Abdüllatif Şener: AK Parti içindeki FETÖ’cülere dokunulmadı

0
567

CHP’li Abdüllatif Şener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti içindeki FETÖ’cülere dokunmadığını belirterek, “Erdoğan’a tarafsanız FETÖ’cü bile olsanız makbul bir insansınız” iddiasında bulundu.

İrfan Uçar

AK Parti’nin kurulduğu 2002’den 2007’ye kadar ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevini yapan ve şimdi de CHP Konya Milletvekili olan Abdüllatif Şener, güncel siyasete ilişkin halagazeteciyiz.net’in sorularını yanıtladı.

Seçimlere giderken hükümetin kutuplaştırıcı siyaseti muhalefeti nasıl etkiliyor?

Sayın Cumhurbaşkanının seçimlere yönelik uyguladığı en önemli taktiği toplumu kutuplaştırmaktır. Diğer seçmeni kazanmaktan öte kendi seçmenini domine etmeye, fire vermemeye çalışıyor. Bu nedenle diğer partileri kriminalize ediyor. Seçmenin oraya kaymasını önlemeye çalışıyor.

Gördüğüm tablo şu: Türkiye’nin her yerinde herkes ekonomiyi konuşuyor. Ekonomideki gelişmelerden dolayı etkilenmeyen kimse yoktur. Çarşı pazarda özellikle gıda fiyatlarındaki yüksek artış bütün halkı etkilemiş vaziyette. Herkes pazardaki ve mutfaktaki yangını konuşuyor. Çiftçi bütün girdilerin katlanmış olmasından, üretimin düşmüş olmasından, borcunu ödeyememe ve tarlalarının elinden alınma riskinden bahsediyor. Esnaf da sattığı ürünü aynı şekilde yerine koyamıyor. Sermayesi olmadığı için işini sürdürmekte zorluk çekiyor. İşyerleri azalıyor, kepenk kapanıyor. İş adamları da aynı şekilde. Sanayi rekabet gücünü kaybetmiş durumda. Böyle bir ortamda ekonomiden sıkıntı çekmeyen bir tek kesim var; iktidarla dirsek teması içinde, rant gelirleri elde eden, havadan para kazanan çok küçük bir azınlık. Bunun dışında herkes büyük bir sıkıntı içindedir. Ve bu, seçmenin oy verme tercihini kökten etkileyen bir durumdur. Bu nedenle kutuplaştırma siyasetinin seçimi çok etkileyeceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla AKP oy ve önemli belediyeleri kaybedecek. Cumhur ittifakı bu seçimde zararlı çıkacaktır. Bu da seçimden sonra seçmen algısını değiştirecektir.

Seçim sonuçları Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ni tartışmaya açar mı?

Bütün vatandaşlar artık Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin demokrasiyi ortadan kaldıran, tek kişiyi güçlendiren, diktatörlüğe yol açan rejim olduğunu görmüştür. Bu rejimin vatandaşa hiçbir faydası yoktur, vatandaşa ve Türkiye’nin demokratik niteliğine zarar vermektedir. Bunu herkes görmüştür. Toplumsal taban da bunu hissettiği için seçim sonucunda bu  rejimin yoğun şekilde tartışılacağını düşünüyorum.

‘BEKAA DEYİNCE KENDİLERİNİ ANLIYORLAR’

Hükümet bekaa sorunu olduğunu ifade ediyor, sizce böylebir sorun var mı?

Sayın Erdoğan da, ortakları da bekaa deyince kendilerini anlıyorlar. Ülkenin bekaa sorunu Tayyip Erdoğan’a oy verildiğinde niye korunmuş olsun. Sayın Erdoğan yıllardır, özellikle de son 10 yıldır sürekli sorun üretiyor. Kendi ürettiği sorunlarla boğuşuyor. Ve ürettiği sorunlarla mücadele ederken bekaa sorunundan bahsediyor. Eğer ülkede bekaa sorunu varsa bunu üreten, ortaya çıkaran Erdoğan’ın kendisidir. Eğer ülkede bekaa sorunu varsa hemen iktidarı terk edip, uzaklaşmaları lazım. Eğer ülkenin geleceklerini düşünüyorlarsa. Çünkü bu sorunları üretenler onlar.

HDP’li belediyelere kayyum atamaları ile AK Partili belediye başkanlarının istifa ettirilmesinin seçime yansıması ne olur?

