Bugün Dünya Engelliler Günü. Yetkililer yine bir yığın vaatlerde bulunacak, açıklamalar yapacaklar. Ancak Türkiye’de yaklaşık 8,5 milyon engelli söz değil, çözüm bekliyor. Çözüm bekleyen engellilerden biri Yazar Mustafa Oğuz Mucurluoğlu, biri de Sanatçı Elif Gamze Bozo. Her ikisi de engellilerin yaşadığı en önemli sorunun erişim olduğunu belirterek,  “Hastaneden sanata, arkadaşlardan alışverişe her türlü ihtiyaçlarına erişim sorunu yaşadıklarını” söylüyor. Bütün engelliler gibi onlar da hükümetten ve yerel yöneticilerden başta  “erişim” sorunları olmak üzere sorunlarına çözüm bekliyor, vaat değil.

Ayça ONURALMIŞ

Birleşmiş Milletler, 1992 yılında 3 Aralık gününü Dünya Engelliler Günü olarak kabul etti. Peki, Türkiye’de engelliler haklarına erişebiliyor mu?

Camkemik hastası Sanatçı Elif Gamze Bozo ile engelli Yazar Mustafa Oğuz Mucuroğlu bu soruya “hayır” yanıtı veriyor. Engellilerin yaşadığı en büyük sorunun “erişebilirlik” olduğu görüşündeler. Her ikisi de yaşamlarını hiç kolay sürdürmüyor, bugüne çok çalışarak, mücadele vererek gelmişler, ancak her engelli onlar kadar “şanslı” ve “imkansızı istemekte kararlı” değil.

Elif Gamze Bozo

Dile getirdikleri “erişebilirlik” eğitimden, işe, sinemaya, tiyatroya, bir mağazaya ya da bir lokantaya erişme; yani evden çıkıp, bir yerlere ulaşma, gidebilme… Ancak Türkiye’de bu konuda bırakın küçük şehirleri Ankara, İstanbul, İzmir gibi mega şehirlerde bile engelliler düşünülmüyor, engelliler için çıkarılan yasalar sürekli ertelenip, uygulamaya konulmuyor.

‘SIKIŞTIRILMIŞ PAKET PROGRAM DEĞİL, ÇÖZÜM’

Camkemik hastası Elif Gamze Bozo, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle düzenlenen etkinliklere en büyük eleştiri getirenlerden biri. Günün anlam ve önemini anlayamayanların bir yığın etkinlik, paket programlar düzenlemesini eleştiren Bozo, “Ancak bir güne sıkıştırılmış olan, bu paket programlar, bizlerin sorunlarına kalıcı çözümler getirmiyor, sadece günü kurtarma adına yapılıyor. Ben hem engelli bir kadın hem de sanatçı olarak, Türkiye’de 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde ve Mayıs’ın 2. haftası olan Engelliler Haftası’nda da hiçbir programa katılmıyorum” dedi.

‘ENGELLİLER SOKAĞA ÇIKAMIYOR’

Engelli bireylerin ve yaşadıkları sorunların Türkiye gündemine girmediğini, giremediğini belirten Bozo, “Engelli bireylerin önemli bir kısmı sokağa çık(a)mamaktadır, buna aile ve çevre faktörü de dahil. Erişilebilirlik meselesi engelli bireylerin değil, kentleri herkes için tasarlamayan ve imal etmeyenlerin meselesidir. Zira engelli bireyleri engelli hale getiren fiziksel yitimi değil, onların önüne fiziki ve yapısal engelleri koyanlardır” dedi. Engellilerin eğitim sorunlarına da değinen ve ortalama 4-5 yıl eğitim gördüklerini belirten Bozo, “Erişilebilirliğin engelli bireylerin tüm temel haklardan yararlanabilmesi için mutlaka hayata geçirilmesi gereken bir kavram” olduğunun altını çizdi. Uluslararası düzenlemelerde erişebilirlik için, “Sosyal ve ekonomik yaşama katılımın ön şartıdır” denildiğine değinen Bozo, Türkiye’nin bu şartı sağlamadığını kaydetti. Bozo, “Hatta erişilebilirliği sağlamamakla en önemli ve öncelikli olan yaşama hakkını dahi ihlal ediyoruz. Lütfen Ankara’da kaldırıma çıkamadığı için sokaktan ilerlemek zorunda kalan ve bir çöp kamyonunun altında kalarak can veren cam kemik hastası Nevzat’ı unutmayalım” dedi.

