Saraçoğlu Mahallesi çürümeye terk edildi

0
246

Yüksek yüksek binaların yükseldiği, yeşilliklerin yok edildiği, nefes alacak yerimizin kalmadığı Ankara’da gürültüden, kargaşadan, sıkıntıdan kaçıp kurtulacak yerlerden biri idi Saraçoğlu Mahallesi. 1994’lerden beri rantın hedefi haline gelen Saraçoğlu Mahallesi şimdilerde çürümeye terk edildi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise buna karşı yıllardır bitmez bir mücadele sürdürüyor.

 

Kızılay’da, eski Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı binaları arkasında, Genelkurmay’ın alt kısmında, şirin evleri ve yeşillikleri ile hemen dikkatleri üzerine çeken bir bölge Saraçoğlu Mahallesi. Eskiden cıvıl cıvıl seslerin yükseldiği, Kızılay’a inenlerin sokaklarında soluklandığı, kuş seslerinin eksik olmadığı Saraçoğlu Mahallesi şimdi göz göre göre çürüyor. Yıllardır ne evlerinden insan sesi geliyor ne de en ufak bir yatırım yapılıyor.

Saraçoğlu Mahallesi’ni bu kadar önemli kılan ne peki? Bunu en iyi anlatanlardan biri de Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan: “Yöneten ile yönetilenin karşılaşma mekanı aslında. Lojmanlarıyla insan ölçeğinde kurulmuş evleriyle, kentin ortasında iklim dengesinin farklılaştığı, klimatizasyonun olduğu, Kızılay’ın kargaşasını ve gürültüsünü hissetmediğimiz bir vaha.”

İLK TOPLU KONUT ÖRNEĞİ
Türkiye’nin ilk toplu konut örneği Saraçoğlu Mahallesi. Alman Mimar Paul Bonatz tarafından tasarlanmış bir mahalle.

Kaynaklara göre, Ankara’daki mesken bunalımını önlemek için 1944 yılında çıkarılan Memur Mesken Yasası uyarınca başlatılan bir proje Saraçoğlu Mahallesi. II. Ulusal Mimarlık Akımının başkentteki önemli bir örneğini oluşturduğu ifade ediliyor.  Paul Bonatz 1920’ler Almanya’sının Siedlung anlayışını getirmeye çalışmış. Konut binalarının yanı sıra, çocuk bahçesi, ilk ve ortaokul ve bugün İl Halk Kütüphanesi olan bina o zaman ortak kullanım için tasarlanmış. Bitişik nizamda, gruplaştırılmış değişik tip ve yükseklikte tasarlanan apartmanlarda iki, üç ve beş odalı, altı tip üzerinde planlanan 642 daire bulunduğu ifade ediliyor. Ancak daire sayısı konusunda çeşitli kaynaklarda farklı rakamlar yer alıyor. Konut binaları bodrum üzerine iki, üç ya da dört katlı olarak tasarlanmış.

Binaların dış biçimlenmeleri geniş saçaklar, cumbaya öykünen destek üzerindeki cephe çıkmaları, pencere modülasyonları, sacdan yapılma kafes biçimli balkon korkulukları ile dikkat çekmekte olup, bu “geleneksel Türk evinden alıntılar” olarak ifade edilmektedir.

1946 YILINDA YAPILAN TARİHİ BİR MAHALLE
1940 yılında planlaması yapılan Saraçoğlu Mahallesi’nin temelini, 29 Ekim 1944’te dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu attığı için adını buradan almış. 1946 yılında ise inşaat tamamlanıp,  mahalle ikamede açılmış. 120 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş olup, içerisinde 75 bina, başka bir kaynağa göre de  450 lojman ve 250 tescilli anıt ağacı bulunuyor.

Saraçoğlu Mahallesi’nde üst düzey bürokratlar ve askerler, birçok devlet adamı ikamet etti.

Burada ikamet eden bürokratlardan biri de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. “Saraçoğlu gençlerin gelecek düşlerine teslim edilmeli, Cumhuriyet tarihi müzesi olmalı” diyen Kılıçdaroğlu’nun Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin etkinliğinde okunan mektubu özetle şöyle:

KILIÇDAROĞLU YAŞADIĞI MAHALLEYİ ANLATTI
“1983- 1999 yılları arasında Saraçoğlu’nda yaşayan bir bürokrattım. Bizim için tek bir adımda kentin gürültüsünden kurtularak sessizliğine sığındığımız keşmekeşin ortasında kendisini saklamayı başarmış bir vahaydı. Kumrular Caddesinin Saraçoğlu’na yaşıt anıt ağaçların gölgesinden geçip mahalleye girdiğinizde sizi kendisine has florasıyla küçük ve her şeyden önce yaşayan bir kent koruluğu karşılıyordu. Ancak Saraçoğlu günümüzde geleceği hakkında en kısa sürede karar verilmesi gereken bir alan olarak karşımızda duruyor.

