Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için uluslararası soruşturma isteyen Ankara’yı bu süreçte en çok ABD ile ilişkiler zorluyor.

Hilal Köylü

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin üzerinden dört ayı aşkın süre geçti, cinayetin aydınlatılması için BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard başkanlığındaki heyet Türkiye’de bid haftaya yakın temaslarda bulundu. Türkiye’nin istediği uluslararası soruşturma,  ABD ile ilişkileri de zorluyor. Türk yetkililere göre, Trump’ın desteği olursa soruşturmanın başlayıp, derinleşmesi daha da kolaylaşacak. Trump’ın bu destekten uzak durmasının şimdilik en büyük nedeni de Suriye’de ikili işbirliğinin bir türlü rayına oturtulmamış olması.

BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard başkanlığındaki heyetin gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine dönük Türkiye temasları nerdeyse bir hafta sürdü. Heyet, hem İstanbul’da hem de Ankara’da askeri, diplomatik, siyaset ve istihbarat yetkilileriyle görüştü. Gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle de biraraya gelen heyet, gazeteci Kaşıkçı’nın 2 Ekim 2018’de girdikten sonra kendisinden bir kez daha haber alınamadığı Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na alınmadı.

Kaşıkçı’nın konsoloslukta cinayete kurban gittiğini ve bu cinayetin arkasında Suudi Prens Muhammed bin Selman’ın olduğunu düşünen Ankara’ya göre, BM heyetinin Suudi Konsolosluğu’na alınmaması talimatını da prens Selman verdi. Edinilen bilgilere göre Callamard, Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için Suudi yönetimine BM’yle işbirliği yapmaya dönük baskısını sürdürmeye kararlı. Callamard’dan bu yönde garanti alındığı için de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP’deki danışmanlarından Yasin Aktay, Callamard başkanlığındaki heyetin Kaşıkçı cinayetinin sorumlusu olarak prens Selman’ı gördüğünü kamuoyuna açıklamaktan çekinmedi.

TRUMP VE SURİYE FAKTÖRÜ

Callamard başkanlığındaki BM heyeti Ankara’da, Türk yetkililerin uzunca süredir dile getirdiği cinayetle ilgili ses kayıtlarını da dinledi. Heyetin temasları, Kaşıkçı cinayetinin uluslararası boyutta soruşturulması açısından Ankara için umut verici. Ancak bu umut, Ankara’nın soruşturmaya dönük endişelerini bitirmiyor. Endişenin kaynağı da; prens Selman’ı cinayetle ilişkilendirmekten hep kaçınan, dahası Suudi Arabistan’ı ‘iyi bir müttefik’ gören ABD Başkanı Donald Trump.

Türk yetkililer, Kaşıkçı cinayetinde CIA’nin de Prens Selman’ı işaret etmesine karşın Trump’ın yine de cinayetten Selman’ın sorumlu tutulamayacağını söylediğine, uluslararası soruşturmaya destek vermekten uzak durduğuna dikkat çekiyor. Trump’ın bu tavrının BM’yi de, uluslararası yürüyecek olası bir soruşturmanın geleceğini de doğrudan etkileyeceğini hesaplayan aynı yetkililer, özellikle Suriye konusunda Trump’la yaşanan gerilimden duydukları endişeyi dile getiriyor.

Ankara’daki yetkililere göre; Suriye’ye odaklanan Trump, Kaşıkçı cinayeti üzerinde durmak istemiyor. Suriye’de ABD-Türkiye işbirliği güçlendirilemezse Trump’ın Kaşıkçı cinayeti konusunda Ankara’nın pozisyonuna yaklaşma olasılığının düşeceğini hesaplayan diplomatik kaynaklar, endişelerini özetlerken “Suriye’de ABD ile işbirliğini ilerletemezsek Trump, Kaşıkçı cinayetinin soruşturulması konusunda Türkiye’yi yalnız bırakmaktan çekinmez. Yine de Türkiye her durumda cinayetin peşini bırakmamaya kararlı” mesajı veriyor.

Suriye’den askerlerini çekme kararı alan Trump, bir tampon bölge kurulmasını bu bölgede özellikle Kürtlerin korumaya alınmasını istiyor. Ancak Ankara bu bölgede Suriyeli sivillerin olmasından yana. Bölgenin ABD mi yoksa Türkiye tarafından mı oluşturulacağı konusunda da Ankara-Washington hattında bir türlü uzlaşma sağlanamadığı haberleri Suriye konusunda müzakerelerin planlanandan daha da uzun süreceğine işaret ediyor. Ankara’nın Rusya ile yakın teması da, ABD’nin Ankara ile işbirliğini zorluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Şubat’ta Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yapacağı görüşme ABD’nin de yakın takibinde.

Peki Trump’la Suriye konusunda işbirliği sağlanamazsa Ankara Kaşıkçı cinayetinin peşini bırakacak mı? Türk yetkililer bu soruyu ‘hayır’ diye yanıtlıyor. Ankara, cinayetin aydınlatılması yönündeki beklentisini her fırsatta gündeme getirmeye kararlı. Trump’ın ilgisini soruşturmaya çekmek için Washington yönetimiyle daha hızlı bir temas trafiğine dönük planlamalar yapıldı.

GERİLİM Mİ, İŞBİRLİĞİ Mİ?

Peki Ankara’nın endişelerinde ve planlarındaki doğruluk payı ne? TOBB Üniversitesi’nden siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek de, Kaşıkçı cinayetinin geleceğini Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine bağlıyor. Ankara-Washington hattında son bir aydır nerdeyse hiç siyaset yapılmadığını söyleyen Özpek, “Çünkü Suriye konusunda ciddi bir uzlaşmazlık, gerilim var. Bu gerilimin nasıl sonuçlanacağı Kaşıkçı cinayeti konusunda ABD’nin Ankara’ya destek verip vermeyeceğini de belirleyecek” diyor. Özpek’e göre bu yüzden de Callamard başkanlığındaki BM heyetinin temaslarının Ankara’nın beklediği uluslararası soruşturmayı derinleştirecek bir sonuç verip vermeyeceğini de şimdiden söylemek çok zor.

Emekli büyükelçi Faruk Loğoğlu da, Ankara-Washington ilişkilerini yakından bilen, takip eden bir isim. Loğoğlu, Ankara’nın hem bu ilişkileri hem de Suudi Arabistan’la ilişkileri yönetemediğini söylüyor. “Kaşıkçı’nın ortadan kaybolduğu günden beri prens Selman’ı hedef göstermek hataydı. Bu yüzden Suudi yönetimiyle diplomatik ilişki kurulamıyor, işbirliği yapılamıyor” diyen Loğoğlu, BM heyetinin bir araştırma sürecinde olduğuna dikkat çekiyor ve bu süreçte Türkiye’nin öncelikleriyle değil de kendi öncelikleriyle hareket edeceğini belirtiyor. Loğoğlu, “Ankara, ABD’yi de Kaşıkçı cinayetinde kendi yanına çekemedi. Trump’ın, Türkiye’nin beklediği yönde hareket etmesi de çok zor görünüyor. Çünkü onun da önceliği Türkiye değil” diyor.

BM heyeti soruşturma sürecinde elde ettiği bilgileri ve soruşturmaya ilişkin tavsiyelerini, BM İnsan Hakları Konseyi’nin Haziran ayındaki oturumunda rapor olarak sunacak.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018’de girdiği Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin nerede olduğu halen bilinmiyor.