‘EN ÖNEMLİ GÖREV İKTİDARA DÜŞÜYOR’

Yoluna çıkarılan tüm engelleri, haksızlıkları aşarak örnek olan, “imkansızı istemek” gerektiğini ortaya koyan kişilerden biri de Yazar Mustafa Oğuz Mucurluoğlu…

1972 Ankara doğumlu olan ve doğumundan sonraki 40 gün içinde geçirdiği sarılık hastalığı nedeniyle el ve ayaklarını kullanamaz duruma gelen Mucurluoğlu, dişlerinin arasına sıkıştırdığı kalemle sağlıklı bir insanın eliyle yazdığı kadar hızlı ve okunaklı yazı yazabiliyor. Dişleriyle aynı zamanda cep telefonu, bilgisayar da kullanabilen Mucurluoğlu’nun yayınlanmış üç kitabı var. Gazi Üniversitesi Çevre Teknikerliği ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Halkla İlişkiler, İşletme bölümlerini bitiren ve halen Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde felsefe okuyan Mucurluoğlu Yenimahalle Belediyesi’nde çalışıyor.

Mucurluoğlu da Elif Gamze Bozo gibi engellilerin yaşadığı en önemli sorunun erişim olduğunu söyledi. Hastaneden sanata, arkadaşlardan alışverişe her türlü ihtiyaçlarına erişim sorunu yaşadıklarına dikkat çeken Mucurluoğlu, bu konuda en önemli görevin iktidara düştüğünü hatırlattı. Son zamanlarda yapılan yasal düzenlemelerle birtakım iyileştirmeler olsa da bunların uygulanmasında sorun yaşandığını aktaran Mucurluoğlu, şöyle konuştu:

“Yakın zamanda yaşadığım bir olay, otobüse binmek istediğimde araç, arabama çarparak zarar verdi. Otobüse binmek istediğimizde çoğunlukla şoför tarafından azarlanıyoruz. Ancak yolcuların destek olmasıyla araca binebiliyoruz. Mesela alışveriş yapmak istediğimizde mağaza kapılarının dar olması, girişlerinin tekerlekli sandalyeye uygun olmaması gibi fiziksel sorunların yanında, çalışanlar tarafından dilenci olduğumuz düşünülerek kötü muameleye maruz kalıyoruz, engelli birinin müşteri olabileceği dahi düşünülmüyor.”

Sokakta ise çocuklardan yaşlı insanlara herkesin kendilerine yardımcı olmaya çalıştıklarını belirten Mucurluoğlu, “Yani insanlarla sokakta karşılaştığımızda değil ama işyerlerinde bir araya geldiğimizde sorun yaşıyoruz. Buna da sistemin bir sonucu olarak, görev başındaki insanların insani duygularından uzaklaşması, yabancılaşması olarak bakabiliriz” dedi.

SEÇİMLERDEN BEKLENTİ, ERTELENEN DÜZENLEMELER

Engellilerin hizmete ulaşması ve yaşadığı sorunların çözümüne ilişkin düzenlemelerin en önemlisi 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun. 2005 yılında yasalaşmasına rağmen ertelene ertelene bir türlü uygulamaya konulmadı. Yasaya göre, 7 yıl içinde “resmi binaların, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları; gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları; yine gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapıların engellilere uygun hale getirilmesi” öngörülüyordu. Ancak sürekli ertelenen bu düzenlemeler hâlâ hayata geçirilemedi. Engellilerin yaklaşan yerel seçimlerden beklentileri ise bu yasal düzenlemelerin uygulamaya konulması ve “erişebilirlik” sorunlarının çözülmesi…

KADROLAR BOŞ, ENGELLİLER İŞSİZ

Türkiye’de resmi rakamlara göre nüfusun yüzde 6,9, gayri resmi rakamlara göre ise yüzde 12,29 oranında (yaklaşık 8,5 milyon) engelli bulunuyor. Engelli yurttaşların sayısına önlenebilir hastalık ve kazalar nedeniyle her gün, her saat yenileri ekleniyor.

2017 TÜİK verilerine göre, 22 milyon 883 bin 288 çocuğun 600 bine yakınını engelli çocuklar oluşturuyor. Engelli çocukların yarısından fazlası eğitim alamıyor, 6 yaş ve üzeri engellilerin neredeyse yarısı okuryazar değil. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) verilerine göre, son 20 yılda eğitime erişen engelli çocuk öğrenci sayısı 289 bin civarında.

Kamu sektöründe yüzde 4, özelde de yüzde 3 oranında engelli işçi çalıştırılması zorunluluğu olmasına rağmen ne devlet ne de özel sektör buna uyuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarının 10 bine yakın engelli kamu personeli kadroları boş tutulurken, engelli vatandaşlar istihdamdan dışlanıyor. Devlet Personel Başkanlığı’nın Eylül 2017 verilerine göre, kamuda açık engelli memur kontenjanı 13 bin 441. Engellilerin istihdamından sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndaki engelli memur kontenjanı 75 olmasına rağmen, sadece 13 engelli memur çalışıyor. Yani 62 engelli memur kontenjanı boş duruyor.