Şule Çet davasında da ‘iyi hal’ indirimi

0
42

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin davanın 6’ıncı duruşmasında “cinayet”, “nitelikli cinsel saldırı” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’a ceza verilirken, diğer kadın cinayetlerinde olduğu gibi “iyi hal indirimi” uygulandı. Mahkeme Başkanı’nın sanık Çağatay Aksu’nun “ağır müebbet” hapsini, “takdiren” “müebbete” indirmesi avukatlar tarafından “iyi hal indirimi” olarak nitelendirildi. Duruşma sonunda sanık Çağatay Aksu  “cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan müebbet ve 12 yıl 6 ay hapis; sanık Berk Akand ise 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet’in geçen yıl Ankara’da bir plazanın 20’nci katından düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin Ankara 31. Ağur Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 6. duruşmasında karar çıktı.

SANIKLARDAN ‘SUÇSUZUZ’  SAVUNMASI
Karar duruşmasında savunma yapan sanık Çağatay Aksu, bu davada neden yargılandığını bilmediğini, sinir krizleri geçirdiğini söyledi. Sanık Aksu, “Ne tecavüz edebilirim, ne öldürebilirim. Ben yapmadım. Şule’ye dokunmadım. Delil bulabiliyorsanız asın beni. Suçsuz yere yargılanıyorum” iddiasında bulundu.

“Ben görmedim. Sadece ayak bileğinden tuttum, aşağı atlamaya çalışırken. Şule’nin üzerinde kadın pedi vardı. Tecavüz edilip yerine mi konuldu? Bunu anlamak mümkün değil. Mümkün olmayan şeylerden yargılanıyorum. Savunmamı yapamadım burada. Arkada yemediğim küfür kalmadı. Şule’nin haksa benimki hak değil mi?” savunması yapan Aksu, “ Suçsuz” olduğunu ileri sürdü.

Son diyecekleri sorulan sanık Aksu, “Takdir sizin. Gerekirse bir daha videoları izleyin.  Namusum üzerine yemin ederim. Bir tane yalan söylemedim. 45 gün psikolojik tedavi gördüm.  Ben sizin vicdanınıza çok güveniyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Sanık Berk Akand da evde müziğin sesinin yüksek olduğunu, uyumasa bile ses duymadığını, duymasının da mümkün olmadığını savundu. Aksu’ya da kimseye de yardım etmediğini öne süren Akand, “Bu suça yardım etseydim kendi kafama sıkmış olurdum” dedi.

SANIK AVUKATI ‘ŞULE ÇET DÜŞTÜ’
Sanık avukatı Levent Ekmen, Şule Çet’in düşmüş olabileceğini ileri sürerek, “Belki hava almak için eğilirken düştü” dedi. Avukat Ekmen skandal nitelindeki şu savunmayı yaptı; “Şule zorla tutuluyorsa, defalarca çıkış kapısından geçmiş. Neden gitmedi. Olay yerinde darp yok. Tecavüz yok. DNA yok. Hiçbir şey yok. Ortada delil yok. Maktül Şule boyuna göre yapılı, hiç direnmemiş. İddia edilen boğuşma yok. Neden sanıkların üzerinde DNA yok? Çağatay’a ait bir tane DNA yok.  Şule’nin elindeki saç intihar ettiğini gösteriyor. Şule tecavüze karşı mücadele etmemiş. Öldürülmeye karşı mücadele etmemiş.”

Sosyal medyayı suçlayan Ekmen, “Sosyal medya yüzünden bu dava buraya geldi. Sosyal medyada cadı avcıları yüzünden buradayız. Berk’in olaydan haberi yok, suçlu olması kamuoyu baskısından dolayı. Kamuoyu baskının etkisi altında kalmadan karar vermenizi istiyorum. Gece yatarken başınızı yastığa rahat koyun. Vicdanınıza bırakıyorum. Berk’in tahliyesini talep ediyorum” savunmasını yaptı.  Avukat Ekmen #SuleCetİcinAdalet etiketini de şikayet etti.

Savunmaların ardından Mahkeme heyeti kararını açıkladı.

“Cinayet”, “nitelikli cinsel saldırı” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından  Çağatay Aksu’ya müebbet hapis cezası verildi. Mahkeme, Çağatay Aksu’ya önce bir suçu gizlemek amacıyla öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, sonra bu cezayı takdiren müebbet hapis cezasına düşürdü. Böylece Aksu müebbet ve 12 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Berk Akand’a ise cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, cinsel saldırıya yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım suçlarından 1 yıl üç ay hapis olmak üzere toplam 18 yıl 9 ay hapis hapis cezası verildi.

‘BİR NEBZE ŞU SERPTİ’
Kararı değerlendiren ailenin avukatı Umur Yıldırım, kararın “o acıya bir nebze şu serptiğini” söyledi. Kararı olumlu bulmakla birlikte, takdir indirimi uygulanmasının uygun olmadığını belirten Yıldırım, kararı istinafa taşıyacaklarını ifade etti.

Yıldırım “Bu, 1 yıldır süren bir adalet mücadelesiydi. Baro Başkanlarıyla, kitle örgütleriyle, çocuğu olan olmayan, yaşlı -genç herkesle birlikte mücadele ettik. Mahkemenin verdiği karar bizim için buruk bir sevinç oldu. Ama bir babanın acısı var. O acıya bir nebze olsun su serpti bu karar” değerlendirmesini yaptı. Yıldırım takdir indirimi nedeniyle kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacaklarını söyledi.