Davutoğlu’nun Gelecek Partisi Alevi cephesinde nasıl karşılandı?

0
778

Ahmet Davutoğlu liderliğinde kurulan Gelecek Partisi de her siyasi oluşum gibi ‘Aleviler ve talepleri’ başlıklarını programına not düştü. Hatta Alevi örgütlülüğü içerisinde önemli bir ismi; Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir’i safına dahil etti. Geride kalan Alevi cephesi ise Gelecek Partisi’nin ‘ölü doğduğunu’ ifade etti.

 

AKP’den ayrılıp liderliğe soyunan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi ile yeniden siyaset arenasına girdi. 13 Aralık’ta kuruluşu ilan edilen parti programı ise “benzer sağ siyaset geleneğinin bir kopyası” olarak yorumlandı. Alevi sorununa “Temel ilkemiz özgürlükçü laiklik ve çoğulcu din anlayışıdır” penceresinden bakan Gelecek Partisi’nin vaadleri eleştirilerin odağı oldu.

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Emel Uzman da “Özgürlükçü, laik ve çoğulcu din anlayışının yaşama geçirilebilmesi için Diyanet İşleri kurumunun kaldırılması lazım. Gösterdikleri gerçekçi bir yaklaşım değil” yorumunu yaptı.

Gelecek Partisi’nin programını samimi bulmadığını ifade eden Uzman, Diyanet İşleri kurumunun varlığı ile diğer inançlara eşit davranılamayacağını vurgulayarak “Bunları söyleyenlerin geçmişteki uygulamalarını da biliyoruz”dedi. Uzman, Davutoğlu’nun Aralık 2014’te Alevilerin önde gelen isimleriyle yaptığı görüşmeler sonrası yaşananlara da işaret ederek, “Yapmak istedikleri sadece bir inanç grubunu kendine yakınlaştırmaktır” diye de ekledi.

 

‘MARAŞ KATLİAMINI UNUTMADIK’
Emel Uzman, Gelecek Partisi’nin ‘Cemevlerine hukuki statü sağlanacak’ vaadine de gönderme yaparak “Davutoğlu, AKP içerisinde bunu neden dile getirmedi?” sorusunu yöneltti.

Alevi toplumunun da geçmişten ders çıkartması gerektiğini belirten Uzman, şu değerlendirmeyi yaptı: “Dönüp biraz da kendimize bakalım. Hafıza kaybı olan bir toplumuz. Dünü çok çabuk unutuyoruz. Yani ‘Maraş’ı unutmadık. Unutturmayacağız’ demek yetmiyor. Bugün Maraş Katliamı’nın yıldönümü. Bu katliamı yılda bir kere anarak o günleri unutturmamak söz konusu değil. Örneğin yakın zamandaki Alevi çalıştaylarını hatırlayalım. Aynı siyasi grup, aynı kişiler… Sonuç olarak yapılan bütün işlerden Aleviler adına ne kaldı? Sadece Alevilerin biraz daha bölünmesine sebep oldu o toplantılar.”

‘ÖRGÜTLERDE KİŞİSEL MENFAATLER ÖNE ÇIKIYOR’
Emel Uzman’ın eleştirileri arasında AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in Gelecek Partisi içerisinde yer alması da vardı.

Uzman, “Doğan Demir AKD Genel Başkanı değil de bir birey olsaydı ‘İnsanların dünya görüşüdür’ diyecektim. Yalnız Alevi örgütlenmesinde zihinlere yerleşmiş bir isim olduğunda insanı rahatsız eden bir durum oluşuyor” eleştirisini yöneltti.

