Hükümetin plastik çelişkisi

Plastik kirliliği, gezegenimiz için en büyük tehditlerden biri olmaya devam ediyor. Plastik kullanımını azaltmayı amaçlayan hükümet ise bir taraftan poşetlerin ücret ödenerek alınması için yasa çıkarırken, diğer taraftan ‘plastik çöp atığı’ ithalatını artırdı. Türkiye’nin geri dönüşüm tesisleri ve toplumsal eğitimin yetersizliğine dikkat çeken sektör birleşenleri ise bütüncül çözümler yerine, poşetlerin para ile satılmasının hiç bir şeyi değiştirmeyeceği görüşünde. Muhalefet de çıkartılan yasayı, “Doğa hakları bu torbaya sığmaz, plastik poşette hiç durmaz” sözleri ile eleştirdi.

Cengiz Aldemir

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, geçtiğimiz yılın Aralık ayında Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan da 100 günlük eylem planında plastik poşetlerin çevre koruma faaliyetleri kapsamında ücretlendirilmesine yer vermişti. Bu çerçevede hazırlanan Atık Yönetmeliği Kanun Teklifi de Meclis’e sunuldu.

Meclis’te kabul edilerek yasalaşan “Çevre Kanunu” ile de 1 Ocak 2019 itibarı ile plastik alışveriş poşetleri tüketiciye en az 25 kuruştan satılacak. Plastik poşetleri ücretsiz veren satış noktalarına, kapalı satış alanının her metrekaresi için 10 lira idari para cezası uygulanacak.  15 mikron ila 50 mikron arası kalınlıkta olan plastik alışveriş poşetleri, market kasalarında tüketiciye ücretli olarak verilmeye başlanacak. Bu kalınlığın altında olan poşetler, eskiden olduğu gibi ücretsiz verilmeye devam edecek.

PLASTİK KULLANIMI 3 YILDA YÜZDE 11.5 ARTTI

Plastik poşet yasası meclisten geçmesine rağmen, insan sağlığına ve doğaya zarar veren plastik atıklar konusunda tartışmalar bitecek gibi görünmüyor. Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) verilerine göre, Türkiye’de 2015’de 80,8 kilogram olan kişi başı plastik tüketimi 3 yılda yüzde 11,5 artarak 2017 yılında 90,1 kilograma ulaştı.

Nuri Özbağdatlı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Nuri Özbağdatlı, Türkiye’de üretilen 9,6 milyon ton plastiğin 2,2 milyon tonunun  ambalaj olarak kullanıldığını, bunun da ancak 501 bin tonunun geri kazandırıldığını belirtti. Plastiklerin bir taraftan hayatı kolaylaştırırken aynı zamanda insan sağlığını ve çevreyi olumsuz etkilediğini söyleyen Özbağdatlı sorunun bütüncül çözüm önerileri ile aşılacağı görüşünde.

16 İLDE GERİ DÖNÜŞÜM TESİSİ YOK

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün ise plastik sektörünün ekonomiye katkısının geçen yıl 37,8 milyar dolar olduğunu ve plastikteki geri dönüşümün çevresel ve ekonomik yönden önemli olduğunu söyledi. Gülsün, Türkiye’de bin 439 firmanın plastik atıkların geri dönüşümü üzerine faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 4 milyon 200 bin vatandaşın yaşadığı 16 şehirde geri dönüşüm tesisinin bulunmadığını ifade etti.

Selçuk Gülsün

Atıkların büyük kısmının evsel, günlük yaşam içinde oluşan atıklar olduğunu belirten Gülsün, geri dönüşümün önemini algılayan bireysel gelişmeler olmakla birlikte, toplumun genelinde ambalaj atıklarının “çöp” olarak görülmesi düşüncesinin hakim olduğunu söyledi. Gülsün, “Ambalaj atıklarını kaynağında ayrıştırmayan, aynı çöp kutusuna atan, hatta işi bitince bulunduğu çevreye bırakan insanlarımıza kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümün önemini anlatmamız, her yaştan insanımızın bu kültür ve bilince ulaşmasını sağlamamız gerekiyor” dedi.

‘BU YASA PLASTİĞİN KULLANIMINI AZALTMAZ’

Konuyu Halagazeteciyiz.net’e değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof.Dr. Nilay Etiler, TBMM’de kabul edilen yasa ile plastik poşetlerin paralı yapılmasını olumlu ama yetersiz buldu. “Plastik tüketimini azaltmak iyi bir şey, ancak hükümetin İngiltere’den plastik çöp alımındaki artışa bakarsak da uyumlu bir yaklaşım olmadığını görüyoruz” diyen Etiler, Çevre Bakanlığı”ndan şu sorulara yanıt istedi: “Fazla plastiği neden ithal ediyoruz? Geri dönüşümü yeterli yapamıyorsak, poşetleri paralı yapmak neyi değiştirecek?”

