Ankara’da Öğrencilerin ‘Kaderi’; Bar ve Kafelerde Güvencesiz Çalışma

0
1002

Ankara’da eğitim hayatına devam eden üniversite öğrencileri arasında okurken çalışmak oldukça yaygın bir durum. Öğrenciler, eğitimden ayırdıkları zamanda  ev kirası, ulaşım ve kırtasiye masrafları nedeni ile özellikle Kızılay’daki kafe ve barlarda yarı zamanlı olarak çalışıyorlar. Çalışan öğrencilerden biri olan Engin Erişken öğrencilerin geçim kaygılarıyla eve kapandıklarını söylüyor.

Altan Sancar

Engin Erişken, Ortadoğu Teknik Üniversitesi  (ODTÜ) Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. Ev kirasını karşılayabilmek için Kızılay’da bir kafede çalışan Erişken, yüksek lisans eğitiminde beşinci yılı geride bırakmış. Nedenini de geçim kaygıları sonucu çalışmak zorunda kalması olarak açıklıyor.

Türkiye’nin birçok il ve ilçesinden daha yüksek sayıda öğrenci barındıran Ankara’da öğrenciler için en önemli sorunlardan biri barınma ve barınma masrafları oluyor.

Lisans eğitimini bitirip, yüksek lisansa başlayan Engin Erişken, aynı dönemde bir yayınevinde editör olarak tam zamanlı işe başlamış. İki yıl boyunca yayınevinde çalışan Erişken’in bu dönemde tez çalışmaları aksamaya başlamış. Yüksek lisans eğitimine devam eden öğrenciler için yedi yıl içinde eğitimi tamamlama şartı getirilince, Erişken işinden ayrılarak tez çalışmalarına yoğunlaşmak zorunda kalmış. Ancak bu defa da maddi zorluklar ile karşı karşıya kalan Erişken’in ev arkadaşı da Almanya’ya gidince tüm yükü sırtlamak zorunda kalmış ve çareyi bir kafede güvencesiz şekilde belirli günlerde çalışmakta bulmuş.

Akademik kariyer hedefi olduğunu söyleyen Engin Erişken’e göre akademilerin öğrencilere asgari şartları sağlaması gerekiyor. Aylık 750 lira kira ve fatura ödemeleri olan Erişken sosyal hayatının ise yalnızca arkadaşları ile haftada bir görüşmekten ibaret olduğunu anlatıyor. Sinema ve tiyatro gibi sosyal aktivitelerin maddi yük oluşturduğunu ve öğrencilerin bu etkinliklerden uzaklaştığını söyleyen Erişken, “Geçmişte kolektif işler yapılırdı üniversitelerde. Ancak son dönemde özellikle Çözüm Süreci’nin sona ermesi ile artan baskılar nedeniyle bunlar ortadan kalktı” diyor. Öğrencilerin maddi kaygılarla eve kapandığını dile getiren Erişken’in yaşadığı sorunları Ankara’da okuyan çok sayıda öğrenci de yaşıyor.

ANKARA’DA 294 BİN 406 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ VAR

Ankara’da 2017-2018 eğitim yılı verilerine göre toplam 294 bin 406 üniversite öğrencisi bulunuyor. Bu öğrencilerden 26 bin 301’i ön lisans, 203 bin 496’sı lisans; 64 bin 609’u ise yüksek lisans ve doktora öğrencisi. Türkiye’nin birçok il ve ilçesinden daha yüksek sayıda öğrenci barındıran Ankara’da öğrenciler için en önemli sorunlardan biri de barınma ve barınma masrafları.

Ankara özelinde 31 adet devlet yurdu;  kayıtlı 42 adet de özel öğrenci yurdu var. Devlet yurtları olarak bilinen Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK ) yurtlarının aylık ücreti 168 lira iken, özel yurt ücretleri aylık 500 lira ile 1500 lira arasında değişiyor.  Özel yurtların net kapasiteleri bilinmemekle birlikte, Kredi ve Yurtlar Kurumu sitesindeki verilere göre Ankara’da hizmet veren devlet yurtlarının kapasitesi 13 bin civarında.

‘ÖĞRENCİLER UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYOR’

Ankara’da çalışmak zorunda kalan öğrenciler, yalnızca kent dışından gelen öğrenciler ile de sınırlı değil. Ailesi ile birlikte yaşayan öğrenciler de ulaşım masrafları ve eğitim harcamaları için çareyi okullarını aksatmayacağını düşündükleri kafe ve bar işçiliğinde buluyor.

