2019’un insan hakları karnesi: ‘İşkence, kötü muamele, zorla kaçırılma’

0
149

2019, yoğun insan hakları ihlalleriyle geride kalıyor. İşkence, kötü muamele ve zorla kaçırma iddialarının arka arkaya geldiği 2019 yılında, kapasitesinin çok çok üstünde olan cezaevlerinden ise adeta feryatlar yükseldi.

 

2019 kötü insan hakları karnesiyle geride kalıyor. Bu yılın en vahim insan hakkı ihlalleri “işkence/kötü muamele ve zorla kaçırılma” olarak kayda geçti. Cezaevleri ise hala ülkenin “kanayan yarası”. Çocuklarıyla cezaevinde kalan kadınlar, dışarıdan su almalarına izin verilmediği için kirli su içmek zorunda kalan mahkumlar, yağmur altında gerçekleşen sayımlar…

2019’un karanlık insan hakları ihlallerini, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu Meclis gündemine taşıdı.

“Adalet Bakanlığı’na sesleniyoruz! Cezaevleri tıka basa dolu. Kapasitenin 3- 4 katı insan kalıyor koğuşlarda ama bu, sürdürülebilecek bir hal değil. Bir an evvel bu halin bitirilmesi, cezaevlerinin insani şekilde şartlara geri döndürülmesi ve ihlallerine son verilmesi gerekiyor” diyen Gergerlioğlu Meclis’e insan hakları ihlallerini taşıdı.

Gergerlioğlu’nun görüşleri şöyle:

OHAL KOMİSYONU KÖTÜ NİYETLİ!: OHAL mağdurları için 23 Ocak 2017’de kurulan OHAL Komisyonuna iki yılda 126 bin 300 başvuru yapıldı. Komisyon, başvuruların yüzde 93’ünü reddetti.  OHAL Komisyonu yasal zırha büründürüldü. Verdikleri hukuksuz kararlardan yasal olarak sorumlu tutulmayacaklar. Halen başvurusu sonuçlandırılmayan 28 bin kişi var. Komisyon işini yapamıyor, lağvedilmelidir.

İNSAN HAKLARI KOMİSYONU, İHLAL KOMİSYONU OLDU: Uzun süredir Ankara Emniyeti’ndeki işkenceleri kaçırılma vakalarını gündeme getirdik, yetkililerden cevaplar bekledik. Halfeti de gözaltına almaları, Beşikdüzü cezaevini, Elazığ cezaevini, Ankara Emniyet  Müdürlüğündeki işkence iddialarını ve bunlara karşı Van, Diyarbakır, Ankara, Şanlıurfa barolarının raporlarını anlattım. Yetkililerden bir açıklama gelmedi, cezasızlık yoğun bir şekilde devam ediyor. İhlallerin üstü örtülüyor. Tüm resmi kurumlar, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu dahil, insan haklarını ihlal ediyor.

EN ÖNEMLİ İHLAL: KAÇIRILAN İNSANLAR: Yusuf Bilge Tunç hala ortada yok. 142 günü buldu bu insanın nerede olduğu belli değil. Ailesi perişan, 5 aya yaklaşmış durumda. Diğer kaçırılanlar 6 -8 ay sonra ortaya çıkmıştı, bu kişi 4.5-5. aya giriyor, hala ortada yok. Kimse de bir açıklama yapmıyor. Hiçbir MOBESE kamerası araştırılması yapılmıyor gayet keyfi bir şekilde hareket ediliyor. Herkesin gözü önünde insanların kaçırıldığı, can güvenliğinin olmadığı bir ülke haline geldik.

CEZAEVLERİNDEN İHLAL ÖRNEKLERİ: 

  • Elbistan HDP İlçe’den Elif Kısa, 2 engelli çocuğuna rağmen mesnetsiz iddialarla haksız hukuksuz, adına delil denen şeylerle maalesef tutuklandı. 70 yaşında bir anne ve 2 zihinsel engelli çocuğu var; birisi yüzde 100 engelli. Aile çok zor durumda zihinsel engelli çocuk gerçekten annesini arıyor ve bu annenin cezaevinde olması kadar korkunç bir şey yok! İşitme engelli diğer kardeşi sosyal medyadan ailesinin durumunu feryat ederek anlatıyor. Bu annenin cezaevinden çıkması lazım.
  • Seyfettin Günbey, Denizli Kocabaş Cezaevi’nde. 15 Mayıs’tan beri dişle ilgili sorunları için defalarca dilekçe veren bir mahpus ama hala hastaneye diş muayenesine gidememiş.
  • Adana Kürkçüler F tipi kapalı ceza ve infaz kurumunda, köpeklerle koğuşa girildiği, arama yapıldığı şikayeti var. Okumak için kitap ve günlük gazete verilmiyor, cezaevi yönetiminin yasal olmayan keyfi baskı ve uygulamaları var.
  • Silivri Cezaevi’nden de az yemek verildiği, iaşelerin azaltıldığı iddiaları var. Asker ve askeri öğrencilerin bulunduğu koğuşlarda bilhassa az yemek veriliyormuş.
  • Muğla E Tipi Cezaevi’nde, 6 kişilik koğuşlarda 12 kişi, 12 kişilik koğuşlarda 30 kişi kalıyor. Ranza yeterli olmadığı için yerde dönüşümlü olarak uyuyorlar. Sıcak su haftada 2 gün veriliyor.
  • Rize Kalkandere Kapalı Cezaevinde sadece sabah kahvaltısı verildiği, içeridekilerin yemek yiyemediği için zayıfladığı belirtiliyor.
  • Eskişehir L tipi Cezaevinde Kadın koğuşunda yağmurlu günler dahil, malta kısmında sayım yapılıyor.

 CEZAEVLERİNDE 850 BEBEK VE ÇOCUK VAR

  • Kasım 2019’da 780 bebek ve çocuk cezaevinde diyorlardı ama takibime göre çoktan 800’ü aşmış 850 civarlarına yükselmiş durumda.
  • Türkoğlu Cezaevi’nde 11/C koğuşunda hala kaloriferler yanmıyor.
  • Sincan Cezaevi’nden Kadın koğuşlarında, kadınların dışarıdan su almasının yasaklandığı, engellendiği ve çeşmelerden akan paslı suları içmek zorunda kaldıkları yönünde şikayet geldi.
  • Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliği, anne Hande Serdar ve baba İskender Serdar’ı tutuklamış. Çocuk Barbaros Hayreddin Serdar, 9 yaşında ve astım hastası. Psikolog raporu, çocuğun anne baba tutukluluğundan dolayı psikolojisinin bozulduğunu açıkça ortaya koyuyor. Devlet anne babalarla birlikte çocukları da cezalandırma uygulamasına bir an önce son vermelidir.
  • Mehmet-Ümmühan Güler çifti, KHK’lı. Eşi tutuklu, 20 yaşındaki yüzde 98 engelli çocuğuyla bir başına anne. Engelli çocuk yoğun bakımda. Anne çok zor durumda ve diğer çocuk evde. Aile perişan olmuş durumda.
  • Asım Sencer Ereğli Hapishane’sinde. Uzun süredir takip ettiğim bir çocuk. 40 günlükken hapise girdi, şu anda 3. Doğum gününü cezaevinde kutluyor.