Uzman şu eleştirileri dile getirdi; “Demir’in o siyasetin içerisinde yer alması kadar daha sonraki gelen yönetimin olanları destekleyen açıklaması ve Türkiye genelindeki örgütlü yapıların bu anlamda itirazını ortaya koymamış olması zihnimde soru işareti yarattı. Türkiye’de kurulan örgütlü yapılarda amacı dışında örgütlenme modelleri oluşturuluyor. Öncelikle bireysel hesaplar; yani kişisel, ticari menfaatler öne çıkıyor. Ne yazık ki toplumun derinlerinden gelen, inanca dair talepleri olan, mazlum, ötekileştirilmiş, yok sayılan insanların buralara gelip kapıları niyaz ettiklerini anımsadığımda büyük acı duyuyorum.”

‘ALEVİ ÖRGÜTLERİNİ PARÇALAMA PROJESİ’
Gelecek Partisi içerisinde Alevileri temsilen herhangi bir ismin bulunmasının mümkün olamayacağını söyleyen Uzman, “İnsanın geçmişi geleceğinin aynasıdır” diye de ekledi. Davutoğlu liderliğindeki oluşumun AKP’ye dönük bir tür hesaplaşma aracı olarak kurulduğunu ifade eden Emel Uzman, Gelecek Partisi’nin ülke toplumuna bir getiri sağlamayacağının da altını çizdi. Uzman ayrıca Aleviler üzerinde derin devlet yapısının geçmişten günümüze benzer manevralar yaparak susturma ve örgütleri parçalama projeleri yürüttüğünü de söyledi.

Emel Uzman, Ahmet Davutoğlu’nun AKP’den ayrıldığı an özeleştiri yapması gerektiğine de işaret ederek “Türkiye o günden bugüne çok geriye gitti. Katliamlar, gözaltılar, kayyumlar… İtirazı ve söyleyeceği olan neden bugüne kadar bekledi?” diye sordu.

‘BUNLARI İLK SÖYLEYEN GELECEK PARTİSİ OLMADI’
Gelecek Partisi’nin Alevi sorununa yaklaşımını yorumlayan bir diğer isim de Serçeşme Dergisi Editörü ve Yazı İşleri Müdürü Sibel Yalçın oldu.

Parti programında yer alan “Devletin, bütün dini/mezhebi/felsefi anlayışlara ve topluluklara aynı mesafede ve eşit yaklaşımı gözetilecektir” sözlerine atıf yapan Yalçın, “Öteki kimliğini taşıyan Aleviler olarak bu söz elbette ki ilk bakışta çok pırıltılı, ışıltılı, coşkulu, güven veren ve gelecek vadeden bir söz dizimi olarak görünüyor” dedi.

Benzer söylemlerin birçok siyasetçi tarafından dile getirildiğine işaret eden Yalçın, “Büyük bir çalışma hevesiyle içinde yer aldığı partisinden ihraç edilen ‘öfkeli insanların’ bir araya gelerek Türkiye’nin geleceğini inşa etmeye heves ettikleri son derece ciddi ve bir o kadar da kendinden münferit siyasi bir oluşumla karşı karşıyayız” sözleriyle de Gelecek Partisi’nin siyasi dayanağına işaret etti.

‘YOL KENDİ SAHİBİNİ TAYİN EDER’

Yalçın, AKD’nin eski genel başkanı Doğan Demir hakkında ise “Kendi liberal çizgisine göre davrandı” yorumunu yaparak şunları söyledi:

“Zira her koyun kendi bacağından asılıyorsa bizim illerde; kendi bacağına sahip çıkması gereken her bir koyunun da ‘sisteme ve çaresizliklerine kaptırdığı’ bacağının sorgusunu da mutlak sûrette kendi kendisinin yapması gerekliliktir.

Alevi örgütlerine üyelik yoluyla mensup arkadaşlar arasında bugünlerde cuşa gelen Doğan Demir vak’ası ve tartışmaları, Alevi hareketine dâhil olan her bir bireyin kendisini sorgulaması için bir fırsat olmalıdır ki; aksi durumda zaten Alevi kimliğinin yapışık olduğu zeminden zımpara ile silinmesi konusunda Alevi örgütleri, yöneticileri ve üyeleri, telafisi mümkün olmayan ağır bir boyunduruk altına gireceklerdir.”