Bu bağlamda Saraçoğlu cumhuriyetimizin 100. Yılında yaşayan bir cumhuriyet tarihi müzesi ve tasarım enstitüsü planlaması içinde düşünülmelidir. Ülkemizin ilk toplu konut projesi olarak kabul edilen Saraçoğlu ve onu çevreleyen caddeler sokaklar Saraçoğlu’nun nasıl bir geleceğe layık olduğunu bizlere söylüyor. 31 Mart’ta bu cadde ve sokaklara isimlerini verenlerin mücadelelerinden ilham alan bir demokrasi başarısına ulaştık. Saraçoğlu da Necati Bey, Yahya Galip Bey de Cumhuriyetimize TBMM’de temsil edilen milletin egemenlik hakkında kararlılıkla bağlı demokrasiye inanmış kişilerdi. Kumrular Caddesi Güvenpark ile birlikte acılar da barındıran demokrasi mücadelemizin merkezlerinden oldu.

Saraçoğlu Cumhuriyetimizin 100. yılına geçmişi anımsatan ancak yüzü geleceğe dönük gençlerimizin gelecek düşlerine, gelecek hayallerine teslim olmuş bir özgürlük alanı olarak hazırlanmalıdır. 31 Mart’ta ulaştığımız başarı Saraçoğlu’na beklediğimiz baharı getirecektir.”

‘UZLAŞMA ALANININ MEKANSAL KARŞILIĞI’
Saraçoğlu Mahallesi’nin hak ettiği değeri bulması için, mahallenin hedef alındığı 1994 yılından beri mücadele ettiklerinin altını çizen Tezcan Karakuş Candan, Saraçoğlu Mahallesi’ni şöyle anlatıyor;

“Saraçoğlu Mahallesi Cumhuriyetin kadrolarının bir arada olduğu bir yer.  Cumhuriyetin konut politikasına bakışı ve devlet yönetimiyle kurduğu ilişkiyi de gösteriyor. Bir uzlaşma alanının mekânsal karşılığı. Kent demokrasisi açısından değerlendirirsek, yöneten ile yönetilenin karşılaşma mekanı aslında. Lojmanlarıyla insan ölçeğinde kurulmuş evleriyle, kentin ortasında iklim dengesinin farklılaştığı, klimatizasyonun olduğu, Kızılay’ın kargaşasının ve gürültüsünü hissetmediğimiz bir vaha.”

Candan’a göre, 2015 yılından beri binalarda insan sesi yok, evlerin ışıkları yanmıyor, bahçesinde dolaşan sincaplar kaybolmuş. Candan, “Kendi dokusunu ve doğasını kaybediyor. Bir çöküntü alanı haline getirilmeye çalışılıyor. Kiremitler toplanmış, içindeki malzemeler çalınmış durumda. Emlak Gayrimenkul tarafından satışı yapılmaya çalışılıyor. Altına otopark yapılması için planlar yapılıyor ama bir türlü Saraçoğlu Mahallesi hak ettiği değerin okunabileceği bir alan haline gelmiyor” sözleriyle mahalleye ilişkin endişelerini paylaşıyor.

MİMARLARIN BİTMEYEN MÜCADELESİ
1994 yılından beri mücadele ettiklerini, mahallenin belirli dönemlerde rant aracı haline getirilmeye çalışıldığını, ama mücadele ve duyarlılık, farkındalık ile bunu ötelettirdiklerini kaydeden Candan, çürümeye terk edilen mahalle için şu endişelerini de dile getiriyor; “Saraçoğlu mahallesinde bir çatı çökebilir, kriminal bir durum yaşanabilir ve Saraçoğlu Mahallesi bizden kopartılacak bir sürece doğru götürülebilir.”

Candan bunun için de Saraçoğlu Mahallesi’nin geleceğini tekrar gündeme taşımanın, bu konuda Büyükşehir Belediyesine, Kültür Turizm Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı’na çağrı yapmanın önemli olduğunu da belirtiyor.