Burcu Çeviker

Burcu Çeviker, annesi ile birlikte Ankara’da yaşayan bir öğrenci. Çeviker, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisi, annesi ise OSTİM’de asgari ücret ile çalışan bir işçi. Çeviker, eğitim sürecinde annesine ‘yük olmamak’ adına çalışmak zorunda kaldığını dile getiriyor.

Lise eğitiminden beri çeşitli işlerde çalışan Çeviker de son olarak Kızılay’da bir kafede çalışmaya başlıyor. Aylık ortalama 500 lira gelir elde eden Çeviker, bu kazancını ulaşım masrafları ve yemek için harcıyor. Aldığı burs ile de kırtasiye masraflarını karşılayan Çeviker, “Neden kafe işçiliği?” sorusuna “Mevcut koşullarda öğrenciler daha zor iş buluyor ve iş tanımı belli olmayan daha ucuz iş gücü olarak görülüyor” diye yanıt veriyor.

 ‘MEZUN OLDUKTAN SONRA DA BARDA ÇALIŞMAK ZORUNDA KALACAĞIM’

Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü son sınıf öğrencisi Cemal Yiğit ise gece saatlerinde çalışmak zorunda kalan öğrencilerden. Kızılay’da bir barda okul sonrası çalışan Yiğit Ankara’da eğitime başladığı ilk yıldan itibaren kafe ve barlarda, ayrıca bir dönem ise kitap tezgahlarında çalışmış.  Aylık 1250 lira geliri olan Yiğit bunun  850 lirasını ev masrafına ayırdığını söylüyor. Geri kalan 400 lira ile ulaşım ve kırtasiye masraflarını karşılamaya çalışan Yiğit için çalışmak aynı zamanda sosyalleşmek için bir fırsat oluyor.

Ailesi Mardin’de yaşayan Yiğit, barda çalışmayı bir zorunluluk olarak görüyor. Çevresinden kendisine “Daha iyi bir iş ara” yönünde gelen telkinler için “Mezun iş bulamazken, barda çalışmayı bir tercih sanmaları doğru değil” diyor. Barda çalışmanın kafelerde çalışmaktan çok daha zor olduğunu söyleyen Cemal Yiğit, haftada dört gün ve toplamda 48 saat çalışıyor. Yiğit, çalışma süresinin tamamını ayakta geçirdiğini ve çok yorulduğunu; bu nedenle okula adapte olamadığını söylüyor. Mesleğine dair de umutsuz olduğunu gizlemeyen Yiğit için, gelecekte de barda çalışmak seçenekler arasında duruyor. Eğitimli işsizlik rakamlarını hatırlatan Yiğit, “Mezun olduktan sonra da barda çalışmak zorunda kalacağı” kaygısını da paylaşmadan edemiyor.

GÜVENCESİZ VE UZUN SAATLİ ÇALIŞMA

Ankara’nın merkezi olarak kabul edilen Kızılay’da kaç öğrencinin çalıştığı sorusuna ise Erhan Akdoğan yanıt veriyor. Uzun yıllardır eğlence sektöründe çalışan Erhan Akdoğan, Kızılay genelinde kayıtlı 81 bar olduğunu belirterek, kayıtsız alkol servisi yapan barlar ile birlikte bu sayının 90’ı geçtiğini söylüyor. Bunlara ek olarak 15 civarında da meyhanenin bulunduğunu dile getiren Akdoğan’a göre Kızılay’da 200’den fazla da irili ufaklı kafe var. Akdoğan’ın aktardığına göre barlarda ortalama 3 çalışan bulunurken; bunlardan en az ikisi öğrencilerden seçiliyor.

Kafeler dahil edildiğinde Kızılay’da bulunan kafe ve barlarda en az 500 öğrenci çalışıyor. Ancak, bu sayının öğrencilerin kimi günlerde çalışmaması ve yerine başka öğrencilerin çalışması nedeni ile 600’e yaklaşıyor. Akdoğan net sayının bilinememesinin nedenini ise “Mekanların çoğu başta öğrenciler olmak üzere, çalışanların büyük bölümünü günlük çalıştırıyor ve herhangi bir kayıtları bulunmuyor” diye açıklıyor.

Akdoğan, kafe ve barların öğrencileri tercih etme nedenini de “Sigorta ödemeden, günlük tek masadan gelen hesap ile çalışan ücretini ödemek herkesin işine geliyor. Öğrenci de ihtiyacı olduğu için uzun çalışma saatlerine itiraz edemiyor” diyor.