Milletvekili Kaboğlu Hakkındaki Yargılama Durdurulmadı

0
253

Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu’nun yargılandığı davada, Kaboğlu’nun milletvekili olmasına rağmen davanın durdurulması talebini reddetti. Duruşma Temmuz ayına ertelendi.

HALA GAZETECİYİZ

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu hakkında, “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı gerekçesiyle açılan dava bugün Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Milletvekili Kaboğlu’nun “davanın durdurulması” talebi reddedildi.

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, bu bildiriye imza attığı gerekçesiyle Marmara Üniversitesi’nden ihraç edilmiş ve hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dava açılmıştı. “Örgüt propagandası yapma” suçundan açılan davada, Başsavcılık Kaboğlu’nun 7 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını istemişti. Üniversiteden ihraç edildikten sonra 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde CHP İstanbul Milletvekili seçilen Kaboğlu, 8 Temmuz 2018 tarihinde de and içerek resmen milletvekili olmuştu.

İbrahim Kaboğlu İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, yargılamanın milletvekili seçildiği gerekçesiyle durdurulmasını talep etmişti. Ancak Mahkeme, yargılamayı durdurmadı, yetkisizlik kararı vererek, dosyayı Ankara’ya gönderdi.

Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya İbrahim Kaboğlu ve avukatları katıldı. Kaboğlu, duruşmada yaptığı savunmada, İstanbul’daki mahkemenin yetkili olduğunu belirterek, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı vermesini talep etti:

‘HUKUKA İNANCIMINI YİTİRMEYECEĞİM’

“Ben hukuka inancımı hiçbir zaman yitirmedim ve yitirmeyeceğim. Bu davanın anayasa dışı bir dava olduğunu biliyorum ama hukuka olan inancım, saygım gereği buradayım. Türkiye derin bir hukuk krizi, hukuk bunalımı yaşamaktadır ve bu hukuk krizi bir bekaa sorunudur. Hukuk yoksa bekaa sorunu vardır. Olağanüstü dönemden olağan döneme geçiş sürecinde yargının katkısı çok önemli ve belirleyici olmuştur. Yasama, siyaset tıkanabilmektedir. Siyaset bunalımdan çıkış konusunda bocalayabilmektedir. Bu bakımdan son sözü söyleme yetkisine sahip olan yargının bu olağanlaşma sürecine katkısı belirleyicidir. Sizlerin vereceği yetkisizlik kararı hukukun normalleşmesine katkı sağlayacaktır ve benim de naçizane hukuka olan inancımı pekiştirecektir.”

Mahkeme heyeti, talebi reddederek, yargılamaya Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkili olduğuna karar verdi.

Bunun üzerine Kaboğlu ve avukatları, mahkemenin milletvekili dokunulmazlığından dolayı durdurma kararı vermesini talep etti.  İbrahim Kaboğlu, yeniden söz almak için ayağa kalktığında hakim oturarak konuşabileceğini söyledi. Kaboğlu, bunun üzerine “Ben saatlerce ayakta durabilirim, benim için en büyük zul, en büyük işkence burada sanık sıfatıyla karşınızda bulunmak, yoksa on saat ayakta dururum. Suç teşkil etmeyen bir konu nedeniyle sanık muamelesi görmek başlı başına haysiyeti rencide eden bir durumdur” dedi.

‘YAPAY VE ZORLAMA BİR DAVA’

“Barış bildirisi” adı verilen belgenin yargı organlarına intikal edişinin siyasal üst düzey makamların tahrikleri sonucu olduğunu çok iyi bildiklerini vurgulayan Kaboğlu, davanın yapay ve zorlama bir dava olduğunun altını çizdi. Kaboğlu, şunları söyledi:

“Hiçbir zaman şiddet çağrısı, ırkçılık, aşağılayıcı söylemim olmamıştır, tam tersine barış, insan haklarına dayanan cumhuriyet için olmuştur. Böyle bir kişi hakkında yapay iddianame düzenlenerek, şablon iddianamelerden birini İbrahim Kaboğlu’na yönlendirmek suretiyle bu şekilde bir sürece tabi tutmak işkence hükmünün ihlali anlamına geliyor.”

Kaboğlu, davanın durdurulmasını ve 694 sayılı KHK ile değiştirilen Ceza Muhakemeleri Kanunu 161/9 maddesi ile geçici maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

AYNI KONUDA İKİ AYRI KARAR

Mahkeme ise Kaboğlu hakkındaki yargılamanın, milletvekili olduğu gerekçesiyle durdurulmasına ilişkin talebi, “suç tarihinin milletvekilliğinden önce olduğu” gerekçesiyle reddetti.  Kaboğlu mahkemenin kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, “Yargının siyasal niteliğinden utanç duyuyorum” eleştirisini yaptı.

Usul itirazlarının reddedilmesi üzerine davanın esasına geçildi, Kaboğlu’nun kimlik tespitinin yapılmasının ardından Avukatlar savunma için ek süre talep etti. Kaboğlu hakkındaki dava 18 Temmuz’a ertelendi.

Barış bildirisi nedeniyle yargılanan iktisat profesörü Erol Katırcıoğlu’nun Ankara’daki yargılaması, milletvekili seçildikten sonra durdurulmuştu. Prof. İbrahim Kaboğlu hakkındaki davada ise Mahkeme, durdurma talebini reddetti.