‘AKP DE VAATTE BULUNUP ZİFİRİ KARANLIK BIRAKTI’
Demokratik Alevi Derneği Genel Sekreteri Murat Işık ise Gelecek Partisi ile AKP’den bir tuğla daha çekilip ‘tekçi yapının biraz da olsa sarsıldığı’ görüşünde.  Işık, “Ama samimiyeti tartışmalıdır” diye de Davutoğlu’nun geçmişine dikkat çekti.

Murat Işık, AKP’nin iktidara gelmeden önce Türkiye’de demokratikleşmeyi sağlayıp bazı Alevi katliamlarına dair özürlerin dileneceğine dair söylemlerin de dile getirildiğini hatırlattı.

Sarf edilen bu sözlerin toplumda heyecan yaratıp AKP’yi iktidara getirdiğini söyleyen Işık, “Ama uygulama kısmına geldiğimizde bize kalan sadece zor, baskı, gözaltı; kısaca zifiri bir karanlık oldu” dedi.

‘UMARIZ BİZİ ŞAŞIRTIRLAR’
Davutoğlu’nun Alevi sorunuyla ilgili dile getirdiği hiçbir söylemin garantisi olmadığını vurgulayan Işık, “Sağ siyaset açısından bu riyakarlık ve ikiyüzlülük aslında geleneğin devamıdır” dedi.

Davutoğlu’nun geçmiş tarihlerde yaptığı sekiz Alevi çalıştayına da işaret eden Işık, o görüşmeler sonrasında kimi dedelere “gri pasaport” verilerek Alevi toplumunun asimile edilmeye çalışıldığını söyledi. Siyaseten Alevi toplumunun oyuna ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Işık “Toplumun inançlarını istismar ederek iktidara geliyorlar ama toplumla ilgili herhangi bir tahlil yok. Gelecekte toplumlara haklarını verecek zihin yok. Eğer olsaydı Davutoğlu AKP içerisinde bunları gerçekleştirirdi. Ama umarız bizi şaşırtırlar” yorumunu da yaptı.

‘DEVLET İÇİN YENİ AKTÖRLERE İHTİYAÇ VAR’
Işık, Doğan Demir’in parti içerisinde yer almasını da “Milyonlarca Suriyeli’nin yurtlarından edilmesi, bölgedeki demografinin değiştirilmesi, IŞİD canilerine ‘Bunlar öfkeli çocuklardır’ diyerek kentleri, köyleri yakıp yıkan Yezit bir anlayış ile Aleviler asla birlikte yürüyemez” diye değerlendirdi.  Alevilerin doğadaki hiçbir canlının ölümüne onay veremeyeceğine işaret eden Işık “Onay verenin de yanında duramayız. Bunun ötesi düşkünlük olur” eleştirisini yöneltti.

Murat Işık, devlet politikaları doğrultusunda Alevi gençlerinin, Kürt hareketi ile ilişki kurmaması adına seksenli yıllarda başlanarak kimi vakıfların faaliyete geçirildiğini söyledi. Bugün ise o vakıfların ‘son kullanma tarihinin geldiğini’ belirten Işık, “Yeni aktörlere ve Alevi alanında ilişki kurabilecekleri kurumlara ihtiyaç var” dedi.

Doğan Demir’in Alevi yolundan çıktığını savunan Işık, “Ocağı, piri, rayberi; bir bütün olarak o candan sorumludur. Neden biz sahip çıkamadık da bu can yoldan saptı?” diye sordu. Demir’in yaptıkları ile Alevi toplumunun gözünde düşkün olarak ilan edildiğini de belirten Murat Işık “Bizim devletten bir beklentimiz yok. Sadece eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz. Devlet bize bir kırıntı verecek diye politikalarına tabi olmayız. Alevileri kendilerine benzeterek makbul bir Alevilik yaratmaya çalışıyorlar ama biz devletin makbul Alevisi olmayacağız” değerlendirmesini yaptı.