TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, 2018 yılının Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazeteciler açısından “kara bir yıl” olduğunu belirterek, “Sadece son 8 ayda 700 gazeteci işsiz kaldı, 142 meslektaşımız özgürlükleri gasp edilmiş bir şekilde yeni yıla girecekler” dedi.

Ayça ONURALMIŞ

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) verilerine göre, 24 Aralık 2018 itibarıyla 142 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde bulunuyor. İşkolları arasında en yüksek işsizlik oranı yüzde 30 ile medya sektöründe… Geçtiğimiz günlerde Basın Kartı Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle kart iptalleri de kolaylaştırıldı.  TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, 2018’in basın sektörü için nasıl geçtiğini halagazeteciyiz.net’e değerlendirdi…

Durmuş, 2018 yılının Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazeteciler açısından “kara bir yıl” olduğunu söyledi. 2018’in devam eden yargılamalarda cezaların kesinleştiği, gazetecilere müebbet hapis cezalarının, onlarca yıllık hapis ve para cezalarının verildiği bir yıl olduğunu kaydeden Durmuş, “Sadece bu yıl 100’ün üzerinde gazeteci gözaltına alındı. Birçok yeni dava açıldı. Hala 142 meslektaşımız özgürlükleri gasp edilmiş bir şekilde yeni yıla girecekler” dedi.

‘MEDYANIN YÜZDE 95’İ İKTİDARIN KONTROLÜNDE’

Yüzde 30 ile işkolları arasında en yüksek işsizlik oranına sahip olan medya sektörünün, liderliği bırakmadığına dikkat çeken Durmuş, işsizliğin medyadaki tekelleşme sürecinin de katkısı ile artarak devam ettiğini, sadece son 8 ayda 700 gazetecinin işsiz kaldığını dile getirdi.

Doğan Medya Grubu’nun, Demirören Medya Grubu’na satılmasının ardından medyanın yüzde 95’inin iktidarın kontrolüne geçtiğini anımsatan Durmuş, şöyle konuştu:

“Bu durum gazeteciler arasında otosansürü daha yaygın hale getirirken, iktidar aleyhinde yapılan haberlere verilen tepkiler, açılan soruşturmalar, direkt hedef alan açıklamalar; sansürün ve tahammülsüzlüğün ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor. 2018 yılında neredeyse her olayın ardından gelen yayın yasakları gazetecileri iş yapamaz hale getirdi.”

‘YAN YANA GELEREK BU TABLOYU DEĞİŞTİRECEĞİZ’

1 Ocak 2016 ile 29 Kasım 2018 tarihleri arasında bin 954 gazetecinin basın kartı iptal edildi. Basın Kartı Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, “Milli güvenlik ve kamu düzenine aykırı davranışlarda bulunması veya bu tür davranışları alışkanlık edinmesi” maddesi eklenerek kart iptalleri kolaylaştırıldı.

Durmuş, Basın Kartı Yönetmeliği’nde yapılan bu değişikliğin, “Basın kartı istemeyin, biz uygun görürsek veririz” anlamına geldiğini belirtti. Daha önce sadece sekreterya görevi olan kurumun, şu an bütün yetkileri eline aldığını vurgulayan Durmuş, “Neredeyse yargılanmayan gazetecinin olmadığı Türkiye’de, cezalar konusunda yapılan değişiklik ile kart alabilen gazeteci sayısı oldukça düşecek. Mevcut kartı bulunan birçok gazetecinin de kartlarını kaybedeceğini düşünüyorum. Sarı basın kartı, bu yönetmelik ile alınamayan ve çokça tartışılan bir kart olacak” ifadelerini kullandı.

Bütün baskı ve ekonomik olarak yaşanan geriye gidişlerin, 2018 yılında gazeteciler arasında büyüyen sendikalı olma fikrini yaygınlaştırdığını kaydeden Durmuş, 2019 yılının gazetecilerin sendikalaşma eğilimlerinin artacağı, dayanışmanın güçleneceği bir yıl olacağını ifade etti. Durmuş, “Gazeteciler yan yana gelerek bu tabloyu değiştirecek. Biz de sendika olarak gazeteciler arasındaki bu dayanışmayı güçlendirecek, haklarını alacakları politikalar üreteceğiz. Birlikte değiştireceğiz” dedi.