33 yıldır türküleri susturulamayan Grup Yorum’un halen 10 üyesi tutuklu, 6 üyesi de gri listeyle aranıyor. Grup Yorum’un çalışmalarını yürüttüğü İdil Kültür Merkezi’ne birkaç ay arayla baskın yapılırken, grubun hiçbir yerde konser yapmasına izin verilmiyor. Grubun üyeleri üzerindeki baskılar ise hapishanelerde devam ediyor. Grup Yorum Üyesi Helin Bölek’in annesi Aygül Bilgi, cezaevlerinde yaşananları anlatıyor…

Ayça ONURALMIŞ

Grup Yorum, üniversite öğrencileri tarafından 1985 yılında İstanbul’da kuruldu. Müziğini ‘devrimci müzik’ olarak adlandıran Grup Yorum, 33 yıldır Anadolu topraklarının ve halkların sesini, devrimci-sosyalist bir müzik anlayışıyla duyuruyor. Dinleyicilerinin ‘Kar Makinesi’ ismini taktığı, Türkiye’nin en kalabalık stadyum ve meydan konserlerini düzenleyen Grup Yorum, her dönem iktidarların hedefinde oldu. 90’lı yıllarda albümleri polis tarafından kurşunlandı, üyelerinin tamamı tutuklandı, konserleri yasaklandı. Bugün de Grup Yorum üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. Hiçbir salonda konser yapmasına izin verilmeyen grup, konserlerini internet üzerinden gerçekleştiriyor. Halen 10 üyesi tutuklu olan grubun, 6 üyesi de gri listeyle ve başlarına 300 biner TL ödül konularak aranır durumda…

Helin Bölek

Tutuklu Grup Yorum üyelerinden Helin Bölek, 8 Ağustos 2017’de spor salonundan gözaltına alınarak tutuklandı. 23 Ekim 2017’de Silivri 9 Nolu Cezaevi’nden Balıkesir L Tipi Cezaevi’ne sevk edildi. 15 Şubat 2018’de görülen duruşmada tahliye olan Bölek, hapishane çıkışında yeniden gözaltına alındı. Helin Bölek’i karşılamak için Çanakkale’den yola çıkan ailesi, gözaltına alındığını Balıkesir’e 20 kilometre kala öğrendi. Helin Bölek, 8 gün gözaltında kaldıktan sonra tekrar tutuklanarak 23 Şubat’ta Silivri 9 Nolu Cezaevi’ne gönderildi. 16 aydır tutuklu yargılanmaya devam eden Bölek, 6 Aralık günü Silivri’den Gebze Kadın Kapalı Hapishane’ye sevk edildi.

Helin Bölek’in annesi Aygül Bilgi, sevk kararlarının tutukluya tebliğ edilmeden ve hazırlanmalarına, eşyalarını toplamalarına fırsat verilmeden, bir anda hücrelere girilerek ve tutukluların darp edilerek gerçekleştiğini anlatıyor. Bilgi, tutukluların gittikleri hapishanelerde çıplak aramaya maruz kaldığını belirterek, “Bu şekilde aramayı kabul etmediklerinde şiddet uygulayarak zorla kıyafetlerini çıkartıyorlar. Silivri Hapishanesi’ne girişte Helin’le birlikte tutuklanan regl olan bir kadının pedine dahi bakılmıştı” diyor.

GRUP YORUM’A KENDİ ŞARKILARI YASAK

Aygül Bilgi, tutukluların cezaevinde yaşanan işkence ve hak ihlallerini dışarıya ulaştırmak istediklerinde yazdıkları mektupların gönderilmediğine dikkat çekiyor. Bilgi durumu şöyle anlatıyor:

Aygül Bilgi

“Tutsakların yazdıkları mektuplar gönderilmiyor ve onlara gelenler de verilmiyor. Faks ve mektuplar iletilse dahi büyük kısmı sansüre uğruyor. Mektuplarla birlikte gönderilen fotoğraflar, gazetelerde yer alan haberlerin, köşe yazılarının çıktıları ve Grup Yorum, Ruhi Su, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif’in şarkı sözleri, notalar, akorlar dahi sansürleniyor. Düşünün; Grup Yorum’un şarkı sözleri, notaları, akorları ‘sakıncalı’ bulunarak grubun kendi sanatçısına verilmiyor. Tutuklu Grup Yorum üyelerinin yaptıkları bestelerin, çizimlerin dışarıya ulaşması engelleniyor. Kendilerine gönderilen ve hakkında hiçbir toplatma kararı bulunmayan kitaplara, dergilere ‘sakıncalı’ veya ‘yasaklı’ denilerek el konuluyor.”

YILLARA VARAN İLETİŞİM CEZALARI

Tutukluların yıllar süren iletişim, görüş, hücre cezalarına çarptırıldığını söyleyen Bilgi, Helin Bölek’in de ‘halay çekmek ve türkü söylemek’ gerekçesiyle son 3 ayda 2 kez birer aylık iletişim cezası aldığını ifade ediyor.

