CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu hakkında Barış Bildirisine imza attığı gerekçesiyle açılan dava, milletvekili olmasına karşın düşürülmedi. Davaya Çarşamba Günü Ankara’da devam edilecek.

HALAGAZETECİYİZ 

Barış Akademisyenleri hakkında açılan davalar sürerken; CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu hakkında açılan davanın milletvekili seçilmesine karşın düşürülmediği ortaya çıktı. Kaboğlu, Çarşamba günü hakim karşısına çıkacak.

OHAL kapsamında yayınlanan 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı görevinden ihraç edilen Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı barış bildirisine imza attığı gerekçesiyle yargılanıyor.

Kaboğlu hakkındaki davaya İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi bakıyordu. Mahkeme, 23 Ekim 2018 tarihinde görülen son duruşmada, yetkisizlik kararı vererek, dosyayı Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Kaboğlu’nun yargılanmasına 27 Şubat Çarşamba günü Ankara Adliyesi’nde devam edilecek.

İbrahim Kaboğlu, üniversitedeki görevinden ihraç edildikten sonra, 24 Haziran 2018 tarihindeki genel seçimlerde CHP’den İstanbul Milletvekili seçilmişti. Kaboğlu, milletvekili seçilmesi nedeniyle hakkındaki davanın düşürülmesi gerektiğini belirterek, Mahkemenin “durma yerine yetkisizlik gerekçesiyle dosyayı Ankara’ya göndermesini” eleştirdi.  Kaboğlu, “Barış talebi ve yaşam hakkını savunmak, ifade özgürlüğü çerçevesinde yer aldığı halde, siyasal baskılar sonucu İstanbul Başsavcısı tarafından, tamamen hukuk dışı bir şekilde açılan ve yürütülen davada 36. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa’ya açıkça aykırı bir karar vermiş bulunuyor” dedi.

MİLLETVEKİLİ YARGILANABİLİR Mİ?

Kaboğlu, 24 Haziran seçimlerinin ardından 7 Temmuz 2018’da TBMM’de and içmesi ile resmiyet kazanan “yasama dokunulmazlığı” gereği, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23 Ekim 2018 tarihli 3. Duruşmada “durma kararı” vermesinin Anayasal yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Kaboğlu, şunları söyledi:

“Mahkeme bu Anayasal yükümlülüğüne karşın, dosyamı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi de bu kararı kabul ederek, davayı durdurma yerine duruşma kararı verip, Anayasa ihlalini sürdürdü. Barış Akademisyenleri davalarında soruşturma aşamasından başlayan, yargılama ve mahkûmiyet kararlarıyla devam eden süreçlerde çoklu hak ihlalleri ve anayasa aykırılıklarına benim davamla yeni bir halka eklendi. Bu davalarda, anayasal sorumluluklar çerçevesinde kullanılan düşünce ve ifade özgürlüğü ile insan haklarının sert çekirdeği, yaptırıma tabi tutuldu. Madde 83 gereği durdurulması gereken yargılamanın devam ediyor olması, Anayasa madde 11 ve 138’in de açıkça ihlalidir.”