Kırmızı reçeteli ilaçlar ve kanser ilaçları başta olmak üzere, insülin iğneleri, antidepresan ve  göz damlalarına kadar pek çok  ilaç zor bulunuyor.  Hastaların yanı sıra mağduriyet yaşayan eczacılar, sıkıntının 3 yıldır ilaç güncellemesi yapılmamasından kaynaklı olduğu görüşünde, Sıkıntıların hatalı ilaç ve eczacı politikalarından kaynaklı olduğu yaygın bir görüş. Dışa bağımlılıktan bir an önce kurtulmak gerektiğini  savunan TEB ise çözüm için her türlü iş birliğine hazır.  

Cengiz Aldemir

Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) verilerine göre 144 ilaç piyasada bulunmuyor.  Bu ilaçların 25’inin muadili bile olmazken, 30’u Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘temel ilaçlar’ listesinde yer alıyor.  İki yıldır ilaç sektöründeki fiyat politikasıyla ilgili çıkmaz nedeniyle şifa arayan hastalar tüm çabalarına karşın ya ilaçlarını alamıyor ya da kapı kapı eczane gezmek zorunda kalıyor.  Yaklaşık 3 yıl önce ithal edilen ilaçlar için kur fiyatı 2 lira 69 kuruşa sabitlendi.  Ancak aradan geçen zamanda döviz kurundaki artış karşısında yeni bir güncelleme gelmeyince hem ithalatçıların, hem de eczacıların eli kolu bağlandı. Bu sıkıntı, hammaddesini yurt dışından ithal eden yerli ilaç üreticilerini de aynı şekilde mağdur ederken sorun muadil  ilaçlarda da baş gösterdi. Bugün hastaların reçetelerinde yazan ilaçların yaklaşık yüzde 25 ila 30’u piyasada bulunmuyor. Bakanlık ile ilaç firmaları arasında 2.69’a sabitlenen döviz kuru nedeniyle ilaç firmalarının, kurun yeniden belirleneceği 15 Şubat öncesi piyasaya ilaç sürmemesi ise hasta ve yakınlarını zor durumda bırakıyor.

‘YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ DE DURDU’

Eczacı Kıvan Ferin

Kuduz aşısı, şeker, tansiyon, diyabet ve kalp ilaçları gibi hayati önem arz eden ilaçlar eczanelerde de bulunmuyor.  Hastalar mağdur olurken, benzer mağduriyeti yaşayan bir kesim de eczacılar. İlaç yokluğu, ekonomik daralma,  fiyatlardaki düşüş ve kur farkından kaynaklı sıkıntılar ile mücadele eden eczacılar, vatandaşlarla karşı karşıya getirilmekten şikayetçi. Eczacı Kıvanç Ferin Halagazeteciyiz. net’e bu sıkıntılarını anlattı: Şubat 2016’dan bu yana ilaçlarda fiyat güncellemesi yapılmadığına dikkat çeken Ferin, “Öncelikle bunun düzenlenmesi lazım. Kimse eski fiyattan ilaç ithal edip zarara girmek istemiyor. Hal böyle olunca, ithal edende de,  rafta da, depoda da ilaç yok” diye konuştu. Ecza depolarının “ilaç olmayınca ne satacağız?” diye dert yandığını aktaran Ferin, hem eczacıların hem de hastaların mağduriyet yaşadığının altını çizdi.  Daha da kötüsünün, yerli ilaç üretiminin de durması olduğunu aktaran Ferin, “Piyasada büyük bir daralma var. Ne yazık ki hastalar tedavi olamıyor. Günde onlarca hasta gelip olmayan ilaçları soruyor. İlaçlarını bulmaya çalışıyoruz ama sorun bizi de olumsuz etkiliyor. Gerçekten hayati tehlikesi bulunan ve zor durumda olan hastalar da var. Ve ne yazık ki üzücü durumlarla da karşılaşıyoruz. Hasta, ilacın on katı fiyatını da verse, 10 bin lira da verse ilacını alamıyor” dedi.

BAKAN KOCA : 41 İLACIN SIKINTISI SON BULACAK

Kurdaki dalgalanmayla birlikte eczane raflarında ve depolarında ilaçların eksik olduğu şikayetleri her geçen gün artarken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, twetter hesabından yaptığı paylaşımda, 41 ilacın piyasadaki arz sıkıntısının son bulacağını bildirdi.

