TKDF Başkanı Canan Güllü: ‘Tecavüz eden ile evlendirilme olayı toprağın dibine gömülmeli’

0
829

Çocukların istismarının, kızların tecavüzcüsü ile evlendirilmelerinin önünü açacak yasal düzenlemenin Meclis’e geleceğine yönelik haberler üzerine kadınlar alanlara çıkarken, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Bu konu değil rafa kaldırmak, toprağın en dibine gömülmeli” dedi.

 

Çocuk istismarının, önünü açacak olan, “çocukların tecavüzcüsü ile evlendirilmelerine” ilişkin af düzenlemesinin Meclis’e yeniden getirileceği yönündeki haberler kadın örgütlerini harekete geçirdi. Ülke genelinde kadınlar sokağa çıkıp seslerini yükseltirken, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, Adalet Bakanı ile görüştüğünü ve 2016’da kaldırıldığı raflardan indirilmeyeceği izlenimini edindiğini söyledi. Güllü, 2016’da tepkiler üzerine geri çekilerek tozlu raflara atılan bu konunun değil raflara atılmak, toprağın en dibine gömülmesi gerektiğini söyledi.

‘BİR KERE AF ÇIKARSA DEVAMI GELİR’
“Erken yaş evliliğinde aralarında 3 yaş olsun, 5 yaş olsun, 10 yaş olsun gibi bahaneleri bir tarafa bırakarak bu konuyu bir daha konuşmamak üzere rafa kaldırmak değil, toprağın dibine gömmek lazım. Hani bir zamanlar kızları gömüyorlardı ya bu kez de o çocukların hayatlarını karartmamak için bu konuşulanları toprağın dibine gömmeliler” diyen Güllü, bunun arkasının geleceğini, ikincisinin, üçüncüsünün, dördüncüsünün de olacağını, affın, yıllara sari hale getirileceğini ifade etti. Güllü şu örneği verdi:  “Biz hala Rahşan affının cezalarını, yansımalarını, sıkıntılarını çekiyoruz. Bir suçun cezası mutlaka hukuk olarak, adalet olarak yerine gelmelidir.”

‘ADALET BAKANI SÖZÜNÜ VERDİ’
Adalet Bakanı’na sorduğunda, “bıraktığınız yerde, yani raflarda” dediğini aktaran  Güllü; “ Adalet Bakanı kendi açısından bu sözü vermiştir. Ben buradaki kararın artık sayın Cumhurbaşkanı’nda olduğunu biliyorum. Çevresinden aldığımız haberlere göre, ‘bütün partiler onay vermediği müddetçe imzalamam mümkün değil’ demiş.  Dolayısıyla siyasi parti olarak Meclis’te temsil edilen bütün partilere görev düşüyor” dedi.

Bütün partiler onaylamış, Meclis’teki 600 vekilin hepsi ‘bu yasayı çıkaralım’ demiş olsa bile Cumhurbaşkanı’nın bu yasayı onaylama yetkisi olmadığını kaydeden Güllü, “Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum, Cumhurbaşkanlığı makamı çocuklara tecavüzü onaylayan  bir yasayı imzalama makamı değildir. Onu onaylama ve imzalama yetkisi yoktur. Bu ülkenin geleceğini tecavüzcülere emanet etmiş olur” diye seslendi.

Güllü kaldı ki, İyi Parti’nin, HDP ve CHP’nin bu düzenlemeye karşı olduklarını, hatta AKP ve MHP’nin kadın vekillerinin de buna karşı olduklarını hatırlatarak. “Bunun için de bu yasanın doğru bir kararla toprağın altına gömülmesini istiyorum” dedi.

SON SÖZ CUMHURBAŞKANINDA OLACAK
Güllü bu konuda Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğuna yeniden değinerek; “Tekrar tekrar söylüyorum, bu iş sayın cumhurbaşkanına giderse, çıkacak ekranlara diyecek ki, ‘Ben bu ülkede çocuklara tecavüz edilmiş, önüme getirilecek bir affı imzalayacak bir makamda oturmuyorum. Bu ülkenin geleceği olan çocuklara karşı böyle bir affın onayını vermiyorum. Herkes cezasını çekecek ve çekmek zorunda.’ Bu kadar basit” diye konuştu.

MAĞDUR SAYILARI ÜZERİNDEN SAVUNMA
2016 yılında bu düzenleme gündeme getirildiğinde, dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “286 mağdur var”, ondan birbuçuk yıl sonra da CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel’in 15 Ocak 2019’da “bu affı yapalım 10 bin kişi mağdur” dediğini hatırlatan Güllü, şunları anlattı:

“Sonra bu konu kapandı dedik, ama farklı bir şey oldu. Erken yaş evliliklerini onamak isteyen, nemalanmak ya da kendi ahlaki nefislerine hakim olamayanlar bu süreci daha da eşeleyerek, bu tür evlilikleri yapmış, iki, üç çocuğu olan kadın, koca hapiste çünkü kamu davası var. Kocanın hapse girmesiyle geride eğitim olmadığı için herhangi bir geliri yok, ona bağlanan bir aylık yok. Çocukları var, daha da önemlisi kocanın ailesinin yanında kalıyor kadın ve ‘senin yüzünden oğlumuz hapiste ‘ baskılarına da maruz, yani ikinci mağduriyeti yaşamakta. Biz sakın olaki o kadınları anlamıyoruz diye düşünmesinler, biz o kadınları çok net anlıyoruz.

Her biri ceplerine para verilerek Meclis’e zorla götürüldüler, Meclis kapılarında bütün partilerin erkek milletvekillerinin yanlarına gönderildiler, onlar bu durumu bir merhamet, acıma hissi ile ‘çıkaralım bunu’ konumuna getirdi bir süre.

EŞLERİ HAPİSTE KADINLARA TELEFONU VERİLMİŞ
Tam o sırada da bir gazete hem bizlerin telefonunu verdiği için hem kara propagandasını yaptığı için yaklaşık 100’e yakın kadınla görüştüm ben. Aradılar. Kayıtlı olmasa da kim arıyor diye açmak zorundayız telefonumuzu. Açtığımızda çıkan kadın arkadaşlar önce tepkili, sonra size bir maaş bağlansın, çocuklarınızı kreşe ya da okula devlet göndersin, hatta maaştan da öte iş bulsun, çalışın. Belki de hayatınızı yeniden şekillendirmenizi gerektiren bir konuma gelirsiniz dediğimizde sadece iki kişi ‘hayır ben eşimi istiyorum’ dedi. Kalan 98 kişi çok haklısın Canan Abla yardım et demişti.