Seçmen algısına bağlı olarak sandığa yansır. Dolayısıyla muhalefet bu konuyu hangi oranda halka mal edebilirsek o oranda etkileyecektir. Kendisinin seçtirdiği ve ‘bu iyi bir belediye başkanı olacaktır’ diye halktan oy istediği başkanları hiçbir gerekçe göstermeden görevden almıştır. Oy veren seçmen de ne olduğunu anlamamıştır. Bu seçimde de seçtirdiği kendi belediye başkanlarını 6 ay sonra görevden almayacağının bir garantisi yoktur. Muhtemelen canını sıktığı zaman görevden alacaktır. Tek adam rejimi böyle bir şeydir. Vatandaşın bunu iyi tartacağını sanıyorum. Ankara, İstanbul, Bursa, Balıkesir, Ordu, Düzce gibi pek çok ilde överek seçtirdiği başkanları görevden aldı. Seçmen hiçbir zaman neden bu başkanların görevden alındığını anlayamadı.

Kamuoyunda FETÖ ile bağlantılı olan başkanları istifa ettirdi şeklinde bir kanı yok mu?

Erdoğan böyle bir şey söylemedi. Partisinden hiç kimse bu belediye başkanları şu nedenlerle istifa ettirildi diye bir açıklama yapmadı. Hatta görevden alırken de hizmetlerine teşekkür ederek aldılar.

Ama öyle bir algı da yok mu?

Öyle olamaz. Her bir belediye başkanının konumu farklı. Alınan öyle belediye başkanları var ki bunların neden alındığı cidden belli değil.

Ankara’da aday olan Mehmet Özhaseki’nin FETÖ’nün yurt dışındaki okullarının açılışına katıldığı yönünde iddialar var.

15-25 Aralık tarihine kadar FETÖ ile en çok içli dışlı çalışan Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Ve pek çok bakanı, milletvekili Pensilvanya’ya gitmiştir, beraber fotoğraf çektirilmiş, içli dışlı olmuştur. Ama kendi partisi etrafında FETÖ bağlantılı fotoğrafı pekiştirmemek, vatandaşın FETÖ dolayısıyla kendi partisini yargılamasını, sorgulamasını engellemek için parti içindeki FETÖ bağlantılı hiç kimseye dokunmamıştır. Veya FETÖ bağlantısı nedeniyle görevden aldığını, uzaklaştırdığını, kenarda tuttuğunu asla göstermemiştir. Hatta bu bağlantısı olan pek çok ismi ön plana da çıkarmıştır. Dolayısıyla Sayın Erdoğan’ın derdi başka. Bir takım terör örgütlerinin ismini zikretmek suretiyle kendisine muhalefet eden herkesi sindirmek temel stratejisi ve taktiği haline gelmiştir. Kimin ne olduğu önemli değildir. Siz Erdoğan’a taraf mısınız, karşı mısınız? Tarafsanız siz FETÖ’cü bile olsanız makbul bir insansınız. Eğer Erdoğan’ın siyasetine karşı iseniz siz FETÖ’ye karşı olsanız bile neticede ya FETÖ’cüsünüz ya da  PKK’lısınız. Böyle bir bakış tarzı var.

‘AKP KADROLARINDA SORGULAMA YOK’

Hem Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, hem FETÖ meselesi, hem de ekonomideki durum dikkate alındığında AK Parti içinde bir tartışma var mıdır sizce?

Adalet ve Kalkınma Partisi, dünyalık elde etmek için cazip bir bölge haline gelmiştir. Vatandaşlar için böyle bir şey söylemiyorum. Onların kaderinde hükümete yakın olmakla nimete nail olmak gibi bir şey yok. Ama siyasetin tepesinde, Meclis’te, bakanlıklarda, bürokraside, yani AKP kadrolarını bir bütün halde düşünecek olursanız bunlar neyin doğru neyin yanlış, neyin FETÖ bağlantılı neyin bağlantılı olmadığının peşinde değiller. Sadece koltuklarını, unvanlarını, makamlarını ve parasal kazançlarını düşünmek suretiyle yollarına devam ediyorlar. Ülkenin bütün kaynaklarını kendi kadrolarına harcadığı için bir avuç kadro için büyük bir öneme tekabül ediyor. Ve herkes daha fazla nimete nail olmak için hiç bozuntuya vermeden, sorgulamadan yoluna devam ediyor. Şu anda ben AKP’de bir sorgulama görmüyorum.