Başkentin ‘rant vadileri’ şehrin nefesini kesiyor!

0
200

Bilimsellikten uzak, rant odaklı yapılaşmaların yeni adresi Ankara’daki 10 vadi oldu. Uzmanlar, şehrin hava koridorları üzerinde yükselen binaların büyük bir yıkım yaratacağını söylese de inşaat sahipleri, mahkeme kararlarını dahi umursamadan betonlaşmayı sürdürüyor.

 

Ankara’daki Togo Kuleleri ile yeniden gündeme gelen ‘rant’ tartışması gelecek günlerde daha da büyüyecek gibi görünüyor. Uzmanlar, asıl tehlikeli rant odağı olarak Ankara’daki İmrahor, Büyükesat, Şirindere, Hacıkadın, Dikmen, Zir, İnözü, Kıbrıs, Ilıca, Kirmir, Portakal Çiçeği vadilerine işaret ediyor.

Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası durumun ciddiyetini gündeme getirebilmek için büyük çaba sarf ediyor. Doğal varlıklara sahip çıkmak adına mevcut hükümetin bir tür ‘talan politikası’ yürüttüğünü söyleyen Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, mevcut vadilerde süren yapılaşmayı, “bilimsellikten uzak, ranta dayalı yapılaşmalar” olarak adlandırdı. AKP dönemindeki ‘talanın’ tarihe geçeceğini de belirten Candan, iktidarın ülke ekonomisini kentsel toprağın paylaşımı üzerine kurduğunu ifade etti.

Candan, “Siyasal İslam’ın kıskacı altında bir Ankara organizasyonu var” diyerek vadilerin ranta açılmasıyla birlikte tehlikeli bir adımın da atıldığını sözlerine ekledi.

‘DOĞAYA SAYGI DUYMAYAN BİR ANLAYIŞ’
Geçmişte ‘Yeşil vadi’ olarak bilinen ilgili alanlardaki gecekondular yıkılırken, mülk sahiplerine de tüm hakları verilmedi. Şimdilerde o 10 vadide eski doku ve hava kalmadı. Tezcan Karakuş Candan da “Bütün kentlilerin haklarını gasp eden bir yaklaşımla vadiler yapılaşmaya açıldı” yorumuyla duruma tepki gösterdi.

Ankara’nın bir tür çanak içerisinde, vadileriyle nefes alabildiğine işaret eden Candan, “Organizmaların kılcal yolları tıkandı” dedi. Candan şu noktalara dikkat çekti:

“Özellikle İmrahor Vadisi’ndeki Simpaş organizasyonu ve sonrasında açılan bir dolu yapılaşma ile vadiler sistemini bozdular. Buralar aynı zamanda taşkın bölgeleri olarak da biliniyor. Vadileri nefes aldığınız ciğerlerinizin bir parçasının koparılması gibi düşünün. Ve bunlar tıkanmış durumda. Heyelan bölgesi olmasına, açılan bütün davalarda plan iptali kararları verilmiş olmasına rağmen küçük plan değişiklikleri ile buralarda yapılaşma sağlanmış oldu.”

HAFRİYAT ÜZERİNE BLOKLAR DİKİLDİ
Başkentteki yeni rant alanlarından birisi de Büyükesat Vadisi. Uzmanlar, durumu ‘İçler acısı’ olarak tanımlarken, vadinin tümünün hafriyat ile doldurulup ardından inşaat yapıldığı iddialarını gündeme getirdiler.

Aynı vadi güzergahında geçtiğimiz yıllarda dolgu usulüyle yapılan bir yolun da çöktüğüne atıf yapan Tezcan Karakuş Candan, kimi binaların da temelden kaydığını söyledi. “Bir süre sonra vadiler mezarlığı görmeye başlayacağız” diyen Candan, her an bir afet halinin yaşanabileceğine de işaret etti. Yoğun yağmur yağışlarının ardından civardaki taş ve toprağın yola yığıldığını belirten Candan, “Bir anda hayat felç oluyor. Çünkü su kendi yatağını buluyor. Önüne çıkan yolu ve çevresindeki toprağı, taşı katarak götürüyor” dedi.

