TOMA’yla kadına su sıkarak kolunu kıranlara yargılanma yolu açıldı

0
437

Gezi eylemleri döneminde TOMA’dan sıkılan su sonucu yerde sürüklenerek yaralanan ve kolu kırılan Adalet Sevin (73), yerel mahkemenin takipsizlik kararına karşı başvurduğu Anayasa Mahkemesi’nden olumlu karar aldı. AYM,  “yeniden soruşturma açılması” kararı verirken, böylece Sevin’in 6 yıllık hukuk mücadelesi sonucu sorumluların yargılanmasının önü açılmış oldu. 

 

Gezi eylemleri sırasında İstanbul’da TOMA’dan sıkılan tazyizli su sonucu düşerek yerlerde sürüklenen 73 yaşındaki Adalet Sevin, yerel mahkemenin verdiği takipsizlik kararına karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini kazandı. Sevin; anlatımına göre, Gezi eylemleri sırasında bilet almak için uçak şirketinin ofisinin bulunduğu Taksim Meydanı’na çıkmaya çalıştı. Eylemler nedeniyle meydana çıkışları kapatan polisler onu ara sokaklara yönlendirdi. Sevin de ara sokaklardan İstiklal Caddesi’ne ulaştı. Ancak bu sırada göstericilere dönük polis müdahalesinin ortasında kaldı. Polislerin 4-5 metre yakın mesafeden su sıkması sonucu yere düşen Sevin’in bu sırada kolu kırıldı. TOMA’dan sıkılan suyun basıncı nedeniyle de yerde sürüklendi.

MUAYENE RAPORU: YERDE SÜRÜKLENDİ
Sevin, çevredeki yurttaşların da yardımıyla gelen ambulansla Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Hastanenin hazırladığı adli muayene raporunun “Olay Öyküsü Bölümü” kısmında da Sevin’in müdahaleyle birlikte yerde sürüklendiği tespit edilerek, “tazyikli su etkisinde yaklaşık iki metre sürüklenme” ifadesi yer aldı. İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nce düzenlenen sağlık raporunda da yaralanmaya dair “sağ median sinirin duyusal ve motor iletisini çok hafif düzeyde etkilediği karpal tünel sendromu ile uyumlu bulunduğu” tespitine yer verildi.

EMNİYET: KAMERALAR BOZUKTU
Yaralanma sonrası avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunan Sevin, “gereksiz” ve “orantısız şekilde güç kullanarak” yaralanmasına sebep olan polisler hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine soruşturma açan savcılık, TOMA aracını kullanan polislerin tespitini yaparak, şüpheli sıfatıyla ifadelerini aldı. Çevredeki MOBESE ve araca ait kameralarının görüntülerini isteyen savcılığa İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden “kameralar bozuk” şeklinde olumsuz yanıt verildi. Ancak Sevin, o güne ait internette yayımlanan bir telefon kaydını bularak, dosyaya sundu.

Soruşturma aşamasında savcılık Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK)  da rapor aldırttı. ATK’nin 30 Ekim 2013 tarihinde düzenlediği raporla da Sevin’in kolunda “orta derecede” kırık olduğu sonucuna varıldı.

VALİLİK SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİ
Savcılık, olay sırasında TOMA’da bulunan dört polis ve amirleri hakkında ceza soruşturması açılmasına izin verilmesi için dosyayı İstanbul Valiliği’ne gönderdi. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü’nce görevlendirilen iki polis başmüfettişi tarafından hazırlanan raporda dört polisin ve amirlerinin “kendilerine verilen yetkiyi kullanarak görevlerini yaptıklarından dolayı kusurlu olmadığı” tespiti yapıldı. Bu nedenle de valilik tarafından polisler hakkında soruşturma izni verilmedi.

AYM, ‘İHLAL’ DEDİ
Sorumlular hakkında valilik tarafından soruşturma izni verilmemesi nedeniyle savcılık, 8 Şubat 2016’da “kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verdi. Kararı istinaf mahkemesine taşıyan Sevin’in itirazı da “karar kanuna uygun” denilerek reddedildi.

Bunun üzerine Sevin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. 2016 yılında başvuruda bulunan Sevin’in dosyası karara bağlandı ve polislerin yeniden yargılanmasının da ihtimali doğdu.

AYM, Sevin’in kolunun kırılması olayıyla ilgili olarak “devletin pozitif yükümlülüğüne bağlı olarak etkili soruşturma yükümlülüğü” yönünden değerlendirme yaparak, ihlal kararı verdi. Kararda, Sevin’in polislerce yaralandığına atıf yapılarak “Böyle bir iddia karşısında devletin sorumlu kimselerin tespit edilmesine ve cezalandırılmasına olanak sağlayabilecek kapsamlı ve etkili bir soruşturma yürütme zorunluluğunun doğduğu” tespiti yapıldı.

AYM: SAVCILIK GERÇEĞİ CİDDİYETLE ÖĞRENME ÇABASI İÇİNDE DEĞİL
Kararda ayrıca, olayın hemen ardından hastaneye kaldırılmasıyla birlikte kamu makamlarının olaydan haberdar olduğu, buna rağmen “derhâl soruşturma başlatma ilkesine aykırı davranılarak” Sevin’in şikâyetçi olmasından sonra soruşturmanın başlatıldığına dikkat çekildi. Ayrıca, savcılığın olayla ilgili olarak önemli delilleri toplamadığından hareketle; “Yaralanmanın, eldeki görüntülere konu olan olay sırasında mı meydana geldiği, gerektiği takdirde tanık dinleme gibi bir delile başvurularak şüphe bırakmayacak bir açıklıkla araştırılmamıştır. Bu eksiklikler Savcılığın gerçeği ciddiyetle öğrenme çabası içinde olmadığı kanaati uyandırmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Başvuruyla birlikte “kötü muamele yasağının” ihlal edildiği sonucuna varan AYM, dosyayı ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden soruşturma yapılmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Savcılığın, yeniden soruşturmayla birlikte sorumlular hakkında dava açması durumunda, Sevin yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesini kazanacak.