Gazeteci Demir: Gazeteciliğimden dolayı yargılanıyorum

0
370

Gazeteci Hayri Demir,  evinden çalınan hafıza kartından çıkan  ve Suriye’nin kuzeyinde yaptığı haberlere ilişkin  dökümanlar nedeniyle “terör örgütü üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla hakkında açılan davanın ikinci duruşmasına katıldı. Demir, bu yargılamanın gazeteciliğinden dolayı olduğunu söyledi.

 

ANKARA / Gazeteci Hayri Demir hakkında, Suriye’nin kuzeyinde yaptığı haberler nedeniyle “terör örgütü üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşması görüldü.

Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Gazeteci Hayri  Demir ve avukatı Gulan Çağın Kaleli katıldı. Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Af Örgütü temsilcileri ile çok sayıda gazeteci de izledi.

Duruşmada savunma yapan Demir, gazetecilik faaliyet nedeniyle yargılandığını, dava dosyasında gazetecilik faaliyeti dışında herhangi bir suçlama ya da delilin bulunmadığını söyledi. Savunmasında gazeteciliğin tanımını yapmak isteyen Demir’in sözünü kesen Mahkeme Başkanı “Gazetecilik tanımı yapma, iddianamedeki suçlamalara dair savunma yap” uyarısı yaptı.  Demir ise “Ama burada yargılanan mesleki faaliyetlerimdir. Dolayısıyla gazeteciliğin ne olduğunu, gazetecinin kim olduğunun çerçevesini çizdikten sonra suçlamalara tek tek yanıt vereceğim. Çünkü gazeteciliğim suçlama konusu yapılmıştı” diye karşılık verdi.

‘GAZETECİLER BASKI İLE KARŞI KARŞIYA’
Savunmasını, “Beğenseniz de beğenmeseniz de suçlamaya çalışılanın adı gazeteciliktir. Sadece ben değil, mesleğini yaptığı için yüzlerce meslektaşım da aynı gerekçelerle yargılanmakta.  Dünya üzerindeki 180 ülkeden Türkiy,  basın özgürlüğü açısından 157. sırada yer alıyor. Her geçen gün daha da geriye düşmekteyiz. Şu an burada bir gazeteci olarak yargılanırken, 100’ü aşkın meslektaşım en azından benim kadar şanslı olmadığı için tutuklu olarak yargılanıyor. Gazetecilerin mesleklerini yapmaları için bu adliyelerde olmaları gerekirken, açılan davalarla mesailerimizi duruşma salonlarında, mesleğimizi savunarak geçirmekle karşı karşıyayız. Bu fotoğraf bile gazetecilerin nasıl bir baskı ile karşı karşıya kaldığının açık göstergesidir” diye konuştu.

Sadece kendi adına endişe duymadığını, talep edilen cezaya ilişkin de bir korku ve kaygısının olmadığını belirten Demir, “Gazeteciliğin ateşten gömlek giymek olduğunu sahada bilfiil deneyimledim. Sadece sahada karşı karşıya kaldıklarımızla değil aslında mesleğimiz gereği karşı karşıya kaldığımız baskılar da bu mesleğin ateşten gömlek giymek olduğunu gösteriyor. Asıl endişem gazetecilik mesleği olduğu gibi tüm toplum adınadır” dedi.

‘BU DAVA BANA KARŞI BİR KUMPAS’
Soruşturmayı kendisine karşı bir “kumpas” olarak değerlendiren Demir, bu dosyanın hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmemesi için takipsizlik verilmesini istedi. Çalınan  hafıza kartlarındaki haberciliğe ilişkin bilgilerin şimdi karşısına “suç unsuru” olarak çıkmasını eleştiren ve “aydınlatılamayan hırsızlığa” da dikkat çeken Demir, gazeteciliğin suç olmadığını, önüne “suç” olarak konulanların tamamının gazetecilik faaliyetleri olduğunu yineledi.  Hafıza kartının içinden çıkan ve Suriye’de yaptığı haber takiplerine ilişkin görüntüler ile suçlandığını belirten Demir, “Evet Suriye’ye gittim, bu gizli saklı değildi. Suriye’ye geçmeden önce sınır hattında da günlerce haber takibinde bulundum. Hatta kapanan Başbakanlığa bağlı Basın Enformasyon Başkanlığı tarafından özel akredite verilerek, sınır hattındaki gelişmeleri takip ettim ki buna dair verilen kimlik kartını soruşturma aşamasında dosyaya ibraz ettik” diye konuştu.

Yürürlüğe giren yargı paketine de vurgu yaparak, her ne kadar sorunları tümden çözmese de pakette “haber sınırları” gibi bir düzenlemenin yer aldığına atıf yapan Demir, bunun tam da kendisinin yargılandığı suçlara denk geldiğini söyledi.

DEMİRTAŞ SÖYLEŞİSİ DE SUÇ UNSURU
Demir, 2015 yılında HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yaptığı söyleşi ve o sırada çektirdiği fotoğrafın da “suç unsuru” olarak dosyaya konulduğuna dikkat çekerek, “Bir siyasi partinin genel başkanı, milletvekili ile mesleğim kapsamında söyleşi yapmam, bunu yayınlamam dahi suçlama konusu yapılıyor. Bu nedenle başta da belirtiğim gibi burada gazetecilik faaliyetimden dolayı yargılanıyorum” dedi.

Bu yargılama ile anayasada güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğini belirten Demir, sırf bu nedenlerle AİHM’de 2018 yılında düşünce ve ifade özgürlüğü konularında en fazla mahkum edilen ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

“Ben bir gazeteciyim. Mesleğimin gereği olarak kamuoyunu bilgilendirmek adına binlerce haber yazdım. Aslında anayasa gazeteciye bir noktada güvence de veriyor. Ancak ne yazık ki bu güvenceye rağmen gazetecilik ve suç olguları yan yana getirilmektedir. Gazetecinin işi haber yapmaktır, haber bir suç unsuru değildir” diyen Demir, beraatini ve mesleğini özgürce yürütme hakkını istedi.

‘DAVA HUKUK DIŞI DELİLLERE DAYANIYOR’
Avukatı Gulan Çağın Kaleli de davanın hukuk dışı delillerle ortaya konulduğunu belirterek, hırsızlık olayına dair açılan soruşturmanın akıbetinin sorulmasını talep etti. Yine Demir’in bu dosyadaki paylaşımlarının farklı dosyalarda da yargılama konusu yapıldığını hatırlatan Kaleli, yazılı savunmalarını hazırlamak için suçlamaya konu görüntülerin bulunduğu materyallerin birer kopyasının kendilerine verilmesini talep ederek, süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Demir’in savunmasında iddianameye konu teşkil eden SD kartın ikamet ettiği evden çalındığına ve buna ilişkin savcılığın soruşturma yürüttüğüne dair bu soruşturmanın akıbetinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan sorulmasına karar verdi

Mahkeme ayrıca Demir’in daha önce yargılandığı dosyadaki paylaşımlarına dair Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak kararın örneğinin mahkemeye gönderilmesi, hafıza kartlarından çıkan görüntülerin birer örneğinin savunmasını hazırlaması için Demir’e verilmesi, suç unsuruna rastlanmadığı belirlenen dijital materyallerin de iade edilmesi kararlarını verdi.

Davanın bir sonraki duruşması 23 Ocak 2020 saat 11:00’e bırakıldı.