‘TAŞKIN ÖNLEME BÖLGESİNE AVM PROJESİ’
Tümüyle usule aykırı olup her an bir tehlike yaratabilecek yapılaşmalara dikkat çeken Tezcan Karakuş Candan, İmrahor Vadisi üzerinde yapılan tüm inşaatların usule aykırı olduğunu söyledi. Candan, Simpaş adlı inşaat şirketinin heyelan bölgesi üzerinde yapılaşmaya gittiğini vurgulayarak “Topyekün buralardaki tüm binalar risk taşıyor” dedi.

Çarpıcı bir diğer konu ise Büyükesat Vadisi’ndeki Devlet Su İşleri’ne ait taşkın önleme bölgesinde planlanan alışveriş merkezi oldu. Vadiler sistematiğine aykırı bir yapılaşma olduğunu savunan Candan, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Doğal felaketlere karşı acil müdahale edilecek İmrahor ile Büyükesat Vadisi’nin kesiştiği köşede, Melih Gökçek’in de ortağı olduğu söylenen Söğüt İnşaat, alışveriş merkezi yapıyor. İleride yeraltı sularının ne türde bir tepki vereceğini hesaba katamamış olabilirsiniz. Muhtemelen Büyükesat Vadisi’ndeki bütün o yapıları önüne katacak bir sel felaketi olabilir. Kentsel bir politika oluşturulmaz ise geleceğimiz bugün değilse de yarın muhtemelen çok daha kötü bir noktaya varacaktır.”

USULSÜZLÜK MAHKEME KARARLARINA RAĞMEN SÜRÜYOR
Büyükesat Vadisi’ndeki yapılaşmaya dair açılan davalar inşaatı durdurma yönünde sonuçlansa da imar faaliyetleri hızla sürüyor.

Tehlikenin boyutuyla birlikte yeni rant adreslerine işaret eden Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Gözde Güldal ise doğal varlıkların korunması anlamında en çok takip ettikleri alanların vadiler olduğunu söyledi. Ankara’nın çukur içerisinde kalan bir kent olup, en önemli hava koridorunun da vadiler olduğunun altını çizen Güldal, mevcut 10 vadide de hızla yapılaşma olduğu bilgisini verdi. Güldal ayrıca kent içerisinde kalan Şirindere Vadisi’nde de kentsel dönüşümün başladığını belirterek, konuyu mahkemeye taşıdıklarını aktardı. Birçok vadideki yapılaşmaya dair mahkemelerce imar planlarının iptal ettirildiğini belirten Gözde Güldal, yargı kararlarının da müteahhit firmalarınca tanınmadığı söyledi.

‘YEREL YÖNETİMLER BU SUÇA ORTAKTIR’
Kamunun elinde olan söz konusu doğal varlıkların müteahhit firmalarına pay edildiklerini savunan Güldal, yerel yönetimlerin tutumuna da dikkat çekti. Vadilerdeki birçok plan kararının altında büyükşehir belediye meclis üyelerinin imzasının olduğunu söyleyen Güldal, “Planların altında imzalarının olması demek bu suça ortak oldukları anlamına gelir” diye de ekledi.  Gözde Güldal, “Kente ve insanlara karşı suç işlendiğini, kamu yararına aykırı davranıldığını, toplumun ortak değerlerinin de birtakım özel şahıslara aktarıldığını” söyledi.

İMAR RANTI ÜLKENİN HER YERİNDE
İmar rantının birçok şehirde benzer formüllerle yürütüldüğünü anlatan Güldal, ülke ekonomisinin inşaata dayalı olduğunu da ifade etti. “Gemiyi yürütmek adına imar açmaya devam edecekler” diyen Güldal, Kanal İstanbul projesinin de inşaat sektörünü yeniden canlandırmak adına gündeme getirildiğini söyledi.

Şehir Plancıları olarak yerel yönetimleri uyardıklarını da belirten Gözde Güldal, “Mevcut uyarılarımıza karşılık henüz somut bir adım görmüş değiliz. Öncelikle kazandığımız, iptal edilen imar planlarına göre ilerleyen tüm inşaatların durması gerektiğini düşünüyoruz. Togo kulelerindeki yapılaşma durdu ama Çukurambar, İncek ve diğer vadilerdeki inşaatlar halen sürüyor” diye de ekledi.