Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, faaliyette bulunan siyasi partiler listesinde “Kürdistan” ismiyle yer alan siyasi partileri listeden çıkarttı. Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) hakkında da kapatma davası açıldı. Parti temsilcileri de bu duruma itiraz ederek, “ayrımcılık” ve “tahammülsüzlük” olarak nitelendirdiler.

Hayri Demir

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın internet sitesinde siyasi partilerle ilgili bilgilerin yer aldığı bölümde yakın zamana kadar yer almasına rağmen isimlerinde “Kürdistan” geçen siyasi partiler tek tek silindi.

Sitenin “Siyasi Parti İşlemleri” bölümündeki listenin 6 Şubat 2018 tarihli güncel halinde resmi olarak kuruluşlarını tamamlamış ve halen faaliyette olmalarına rağmen “Kürdistan” ifadesini kullanan üç partinin isminin silindiği ve listelerde yer verilmediği görüldü. Faaliyette olmasına rağmen listede olmayan partiler ise Kürdistan Özgürlük Partisi, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Sosyalist Partisi.

Listelerde 82 siyasi partinin olması gerekirken, faaliyet gösteren partilerin sayısı 78 olarak görülüyor. Yine sitede “Faaliyette Olan Siyasi Partiler” listesinde aynı şekilde dört siyasi partinin ismi çıkartılmış ve yerleri boş duruyor. Söz konusu listenin güncelleme tarihi ise 3 Ocak 2019 olarak görülüyor.

 

Yargıtay’ın sitesinde karşılaşılan bu durum listelerde yer almayan partilerin de tepkilerini aldı. Durumun ortaya çıkmasının ardından Halagazeteciyiz.net‘e açıklamada bulunan Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkanı Mustafa Özçelik partilerinin yasal çerçevede kurulan bir parti olduğunu belirleterek, halen de faaliyette olmalarına rağmen böylesi bir durumun kabul edilemez olduğunu kaydetti.

‘HUKUKİ HİÇBİR DAYANAĞI YOK’

Özçelik, “Bunun hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Biz de Yargıtay başta olmak üzere gerekli yerlere itirazlarımızı yaptık. Bu kapsamda avukatlarımızın da çalışmaları devam ediyor. Bu durumun da bir an önce düzeltilmesini bekliyoruz” dedi.

PAK’A KAPATMA DAVASI AÇILDI

Bu arada PAK hakkında Yargıtay tarafından kapatma davası açıldığı da öğrenildi. Kapatma davası gerekçesinin ayrıntılarına dair bilgiye ulaşılmazken, PAK yetkililerinin de kapsamlı bir açıklamayla kapatma davasına dair açıklama yapmaya hazırlandıkları öğrenildi.

Öte yandan Kasım 2018’de toplanan kongrede Kürdistan Komünist Partisi (KKP) ismini alan Özgürlük ve Sosyalizm Partisi’nin (ÖSP), isim değişikliğini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirmiş olmasına rağmen listelerde halen eski ismiyle yer aldığı fark edildi. ÖSP, 2011 yılında kurulmuş ve isim değişikliğine gitmesiyle Türkiye’de resmi olarak “Kürdistan” ifadesiyle faaliyette bulunan siyasi partilerin sayısı 4’e yükselmişti. Ancak bu parti de Yargıtay’ın güncel listelerine eklenmedi.

KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek de Halagazeteciyiz’e yaptığı açıklamada isim değişikliğini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdiklerini ancak kendilerine düzenlemeye dair ihtar gönderildiğini söyledi. Buna dair 15 sayfalık bir savunma yaptıklarını ve bunu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ilettiklerini belirten Çiftyürek, Siyasi Partiler Kanuna’na göre kurulmuş olmalarına rağmen listelerde “Kürdistan” ifadesi içeren partilerin çıkartılmış olmasını “tahammülsüzlük” olarak değerlendirdi.

‘MEVCUT KÜRT POLİTİKASIYLA DOĞRUDAN BAĞLANTILIDIR’

Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere birçok devlet yetkilisinin de defalarca Kürdistan ismini kullandığını hatırlatan Çiftyürek, “Kürdistan kelimesine bile tahammülsüzlük söz konusudur. Bu durum hükümetin mevcut Kürt politikasıyla doğrudan bağlantılıdır. Kabul etmediğimiz gibi bu durumun düzeltilmesi için girişimiz devam ediyor. Diğer partiler de Siyasi Partiler Kanununa göre kuruluş ve alındı belgelerini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan almışlardır ve halen aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedirler. Ancak buna rağmen listelerde yer verilmemiş olması ayrımcılığın da bir göstergesidir” dedi.

“Kürdistan” ifadesi resmi olarak 2014’te siyasi partilerin isimlerinde yer almaya başladı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP), isminde “Kürdistan” ibaresiyle kuruluş için İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulunmuş ve partinin tüzel kişiliği itirazlı bir sürece rağmen daha sonra kabul edilmişti.

Ardından da Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) ve Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) gerekli başvuruları yapmış ve kabul edilmesinin ardından bugün isimlerine yer verilmeyen listelerde yer almıştı.