HAYTAP: Hayvan Hakları Raporu kanunlaşacak mı?

0
851

TBMM Hayvan Araştırma Komisyonu raporunda, fayton sorunundan, kolluk kurulmasına, hayvan sayımından, folklorik dövüşlere, yunus parklarından, kürk sorununa kadar birçok konuda düzenleme önerisi yer alıyor. HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, raporun son derece kapsamlı ve olumlu olduğunu belirterek, “Bizim endişemiz bu maddeler kanunlaşacak mı?” diye sordu.

 

TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı raporu değerlendiren HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, “Bizim endişemiz bu maddeler kanunlaşacak mı?” diye sordu. Saygılgan kaygılarını, “Rant odakları işin içine girdiğinde kanunlaşma aşamasında sıkıntılar yaşanacağını düşünüyoruz” sözleriyle diye getirdi.

TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamamlayarak, 200 sayfalık rapor hazırladı.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan raporda kanunun isminin “Hayvan Hakları Kanunu” olarak yer almasının olumluluğuna vurgu yaptı.  HAYTAP olarak raporda çalışmalarından yansımalar olduğunu aktaran Sayılgan, “Sadece sokak hayvanları değil, sirkler, yunus parkları, avcılık, kürk, deneyler gibi pek çok konuda çalışmamız oldu. 15 yıldır kanun çalışmaları devam ediyor. 24’ncü dönemde çok iyi bir aşama kaydetmiştik ve tasarı Çevre Komisyonundan kanunlaşmak üzere çıkmış fakat Genel Kurula inemeden kadük kalmıştı” dedi.

Saygılgan hayvan haklarına ilişkin raporu ve hayvan hakları konusundaki sıkıntıları halagazeteciyiz için değerlendirdi.

KOMİSYONUN İLK GÜNDEMİ İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Raporda ilk maddenin “Hayvanları Koruma” olan adının “Hayvan Hakları” olarak değiştirilmesi olduğunu belirten Sayılgan,“Hayvanların istismarı, hayvana karşı şiddet ve hayvana karşı işlenen eziyet ve suçların, kaçakçılık da olmak üzere TCK’de ‘canlı varlık’ olarak kabul edilmesi ve bir hakkının olması gerekiyordu. Bunu hayata geçirmek için de isminin değişmesi gerekiyordu” diye konuştu.

TERMİNOLOJİ SORUNU
Raporda hayvanların kategorize edilmesine,  “Ev hayvanı, süs hayvanı” gibi kavramların kullanılmasına da eleştiri yönelten Sayılgan, “Bunun yerine şehir hayvanı, yaban hayvanı, çiftlik hayvanı şeklinde tanımlamalar daha uygun olacaktır. Türkiye’de hayvanlara ilişkin süreçlerin yönetimi ve kapsamındaki hizmetlerin sunulmasında meri mevzuat hükümlerinin yürütülmesine yönelik aksaklıklar ve sorunlar temelinde, kullanılan terminolojinin yeterince standardize edilmemiş olması ve kapsayıcı olmamasının yattığı anlaşılmıştır. Hayvanlara gruplandırma ve isimlendirme yapılırken herhangi bir türü küçümseyecek, ötekileştirecek bir adlandırma yapılmaması esas alınmalıdır.” dedi.

‘HAYVANLARIN SAYIMI ÇOK ÖNEMLİ’
Şehirlerde bulunan hayvanların sayısının bilinmesi ve hayvanların kayıt altına alınmasının önemli olduğunun da altını çizen Saygılgan, “Bütçe hazırlanabilmesi için öncelikle bu sayının tespit edilmesi gerekiyor. Çünkü serbest yaşayan hayvanların yönetimi ve popülasyon kontrolüne ilişkin çalışmalar öncesinde gerekli analizlerin yapılabilmesi için hayvan sayımı son derece önemlidir. Gerekli bilgiler edinildikten sonra ortaya çıkan veriler ışığında hem insanların şikâyeti hem de hayvanların yaşadığı zorluklar bakımından gerekli tespitler yapılabilecektir.” dedi.

MOBİL KISIRLAŞTIRMA SORUNU
Raporda, popülasyon kontrolüne ilişkin yaşanan aksaklıkların (kısırlaştırma) ve mobil kısırlaştırma uygulama sorununa da vurgu yapan Saygılgan, “Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’nde düzenlenen mobil kısırlaştırma uygulaması” sorununu da dile getirdi. Sayılgan bu konunun raporda, “Hayvanlara kısırlaştırma operasyonlarının yapılacağı seyyar araçları ifade eden mobil kısırlaştırma ünitelerinde operasyonların yapılabilmesi için hijyenik şartların, gerekli ameliyat malzemesi ve tesisatın bulunacağı belirtilerek bu ünitelerde kısırlaştırılıp aşılanan hayvanların tedavilerinin uzaması durumunda geçici bakımevlerine nakledileceği, oluşacak tıbbi atıkların yürürlükteki mevzuata göre bertaraf edileceği hükme bağlanmıştır” şeklinde yer aldığını söyledi.

‘ÇİPLEME ÇOK ÖNEMLİ’
Çiplemeyi de önemli olarak nitelendiren Sayılgan, “Hayvanları deri altına takılan çip ile takip etmemiz mümkün olacak. Hayvanların sokağa terk edilmesi durumunda hayvanın kim tarafından terk edildiğini ve kimin hayvanı olduğunu bulma konusunu çok önemli görüyoruz. Var olan durumda kimin terk ettiğini bulamadığınız için o kişiye ceza uygulayamıyorsunuz. O kişi yeniden hayvan sahiplenebilir. Biz bu sorumsuzluğu yapan insanların cezalandırılmasını ve yeniden hayvan sahiplenmesinin yasaklanmasını istiyoruz. Ayrıca bu çipleme sistemi ile hayvanların bilgileri kayıtlı olacağı için sağlık anlamında da elimizde önemli verilerin olacağını düşünüyoruz. Bunun tüm ülke çapında standart bir sistemle yapılmasını istiyoruz” dedi.