Silivri Hapishanesi’nde 1 ya da 3 kişilik hücrede bulunan tutuklulara uygulanan tecritin; yakınları, dostları, sevdikleriyle de iletişimleri tamamen kesilerek boyutlandırıldığını kaydeden Bilgi, “Bunun yanında mahkemelerde her fırsatta SEGBİS dayatılıyor. Böylece tutsaklar hapishanenin dışına hiç çıkarılmamış oluyor, yüz yüzelik ilkesi ihlal ediliyor ve savunma hakları engelleniyor. SEGBİS, savunmaya müdahale anlamına geliyor, istendiği an bir tuşa basılarak bağlantı kesilebiliyor. Ayrıca sistemde sorun çıkıyor, ses ve görüntü kalitesiz oluyor, ne söylendiği anlaşılmıyor ve tabi yüz yüze konuşmadaki duygu etkileşimi olmuyor. SEGBİS ile savunma yapmak istemeyen sanığın susma hakkını kullanmış olduğu kabul ediliyor” diye konuşuyor.

Helin Bölek ve Annesi Aygül Bilgi

SİLİVRİ CEZAEVİ’NDE İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR

Tecritin bir başka boyutunun da hiçbir hapishanede tam olarak uygulanmayan 10 saatlik sohbet hakkı olduğunu belirten Bilgi, “Buna göre, tutsaklar farklı hücrelerde bulunan ve kendi belirledikleri kişilerle haftanın belirli günü bir araya gelebiliyor ve bu hak Silivri’de 10 saat yerine yalnızca 3 saat olarak kullandırılıyor. Silivri Hapishanesi daha önce de kızım Helin Bölek’i aynı hücrede kaldığı arkadaşlarıyla, yani 24 saatinin birlikte geçtiği kişilerle eşleştirerek sohbete çıkartmak istemişti” diyor.

Bilgi, tutukluların sohbet hakkı konusunda yaşanan sorunlara tepki göstermek için sohbet süresi sonunda hücrelerine dönmeyi reddederek oturma eylemi yaptıklarında ise gardiyanlar tarafından bacaklarından tutup yerlerde sürükleyerek, tekmeleyerek, kafalarını yerlere, duvarlara çarptırarak götürüldüklerini anlatıyor. Tutukluların bu ve benzeri durumlarda yazdıkları itiraz dilekçelerinin İlamat ve İnfaz Bürosu’na iletilmediğini aktaran Bilgi, “dilekçelerin idare tarafından keyfi olarak işleme konulmadığını, sürekli tutanaklarla ceza almalarının sağlandığını, aşamalı olarak iletişim, görüş, hücre cezaları verildiğini” dile getiriyor.

KİŞİYE GÖRE MUAMELE

Aygül Bilgi, kızı Helin Bölek’e verilmesi için Silivri’ye götürdüğü kıyafetlerin ayrımcılık yapılarak içeri alınmamasıyla ilgili de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, şunları anlatıyor:

“Silivri Hapishanesi lacivert, yeşil, kırmızı ve siyah renkli kıyafetleri almıyor. Getirdiğim kıyafetler arasında bulunan ‘kırçıllı’ diye tabir edilen, içinde beyaz iplikçiklerin de bulunduğu grinin en koyu rengi olan bir kazağı da almadılar. Onun siyah olmadığında diretsem de dinlemeyip benden sonraki işleme geçtiler ve Adnan Oktar operasyonu ile alınan kadın tutuklulardan birinin ailesinin verdiği siyah kıyafeti giriş işlemi yaparak aldılar. Bunun üzerine neden benim verdiğim kıyafetin alınmayıp bunun alındığını sordum, ‘Kişiye göre mi işlem yapıyorsunuz?’ dedim. Görevli şahıs özellikle gözlerimin içine bakıp ‘Evet, kişiye göre işlem yapılıyor’ dedi.”

Görevli hakkında, kendine karşı yaptığı hakaret ve görevini kötüye kullanma suçları ile ilgili suç duyurusunda bulunduğunu dile getiren Bilgi, “Bir kurumda işleyen bir kural varsa bu herkes için geçerli olmalıdır. Farklı uygulamayı özellikle gözlerimin içine bakarak ve benim ona bakmamı sağlayarak, üstüne basa basa söylemesindeki amaç ne, gözdağı mı vermek istiyor, tehdit mi ediyor? Bu gözdağı ve tehdit bana mı, yoksa benim üzerimden tutuklu bulunan kızıma mı? Basit bir kıyafet olayı ile insanlar üzerinde baskı kurmak isteniyor” ifadelerini kullandı.

ESERLER NEYE GÖRE ‘SAKINCALI’ BULUNDU?

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır da tutuklu bulunan Grup Yorum üyelerine yapılan baskıları Meclis gündemine taşıyarak, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün sorulara yanıt vermesini istemişti. Başarır, Bakan Gül’e şu soruları yöneltti:

  • Grup Yorum üyelerine, Grup Yorum’un şarkı sözleri, notaları, akorlarının ‘sakıncalı’ bulunarak verilmediği iddiaları doğru mudur? Doğru ise gerekçesi nedir? Sakıncalı bulunan şarkı sözleri ve notaları hangileridir?
  • Grup Yorum üyelerine Ruhi Su, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif’in şarkı sözleri, notaları, akorlarının verilmediği iddiaları doğru mudur? Doğru ise sakıncalı görülen Ruhi Su, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif’e ait eserler hangileridir? Bu eserler ile ilgili alınan bir mahkeme kararı var mıdır?
  • Ruhi Su, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif ve Grup Yorum’a ait eserlerin ‘sakıncalı’ olduğuna kim karar vermiştir? Bu eserler neye göre ‘sakıncalı’ bulunmuştur?
  • Grup Yorum üyelerinin bestelerinin, çizimlerinin dışarıya ulaşmasının engellendiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise gerekçesi nedir?”