Yargı Paketi avukatları da tatmin etmedi

0
137

Avukat Şenal Sarıhan’a göre yeşil pasaportun soruşturma altındaki avukatlara verilmemesi de avukatlara test usulü sınav getirilmesi de keyfiliğin ve çifte standardın kapısını açıyor.

 

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun, Saray’da alkışlayıp “Daha önce böyle bir çalışmayı görmediniz” sözleriyle desteklediği Yargı Reformu’na avukatlardan destek gelmedi. 26. Dönem CHP Milletvekili Avukat Şenal Sarıhan’a göre avukatlara yönelik düzenlemeler de avukatlık sınavı da sorunları çözmek bir yana daha da derinleştiriyor.

8 Ekim Salı günü TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşmelerine başlanacak olan Yargı Reformu Paketinde avukatlara ilişkin düzenlemeler dikkat çekiyor.

Paket bu haliyle yasalaşırsa hukuk fakültesi mezunları avukat olabilmek için bir de test usulü sınava tabi olacak. Avukat Şenal Sarıhan, bu sorunun eğitimin ticarileşmesinden kaynaklandığını ve avukatların bundan sorumlu tutulamayacağını belirtiyor. Yeni bir sınavın avukatların sorununa çare olmayacağını belirten Sarıhan, şunları söylüyor:

‘GENÇ AVUKATLAR YOKSULLUĞA SÜRÜKLENİYOR’
“Türkiye’de büyük bir işsizlik sorunu var. İş alanları bir taraftan daraltılırken, diğer taraftan kontrolsüz biçimde üniversiteler açıldı. Eğitimin piyasalaştırılmasından kaynaklı bir anlayışla onlarca hukuk fakültesi açıldı. Bu fakülteler ticari amaçla açıldı. Buradaki eğitim de amaca uygun hukukçu yetiştirecek durumda değil. Bazı değerli hocalarımızın bu üniversitelerde ismi var ama kendileri yok. Üniversitelerin açılmasından da eğitimin kalitesiz olmasından da hukuk okuyan öğrenciler sorumlu değiller. Şimdi onlara ne yapıyorsunuz? Onları avukat yapmak için sınava tabi tutuyorsunuz. Üstelik sınav da test usulü yapılıyor. Bunun yeni bir engel olarak karşımıza çıktığını ve genç avukatları yoksulluğa sürükleyeceğini görüyoruz.”

‘AVUKATIN BAĞIMSIZLIĞI ÇOK ÖNEMLİ’
Avukat Şenal Sarıhan, savunma hakkının çok temel bir hak olduğunun altını çizerek; “Nasıl yargıcın bağımsızlığı önemli ise avukatın bağımsızlığı da çok önemli. Avukat, mesleğini yaparken sadece hukukun temel niteliklerine göre hareket etmek zorunda. Şu an öyle bir noktadayız ki ‘düğmesiz cübbeyi’ bırakın, genç avukatlar dahi kendi yaşıt meslektaşlarının önünde düğme ilikler haline geldiler. Çünkü bir çoğu işsiz ve sigortasız. Bu sebeple gelen sınavın avukatlar yönünden herhangi bir ileri adıma olanak tanımadığı düşüncesindeyim”  diyor.

‘BU SINAV DA KEYFİLİĞE YOK AÇAR’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu’nun,  ‘mülakat yok’ sözlerine atıfta bulunan Sarıhan, “Ama mülakat bir de Baro’ya girişte karşımıza çıkıyor. Mülakat nasıl keyfiliğe yol açıyorsa test usulü sınav da keyfiliğe yok açar.  Avukatlık mesleği ile ilgili sorunlar çok daha derinlerde. Bu sorunların esasına inmediğimiz sürece, sorunlar geçici çözümlerle giderilemez.” görüşünde.

AVUKATLARA YEŞİL PASAPORT
Yargı reformu taslağında avukatlara yeşil pasaport verilmesine yönelik düzenleme de var. Ancak yeşil pasaport haklarında terör soruşturması bulunan avukatlara verilmeyecek.

Avukat Şenal Sarıhan, düzenlemedeki bu kısıtlılığa da tepki gösteriyor:

“Avukatlık hizmeti sadece Türkiye sınırları içinde bir meslek değildir. Avukatın kendini geliştirmesi için de yurt dışına rahat gidip gelmesi gerekiyor. Vize peşinde koşmaması gerekiyor. Nasıl kamuda çalışanlara hususi pasaport veriliyorsa avukatlık da aynı zamanda bir kamu görevidir ve onlara da yeşil pasaportun verilmesi gerekiyor. Yıllardır böyle bir talep var ama şimdi yargı paketinde bu talep karşılanıyormuş gibi yapılıyor.

Bu düzenlemeye terör soruşturması kriteri getirilmesi talebi tam olarak karşılamıyor. Daha aktif alanlarda çalışan ya da siyasi davalarda çalışan avukatlar müvekkilleriyle özdeşleştirildikleri için zarar görüyorlar. Avukatlar sırf hak aradıkları için ya cezaevine giriyor ya da soruşturmalarla karşı karşıya  kalıyor.

Düzenlemede terör soruşturmasından hüküm giyen ifadesi kullanılmıyor ve sadece başlı başına bir soruşturma yeterli görülüyor. Hukuken her türlü hak sınırlaması kesinleşmiş bir yargı kararına bağlıdır. Kesin bir karar olmaksızın avukatlar hakkında polisçe yapılan bir araştırmayla avukatlara pasaport verilmeyecek. Bu çifte standardın da kapısını açacak.”

KHK’LILARA PASAPORT
Şenal Sarıhan, KHK’lılara pasaport verilmesi konusunda polise tam yetki verilmesine de tepki gösteriyor.  Pasaport yasağına sadece “seyahat özgürlüğü” penceresinden bakılamayacağını söyleyen Sarıhan, şöyle diyor:

“Bu yasak aynı zamanda çalışma hakkına bağlı olarak yaşama hakkının da ihlalidir. Artık iktidar partisi içinde de KHK’lılara yönelik pasaport yasağının hukuksuz olduğunun dile getirilmesiyle birlikte bir düzenleme yapma ihtiyacı duyuldu. Ama bu bir düzenleme değil göz boyamadır.

KHK’lılara pasaportları idarenin şartına bağlanmış durumda. İdare pasaport vereceği zaman iki şeye bakar. Ya adli soruşturma ve kesin karar ya da idari soruşturma ve kesin karar. Buna göre yurt dışı çıkış yasağı konulabilir. Ama burada polise bir yetki veriliyor. Polise verdiği yetki de istihbari bilgi. Bu artık her yerde karşımıza çıkıyor. Güvenlik soruşturması adı altında tüm hayatımızda yer alıyor. Yargı görevini yapamaz durumda ise bizim özgürlüklerimizle ilgili kararları polis araştırması verecekse Türkiye’de bir hukuk devleti ilkesinden bahsetmenin mümkünatı yoktur. Bu yüzden sevinçli bir olay gibi karşılamak doğru değil. Buradaki hukuka aykırılık son derece açık. Mahkeme kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı veriyor zaten. Ayrıca böyle bir düzenleme koymaya gerek yok.”