HDP’nin Mersin’deki tek belediye eş başkan adayı Aleddin Erdoğan’ın adaylığı propaganda suçu nedeniyle aldığı 6 bin liralık ceza nedeniyle düşürüldü. Ancak ilk karar “eksik evrak”tan, sonraki kararlar ise “terör suçu” nedeniyle alındı. İşte Erdoğan’ın hukukken ve siyaseten tartışılacak adaylık öyküsü…

İrfan Uçar

HDP, Mersin’de sadece kayyum atanan Akdeniz Belediyesi’nde aday gösterdi. Eş başkan adayı Aleddin Erdoğan’ın, önce ilçe seçim, sonra il seçim ve son olarak da Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı ile adaylığı düşürüldü. Ancak Erdoğan’ın bu karara karşı ciddi itirazları var. Erdoğan, kendisini adaylıktan mahrum bırakan süreci Halagazeteciyiz’e şöyle anlattı.

“İki yıl önce köylüm ve komşum olan bir ailenin çatışmada yaşamını yitiren oğlunun cemevindeki cenaze törenine katıldım. Bu nedenle Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkımda ‘propaganda’ yapmaktan 10 ay hapis cezası verildi. Sonra da bu ceza 6 bin lira paraya çevrildi. Para cezasını da ödedim. Bu durum adli sicil kaydımda yer alıyor. Bu durum adaylığıma engel olarak gösterildi.”

Akdeniz İlçe Seçim Kurulu, eş başkan adayı olan Erdoğan’dan, “memnu haklarının iade edildiğine dair karar” getirmesini talep etti. Erdoğan, İlçe Seçim Kurulu’nun talebine İl Seçim Kurulu nezdinde iki noktada itiraz ediyor. Birincisi, “seçme ve seçilme hakkını kısıtlayan” ceza maddesinin kendisine zaten uygulanmadığını ve bunun bizzat mahkumiyet kararında açıkça yazılı olduğunu belirtiyor. İkinci olarak verilen kararın, bir yılın altında yani 10 ay hapis cezasını içerdiği, bunun da paraya çevrildiği yönünde oluyor. Aleddin Erdoğan, “yasal bir kısıtlılığının olmadığını” belgelemek için Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuruyor. Ve mahkemeye “her ne kadar TCK’nın 53/1 maddesinde belirtilen kamu haklarını kullanmaktan yasaklanmamış isem de İlçe Seçim Kurulu benden ‘memnu haklarımın iadesi’ belgesini talep etmektedir. Dosyamı inceleyin ve bu belgeyi tarafıma verin” diyor.

HAKKIN ELİNDEN ALINMAMIŞ Kİ İADE EDİLSİN…

Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi de UYAP’tan (Ulusal Yargı Ağı) Erdoğan’ın hem adli sicil durumunu hem de mahkeme kararını edinerek, “Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi kararında TCK’nın 53 maddesinde belirtilen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması yönünde bir kararın mevcut olmadığı” tespitini yapıyor. Ve mahkeme “Yasaklanmış haklarının mevcut olmadığı” şeklinde tespitini sürdürerek “memnu haklarının iadesi” yönündeki talep hakkında “karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde bir karara varıyor. Aleddin Erdoğan bu kararı da alıp İl Seçim Kurulu’na veriyor. Erdoğan bu durumu Halagazeteciyiz’e, “Seçilme hakkım elimden alınmamış ki bana geri iade etsin. Zaten mahkum edildiğim kararda da seçilme hakkımın kısıtlanmadığı özel olarak belirtiliyor” diyor.

Fakat Akdeniz İlçe Seçim Kurulu “memnu haklarının iade edildiğine dair belge” getirmeyen Erdoğan hakkında “eksik evrak verdi” diyerek adaylığını düşürüyor.

MERSİN İL SEÇİM KURULU KARARI

Mersin İl Seçim Kurulu da Erdoğan’ın itirazını ret ediyor. Kurul, ret kararında Erdoğan’a verilen cezanın “1 yılın altında olması” veya “seçme ve seçilme hakkını kısıtlama” yapılmadığı konusu ile ilgili tartışmaya girmiyor. İl Seçim Kurulu, “propaganda” cezasının 3173 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-b.1 maddesi kapsamında olduğuna dikkat çekip, Erdoğan’a verilen mahkumiyetin Anayasa’nın 76’ıncı maddesinde belirtilen “terör suçu” kapsamında olduğu yönünde karar veriyor.

İTİRAZDA YSK KARARINI KULLANDI

Mersin İl Seçim Kurulu’ndan ret kararı alan Aleddin Erdoğan itirazını YSK’ya taşıyor. Erdoğan, bu kez “1 yıldan az hapis cezasına hüküm giymiş olanlardan cezanın infazının aranmayacağına ve infazın tamamlandığına dair belge istenmeyeceği” yönündeki bizzat YSK’nın 20 Şubat 2019 tarihli 995 sayılı kararını hatırlatarak itirazını sürdürüyor.

Erdoğan, hakkındaki mahkumiyetin “Terörle Mücadele Kanunu’nun 1, 2, 3, 4 ve 7/1. Maddelerinde sayılan terör eyleminden mahkumiyet” değil, 7/2 maddesinde düzenlenen “yasadışı örgütün propagandasını yapmak” suçlamasından kaynaklandığını, bunun da “terör eyleminden mahkum olmak” düzenlenmesiyle değerlendirilemeyeceğini savunuyor.

Ancak 11 üyeli YSK’nın 2 üye hakimi Erdoğan’ın itirazını yerinde görerek muhalefet şehri koyuyor. Buna rağmen Aleddin Erdoğan’ın adaylığı oy çokluğu ile düşürülüyor.

Aleddin Erdoğan ise YSK’nın gerekçeli kararından sonra Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını ve hakkını orada arayacağını söylüyor. Buradan da sonuç alamaması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağını ifade ediyor.

20 YIL ÖNCE DE ADAYDI

Aleddin Erdoğan 1999’da HADEP’ten Mersin Belediye Başkan adayı olduğunu o zaman da seçimi kazandığını, ancak seçime müdahale edilerek başkanlığın elinden alındığını belirtiyor. Erdoğan, bu konuyla ilgili olarak daha sonra mahkemelere yansıyan bir telefon kaydına işaret ederek “Silivri’deki Ergenekon yargılamalarında 442 nolu ek klasörde bir dinleme kaydı var. Ve bu klasörde merkezi düzeyde ve bir plan dahilinde Mersin seçimlerine müdahale edildiği bilgileri bulunuyor” diyor.