Gazeteciler patronlara kurban edildi

0
77

Anayasa Mahkemesi, gazetecilere ödenmeyen fazla mesai ücretlerinin gecikilen her gün için yüzde 5 faiz ile tahsiline ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Bu karar ile gazetecilerin bir hakkı daha ellerinden alınırken, TGS ve gazeteci kökenli Milletvekili Utku Çakırözer karara tepki gösterdi.

 

Çalışma koşulları, iş güvenceleri patronların ve iktidarların iki dudağı arasından çıkacak söze göre belirlenen ve baskı altında haber yapmaya çalışan gazetecilere bir kötü haber de Anayasa Mahkemesi’nden geldi. Gazetecilerin,  ödemmeyen fazla mesailerini yüzde 5 faiz ile tahsil etme hakları Anayasa Mahkemesi’nin iki karşı oya karşı, oy çokluğu kararı ile iptal edildi. Bu kararla gazeteciler basın patronlarına kurban edilmiş oldu.

Karara ilk tepki ise Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) geldi.

‘GAZETECİLER TOPLUM İÇİN ÇALIŞIYOR’
“Gazeteciler Toplum için çalışıyor, haklarını budamayın’ çağrısı yapan TGS, bu karar ile gazetecilerin bir hakkının daha yok edildiğine vurgu yaptı.
TGS açıklamasında, Anayasa Mahkemesi’nin, “anayasa aykırı” olduğu iddiasıyla aldığı bu kararın anayasaya aykırı olduğunun altını çizerek; “Gazeteciler kamu görevi yürütmektedirler. Gazetecilerin meslek güvencelerinin kaybolması aynı zamanda zaten varlığı zaten son derece tartışmalı ve sınırlı hale gelmiş olan basın özgürlüğünün de tamamen kaybolmasına yol açacaktır” dedi.
4 Ocak 1961 tarihinde getirilen ve gazetecilerin ekonomik haklarını korumaya ve böylece gazeteciyi mâli kaygılardan uzaklaştırıp özgürce çalışmasını sağlamaya yönelik bu düzenlemenin 60 yıl sonra gazetecinin elinden alınmasına ilişkin kaygılarını dile getiren TGS, alınan bu kararın sonuçlarının gazeteciler açısından ağır olacağına vurgu yaptı.

TGS; “Gazeteciler zaten işsizlik, düşük ve süresinde ödenmeyen ücretler, patron ve hükümetlerin ağır baskısı altında nefes almaya çalışırken, süresinde verilmeyen alacağının, yine mahkemelerce yapılan yüksek takdiri indirimlerle ödenmesine dahi tahammülsüz olunması, gazetecilerin basın mesleğinden uzaklaşmaları ve halkın haber alma hakkının çok ağır darbe alması anlamına gelecektir” dedi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ PATRONLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ?
AYM’nin kararında “basın sektöründe çalışanlar için diğer çalışanlara göre nesnel ve makul bir nedenle de olsa orantısız bir farklı muamelenin getirilmesinin” önlenmesinin amaçlandığnın belirtildiğine dikkat çeken TGS şu  değerlendirmeyi yaptı: “Sadece basın çalışanları için bir kanun hazırlanmış olması zaten farklı bir muamele ihtiyacından doğmuştur. Gazetecilerin editöryal bağımsızlığı ve kamu sorumluluğunun sağlanması için mesleki güvenceleri, kanun ile korunmaya çalışılmıştır. Üstelik AYM kararı, ‘çalışanlar arasında bir denge’ gibi sunulsa da ‘işverenin teşebbüs özgürlüğü ile gazetecilerin ve toplumun çıkarları arasında makul bir denge kurulmalıdır’ ifadeleri, iptal kararının kimi koruyacağını göstermektedir. Teşebbüs hürriyeti ile basın özgürlüğü arasındaki ‘adil denge’ arayışını anlamak mümkün değildir. Medya şirketleri kanuna uygun davrandıkları sürece çalışan haklarından, basın özgürlüğünden zarar görmezler.”

ANAYASA MAHKEMESİ KENDİSİ İLE ÇELİŞTİ
Anayasa Mahkemesi’nun 2008 yılında aynı konuyu değerlendirdiği ve basın özgürlüğü vurgusu ile bu konuda anayasaya aykırılık bulunmadığı kararı verdiğini hatırlatan TGS, Anayasa Mahkemesi’nin kendisi ile çeliştiğine dikkat çekti.

‘GAZETECİ KOVMAK KOLAYLAŞTI’
CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer de kararı eleştirerek, “Bu madde gazetecilerin halkın haber alma hakkına tam olarak hizmet edebilmesinin güvencesiydi. Ama gazetecilikteki patronların teşebbüs hürriyeti, basın ve ifade özgürlüğünün önüne kondu. İktidarın ve işverenlerin ağır baskısı altındaki gazetecilerin ücret hakları ellerinden alındı. Gazeteci kovmak kolaylaştı. Zaten işsizliğin en çok yaşandığı mesleklerden biri olan gazetecilikte işsizlik daha da artacak” dedi. Kararın; hükümete yakın medyada kapsamlı işten çıkarmaların yaşandığı bir dönemde alınmasına dikkat çeken Çakırözer, Meclis’teki tüm partilere basın ve ifade özgürlüğünün daha fazla yara almaması için derhal yeni bir düzenleme yapılması çağrısı yaptı.

Gazetecilerin ödenmeyen fazla mesai ücretlerinin günlük yüzde 5 faizi ile ödenmesinin gazetecilere bir ücret güvenliği getirdiğini dile getiren Çakırözer, “Bu madde hem iktidarın hem de patronun baskısı altındaki gazetecinin; halkın haber alma hakkına tam olarak hizmet edebilmesinin güvencesiydi. Gazetecilerin, iktidar ve medya patronları tarafından sürekli kovulmakla tehdit edilmesini bir ölçüde de olsa engelliyordu.  Maddenin iptali, gazetecileri bu güvenceden mahrum bırakıyor. Maddenin iptali ile gazetecilik mesleğinde işverenlerin teşebbüs hürriyeti, basın ve ifade özgürlüğünün halkın haber alma hakkının önüne koyulmuştur. Oysa temel haklardan hiçbiri birbirinden daha önemli veya daha değerli değildir” dedi.