HATALI İLAÇ VE ECZACI POLİTİKALARI

Burhanettin Bulut

İlaç sorununun temelinde iktidarın uyguladığı hatalı ilaç ve eczacı politikalarının yattığını kaydeden CHP Adana Milletvekili Eczacı Burhanettin Bulut, ilaca erişemeyen vatandaşlardan, bulamadıkları ilaçların adlarını mail ve sosyal medya hesapları aracılığıyla tarafına bildirmesini istedi. Yerli ilaç fabrikalarının kapatılması nedeniyle ülkenin ilaçta dışarı bağımlı hale getirildiğini söyleyen Bulut Halagazeteciyiz.net’e konuştu: Bulut, 2006 yılında 1 milyar 8 milyon 655 bin 318 kutu yerli ilaca harcanan paranın 5 milyar 789 milyon 820 bin 955 TL olduğunu söyledi. Aynı yıl 189 milyon 256 bin 771 kutu ithal ilaca harcanan paranın, 5 milyar 344 milyon 209 bin 235 TL’yi bulduğunu da kaydeden Bulut, “2018’in ilk on bir ayında yerli ilaç kullanımı 1 milyar 513 milyon 850 bin 431 kutuyla artmıştır. Ödenen para ise 12 milyar 697 milyon 881 bin 960 TL’dir.  Yine 2018’in ilk on bir ayında 465 milyon 967 bin 849 kutu ithal ilaç kullanılmıştır. Ödenen para 13 milyar 820 milyon 494 bin 581 TL ile yerli ilaca ödenen paradan fazladır” dedi.

Ülkenin ilaçta dışa bağımlı hale geldiğini, son 12 yılda ithal ilaçlara verilen para ve ithal edilen ilaç miktarının arttığını dile getiren Bulut, “2018 yılında kullanılan her 4 ilaçtan biri ithal ilaçtır” dedi.  Konunun Meclis tarafından araştırılmasını isteyen Bulut, ilaç sorununun aşılması için güçlü, etkin bir yerli ilaç sanayiine ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Bulut, ilaç üretiminin kolaylaştırılması için önündeki ruhsat sorununun çözülmesi gerektiğinin önemine vurgu yaptı. İktidara seslenen Bulut, öncelikle insana yatırım yapmasını, AR-GE çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılmasını  ve ilaç konusunda ulusal bir mevzuat oluşturulmasnı istedi.

TEB: HER TÜRLÜ İŞ BİRLİĞİNE HAZIRIZ

Erdoğan Çolak

Halagazeteciyiz.net’e konuşan Türk Eczacılar Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, Türkiye’nin ilaç konusunda dışa bağımlılıktan bir an evvel kurtulması gerektiğini ve çözüm için de her türlü iş birliğine hazır olduklarını ifade etti. Çolak, ilaçta kur oranının, 2016 yılından bu yana her yıl Sağlık Bakanlığı tarafından yeniden belirlendiğini ve her yeni kur düzenlemesi öncesinde bu tarz sıkıntıların yaşandığını hatırlatı. Çolak, “Örneğin 2018 yılı için bu oran 2.69 olarak belirlenmişti. Ekonomide yaşanan gelişmeler doğrultusunda reel Euro kuru ile sabit kur arasındaki fark epey açıldı. Bu durum da pek çok ilaç kaleminde, özellikle de ithal ilaçlara erişimde pek çok sıkıntı yaşandı. İlaç firmaları ilaçları piyasaya ya kısıtlı bir şekilde verdi ya da vermedi. Bu durum çoğu zaman hasta ile eczacıyı karşı karşıya getirdi” diye konuştu. Çolak, TEB olarak, ilaçta kur düzenlemesinin yılda bir kez yapılmasını doğru bulmadıklarını, yıl içerisinde belli periyotlar halinde yapılması gerektiğini düşündüklerini de söyledi.

Yaşanan sıkıntıların, ilacın ne denli önemli, ne denli stratejik bir ürün olduğunu gösterdiğini de kaydeden Çolak, “Türkiye, ilaç konusunda dışarıya bağlı olmamalı, kendi ilaç sanayisine bir an önce sahip bir ülke haline gelmeli. İlaçta yerelleşme sürecinin hız kazanmasını önemli buluyoruz ve konunun önemli sacayaklarından biri olarak her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu ifade ediyoruz” dedi.