Nilay Etiler

Çıkarılan yasa ile uygulamanın çelişkisine işaret eden Etiler, bu yasanın plastik kullanımını azaltmayacağı görüşünde. Plastiğin sanayide çok fazla kullanıldığı, bunun da hava kirliliğini beraberinde getirdiği eleştirisini getiren Etiler, günlük hayatta kullanılan birçok malzemenin de plastik alışımlı maddelerden oluştuğunu hatırlattı. Etiler, çöp olmayan atıkları geri dönüştürmek ve ekonomiye kazandırmak için yeterli teknolojinin bulunmadığının da altını çizdi. Etiler, plastiğin amaç dışı kullanımının, başta çevre olmak üzere hammaddede ithalata bağımlı olan ülke  ekonomisinde kayıplara yol açtığını söyledi. Etiler, geri dönüşüm sisteminin gelecek kuşakları kurtaracak şekilde acilen ele alınması uyarısında bulundu.

‘DOĞA DEĞİL, RANT POLİTİKALARI’

Hükümetin çevreci anlayışının, “Poşetleri paralı yapacağız. Bisiklet yolları yapıyoruz”dan ibaret olduğunu belirten CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da getirilen teklifin içeriğinde doğa değil, rant politikalarının yattığını ileri sürdü.

Gülizar Bİçer Karaca

Halagazeteciyiz.net’e konuşan Karaca, “hükümetin torba yasa teklifleri içine bu kez plastik poşetleri koyduğunu ve çevreyi koruma iddiasıyla topluma pazarlamaya çalıştığını” söyledi. Aslında, poşetlerin parayla satılmasına ilişkin düzenlemenin hükümet tarafından 2017 yılında çıkartılan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nde düzenlendiğini hatırlatan Karaca, o yönetmelikte, ‘Plastik torbalar, 1/1/2019 tarihinden itibaren mesafeli sözleşmeler ile yapılan satışlar da dâhil olmak üzere satış noktalarında kullanıcıya veya tüketiciye ücretsiz temin edilemez…’ denildiğini söyledi. Böyle bir düzenleme varken ve 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girecekken, şimdi getirilen teklif üzerinden ‘Poşetleri parayla satıyoruz, çevreye atık salımını azaltıyoruz’  propagandası yapılmasını da eleştiren Karaca, “Bu tekliften anlaşılıyor ki aslında derdiniz atık falan değil ranttır. Doğa hakları bu torbaya sığmaz, Plastik poşette hiç durmaz” dedi.

TOPLAM ÇÖPÜN SADECE YÜZDE 1’İ DÖNÜŞÜMDE

Türkiye’nin 2018 yılının ilk üç ayında İngiltere’den 27 bin 34 ton plastik çöp ithal ettiğini, geçen yılın aynı döneminde bu miktarın 12 bin 22 ton olduğunu belirten Karaca yüzde 100’den fazla artışa dikkat çekti. Karaca, “Türkiye’nin toplam çöpünün sadece yüzde 1’i geri dönüştürülüyor, yüzde 99’u ise doğaya salınmaya, doğaya ve insan sağlığına zarar vermeye devam ediyor” diye konuştu. Karaca, “Türkiye’nin plastik atıkları geri dönüştürmek konusunda en başarısız 20 ülkeden biri” olduğunu savundu.

‘PLASTİK ÇÖP İTHALATI NEDEN ARTTI?’

Dirayet Dilan Taşdemir

Konuyu meclis gündemine taşıyan HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir de Çin, Malezya, Vietnam ve Polonya gibi ülkelerin çöp ithalatına sınırlama getirdiğini hatırlattı. Taşdemir, Dünya Plastik Sektör Raporuna göre Türkiye’nin plastik üretiminde 8,6 milyon ton ile Dünya’da altıncı; Avrupa’da ise ikinci sırada yer aldığını belirtti. Türkiye’nin plastik üretiminin toplam Dünya üretiminin yüzde 2,7’sine karşılık geldiğini aktaran Taşdemir, plastik çöpün tehlikeli ya da toksik atık olup olmadığı noktasında endişelerini dile getirdi. Fitalat, bisfenol ya da benzeri toksik bileşikleri içeren plastik çöplerin bu süreçte Türkiye’ye girip girmediğinin araştırılmasını isteyen Taşdemir, 2015 yılında getirilen kısıtlayıcı düzenlemelere karşın plastik çöp ithalatının azalmak yerine katlanarak artmasının nedenini sordu.

‘BU KARAR ÇOK RADİKAL’

Erdoğan Çiçekçi

Konuyu firmalar açısından değerlendirerek. plastik poşetlerin para ile satılmasının üretici firmaları zora soktuğunu belirten  EGE Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdoğan Çiçekçi ise çıkan yasa ile hipermarketlerin yüz binlerce lira ödeyip binlerce ton poşet almayacağı görüşünde. Çiçekçi, “Şimdi hipermarketler torba alıp bedavaya vermeyecek ve müthiş bir tasarruf yapmış olacak. Çünkü artık vatandaşlar para ile torba satın almaz. Müşteri 10 torba yerine 1 torba alır. Bu nedenle poşet üreten firmalar üretimi azalttı ve kapılarını kapatmak üzere. Bu firmalarda çok sayıda insan çalışıyor. Bu karar çok radikal. Zamanında sanayicilere ruhsat verildi, bir anda üretimi engelleniyor” dedi.