HAYVANA ŞİDDET CEZA KANUNA KAPSAMINA GİRMELİ
Raporda, hayvanlara yönelik bazı fiillerin kabahat olması sorununa ilişkin düzenlemeye de dikkat çeken Sayılgan, hayvana yönelik şiddetin Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılıp Ceza Kanunu kapsamına girmesini istediklerini söyledi. Raporda en az 2 yıl 1 aydan başlayan cezaların verilmesini istediklerini vurgulayan Sayılgan,” Bu yönden Komisyon çok güzel bir karar çıkarttı. Ancak burada da bazı sıkıntılar ve endişelerimiz var. Örneğin, Anadolu’da binek hayvanlarına yönelik cinsel istismar yüksek olduğu için Adalet Bakanlığı, hapishanelerde yer olmadığını savunuyor. Diyelimki taşrada kişiler arasında husumet varsa, birbirlerini bu yöntem ile şikâyet edeceklerini düşünüyorlar. Hapishaneler bunu kaldırır mı diye düşünüyorlar. Aslında bu konu Ceza Kanunu kapsamına girerse, hayvana tecavüz konusunda toplum büyük bir hastalıkla yüzleşmek zorunda kalacaktır” diye konuştu.

KOLLUK KURULACAK
Sayılgan, hayvanlara yönelik işlenen suçlara müdahale edilmesi açısından İçişleri Bakanlığına bağlı polis ve jandarmalar ile belediyelerin zabıta birimlerinden hayvan kolluğunun kurulması gerektiğini söyledi. Sayılgan, “Raporda kolluk kuvvetlerinin hayvana el koyma konusunda yetkilendirilmesi var. Yine hayvana yönelik şiddet için uzman kişilerce bir birim kurulması öngörülüyor” dedi.

‘IRK ÜZERİNDEN SINIFLANDIRMA ETİK DEĞİLDİR’
Raporda yer alan yasaklı ırk sorunu maddesine ilişkin de değerlendirme yapan Sayılgan, Komisyonun ortak görüşü, esasen köpekleri birey olarak değerlendirmeden ırk üzerinden yapılacak bir sınıflandırmanın ya da ayrıştırmanın etik olmadığı söyledi. “Hayvanlar birine zarar verdiği durumda sahibine yaptırım uygulanacak. Çünkü bize göre tehlikeli hayvan yoktur, tehlikeli hayvan sahibi vardır. Köpekleri, dövüş köpekleri olarak yetiştirdikleri için o hayvanlar saldırıyor. Sahiplerini yükümlendirmek için onlara hapis cezası getirilmesini istemiştik” diyen Saygılgan, raporda bunun da yer almasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

GÖREVİNİ YAPMAYAN PERSONEL CEZALANDIRILACAK
Raporda görevlerini icra etmeyen belediye çalışanlarının cezalandırılmasının da yer aldığını vurgulayan Sayılgan, bazı belediyelerin bu görevi yerine getirmediğini söyledi. Saygılgan, “Bakım evlerinin yirmi dört saat ambulans ve veteriner hizmeti  vermesi gerekiyor. Resmî tatillerde günlerce hayvanlar yalnız bırakılıyor. Bu madde ile bu sorunun çözüleceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

‘FAYTON MADDESİ EKSİK KALDI’
Raporda faytonlara ilişkin yer alan maddenin yer almamasını “eksiklik” olarak nitelendiren Sayılgan, faytonların tamamen kaldırılmasını istediklerini söyledi. Sayılgan, “Bunu nostalji adı altında savunabiliyorlar. Adalarda bin beş yüz at çalışıyor. Ve orada tam bir hayvan sömürüsü gerçekleşiyor. Türkiye gibi denetimlerin yetersiz olduğu bir ülkede biz faytonların sayısının azaltılmasının yeterli olmadığını, tamamen kaldırılmasının daha doğru olduğunu düşünüyoruz” dedi.

‘FOLKLORİK DÖVÜŞ YASAKLANMALI’
Eksik görülen diğer bir noktanın ise folklorik dövüşlerin yasaklanması olduğunu belirten Sayılgan, komisyonda folklorik dövüşlerin yapıldığı bölgeleri temsil eden bazı milletvekillerinin çekingen davranmasını eleştirdi.b Sayılgan, özellikle köpek dövüş siteleri için “İnternet ortamında bu tür videoların yasaklanması gerekiyor. Biz hayvan dövüşlerinin katalog suçlar içinde yer almasını ve bu sitelerin kapatılmasını istiyoruz” dedi.

‘KANUNLAŞMA SÜRECİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Raporu, “son derece kapsamlı ve olumlu” olarak değerlendiren Sayılgan, “Endişemiz bu maddeler kanunlaşacak mı? Çünkü araştırma komisyonları tavsiye niteliğinde rapor yayınlıyor. Rapor yazım sürecinde çok ‘özgür’ davranabiliyorlar. İş kanunlaşma aşamasına geldiğinde Bakanlıklar ve Belediyeler taş koyacaktır. Rant odakları işin içine girdiğinde kanunlaşma aşamasında sıkıntılar yaşanacağından endişeliyiz.  Mecliste 15 yıldır bu yasayı takip ediyoruz. Tavsiye niteliğinde olan bu rapor şu aşamada hayvanlar adına bir şey ifade etmiyor. Kanunlaşması sürecinde de takipçisi olacağız” dedi.