu olmadığına dikkat çekiyor. Hükümetin, mültecilerin geri dönüşüne ilişkin uzun dönemli planlamaları ise sürüyor.

Hilal Köylü

Hükümetin Suriyeli mülteciler konusundaki politikalarına muhalefetten sert eleştiriler var ancak bu eleştiriler içinde İyi Parti’den yükselen “Derhal gönderin” çıkışları çok dikkat çekiyor. İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, “Mülteciler, Türkiye’nin milli güvenliğine en büyük tehdit” mesajlarını sosyal medyanın en popüler adreslerinden Twitter üzerinden açıklamalarını sürdürüyor. Bu açıklamaların ‘kabul edilemez’ olduğuna dikkat çeken hükümet yetkilileri ile bu alanda proje yürüten araştırmacılar ise Türkiye’de Suriyelilere dönük uyum projelerine odaklanılması gerektiğine vurgu yapıyor.

Öte yandan Suriyeli mültecilerin yakın gelecekte ülkelerine dönmesi mümkün görünmese de hükümetin mültecilerin geri dönüşüne ilişkin planlamalarını yoğunlaştırdığı da bir gerçek.

Suriye iç savaşında tam 7 yıl geride kaldı. Göç İdaresi en son yaptığı açıklamada, Türkiye’deki Suriyeli nüfusunun 3 buçuk milyonu geçtiğini, 260 bin Suriyelinin de ülkesine geri döndüğünü duyurdu.

Göç İdaresi Genel Müdürü Abdullah Ayaz, TSK’nın operasyonları ile 4 bin kilometre kareden daha fazla alanın terör unsurlarından temizlendiğini söylüyor ve  “Operasyonların ardından Türkiye’deki binlerce Suriyeli de yavaş yavaş Gaziantep, Hatay ve Kilis’teki sınır kapılarından gönüllü olarak bir daha geri dönmemek üzere ülkelerine gitti” diyor.

Ülkelerine geri dönmek isteyenlere Göç İdaresi ve valilikler kolaylık sağlıyor. Yetkili makamlara geri dönmek istediğini ileten Suriyeliler, kendilerine tahsis edilen araçlarla sınır hattına taşınıyor ve burada işlemleri yapıldıktan sonra ülkesine uğurlanıyor.

KAMPLAR KAPATILIYOR

Türkiye’de Suriyeliler için oluşturulan kamplarda yaşayan Suriyeli sayısı 2017 sonunda 228 bin 251 kişiyken, bu sayı Ekim 2018 itibariyle 177 bin 376 kişi olarak açıklandı. Göç İdaresi’nin kampları zaman içinde boşaltma ve sadece acil durumlar için korumaya dönük çalışma planı işliyor. Türkiye, bu planla birlikte Suriyelilerin geri dönüşünü hızlandırmayı ve kolaylaştırmayı hedefliyor.

Türk-Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Murat Erdoğan ise Türkiye’deki Suriyelilerin ‘kalıcı’ pozisyonuna dikkat çekiyor. Erdoğan, mülteciler için Suriye’ye geri dönüşün gerekçelerinin oluşmadığını belirtiyor ve “Suriye, geri dönülecek bir ülke değil. Son 7 yılda 260 bin Suriyelinin ülkesine dönmüş olması, bize sürekli bir geri dönüşün olacağını göstermiyor” sözleriyle anlatıyor. Türkiye’de günde 400 Suriyeli bebeğin doğduğuna dikkat çeken Murat Erdoğan, “AB’nin ve BM’nin de destekleri daha da artmalı ve Türkiye’de Suriyelilerin nasıl uyum içinde yaşayacağına kafa yorulmalı. Suriyeli mülteciler seçim malzemesi yapılmamalı” diyor.

ZOR KARAR: GERİ DÖNÜŞ

AB Delegasyonu Türkiye Temsilcisi Christian Berger de, ‘geri dönüş’ten çok ‘sosyal uyuma’ odaklanılması gerektiğine dikkat çekiyor.  “Bir mülteci kalmak mı, dönmek mi kararını ancak 15 yılda alabiliyor. Bu uzun süre, kayıp bir zaman olmamalı” diyen Berger, Suriye’ye kitlesel dönüşlerin olabilmesi için ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanmasının temel koşul olduğuna dikkat çekiyor. AB’nin Türkiye’ye yardımlarının gün geçtikçe arttığını, özellikle eğitim ve meslek projelerini desteklediğini hatırlatan Berger, Türkiye’deki Suriyeli çocuklardan 300 bininin henüz okula gidemediğini, bu çocuklara eğitim imkanı sunmaya kararlı olduklarını söylüyor.

Türk hükümeti mültecilere daha iyi yaşam koşulları sunmak için Avrupa ülkelerinden daha çok destek görmeyi beklerken, AB ile bu konuda yapılan çalışmaların daha da hızlanmasını istiyor. Tarafların 18 Mart 2016 tarihli mutabakatı gereğince Türkiye’ye 3 milyar avroluk destek sağlayan AB, bu desteğiyle 72 projenin ilerlemesini sağladı. AB Türkiye Temsilcisi Christian Berger, 3 milyar avroluk desteğin de yolda olduğuna dikkat çekiyor.