Turkuaz kart verilmedi, sarı kartlar iptal edildi; gazeteciler mesleklerini yapamaz hale getiriliyor

0
473

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Evrensel Gazetesi, Birgün Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce gazetecinin sarı basın kartlarını iptal edip, yeni kartları da vermeyerek, gazetecileri mesleklerini yapamaz hale getirdi.  Özellikle Ankara’da

TBMM, bakanlıklar, valilikler gibi pek çok kamu kurum ve kuruluşunu izleyebilmeleri için basın kartı taşımaları gerekli olan gazetecilerin kartlarının iptali, mesleklerini fiilen yapamamaları anlamına geliyor. Aralarında 25, 30, hatta 36 yıllık, sürekli basın kartı sahibi gazetecilerin de bulunduğu kartları iptal edilen gazetecilerin muhalif medyada çalışıyor olmaları da dikkat çekti.

ÖNCE RENGİ SARIDAN TURKUAZA DÖNDÜ
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bir yılı aşkın bir süre önce, basın kartlarının değişeceğini duyurarak, yeni kartlar için başvuruların yapılmasını istedi. Gazeteciler de e-devlet ya da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı internet sitesi üzerinden başvurularını yaptılar, kendilerine de “başvurunuz kabul edildi” mesajları gönderildi.

Yeni kartlar ise, turkuaz renkte basılarak gazetecilere dağıtılmaya başlandı. Ancak kartlarını almak için giden çok sayıda gazeteci yeni kartları alamadılar.

İletişim Başkanlığı’ndan verilen yanıt ise, “ikinci baskıda çıkacak” oldu. Ancak bir yılı aşkın süre bekleyen gazeteciler, iki gün önce kartlarının iptali ile karşılaştılar. E-devlet üzerinden kartlarının durumuna bakan gazeteciler, “iptal” yazısı ile karşılaştı.

İletişim Başkanlığı’ndan hiçbir yetkiliye ulaşamayan gazetecilerden, kartları iptal edildiği için TBMM’ye alınmayanlar, haber izlemeleri engellenenler de oldu. Meslekte 20 yılını tamamladıktan sonra “sürekli basın kartı” alan gazetecilerin kartlarının iptal edilmesi ise “bu kadarına da pes” dedirtti.

KARTLARI DA YIPRANMA HAKLARI DA İPTAL
2008 yılına kadar gazeteciler 360 gün için 90 gün yıpranma hakkı alabiliyordu. Ancak 1 Ekim 2008’de 5510 sayılı Kanun ile basın çalışanlarının yıpranma hakları ellerinden alındı. Ancak 1 Şubat 2013’te 5510 sayılı yasada değişiklik yapılarak milletvekillerine de yıpranma getirilince, gazeteciler için de bir değişiklik yapıldı. Aynı yasanın 40. maddesi değiştirilerek yıpranma hakkı gazetecilere geri getirildi. Ancak getirilen düzenleme gazetecilerin yıpranma hakkından yararlanmasını, sarı basın kartı taşıma şartına bağladı. 5953 sayılı Basın İş Kanunu gereğince çalışanlara, her yıl (360 gün) için 4/1 oranında yani 90 gün yıpranma hakkı veren 5510 sayılı Kanun “Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle” maddesini de içerdi. Gazeteciler daha önce Basın İş Kanunu’na göre kadrolu olmaları durumunda yıpranmaları hemen başlarken, sonradan yapılan değişiklik ile bu “basın kartı taşıma” süresine bağlandı.

Şimdi kartları iptal edilen ya da gerekli şartları taşıdıkları halde iki-üç yıldır kart verilmeyen gazetecilerin yıpranma hakları da yine fiilen ellerinden alınmış oldu. Gazeteciler kart iptalleri ile hem mesleklerini yapamaz hale getirildi, hem de yasal hakları olan yıpranma ellerinden alınmış oldu.

‘GAZETECİLİĞE DARBE’
CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer de basın kartı iptaline tepki göstererek, uygulamayı “gazeteciliğe darbe” olarak değerlendirdi. Çakırözer, “Yüzlerce gazetecinin basın kartı iptal edildi. Bir yıldır kartlarının yenilenmesini bekleyen gazeteciler, sarı basın kartını alamadıkları için halkın haber alma hakkı için mesleklerini yapamama durumuyla karşı karşıyalar. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı derhal bu iptal kararından vazgeçmelidir” dedi.

Çakırözer şu değerlendirmeyi yaptı; “Başvurusu bekletilen gazetecilerin ellerindeki mevcut basın kartları da gerekçesiz bir kararla iptal edildi. Gazeteciler fiilen kartsız bırakılıyor. Evrensel Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni Fatih Polat dahil neredeyse tüm kadrosunun, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş’un, Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral’ın basın kartlarının iptal edilmesinin gerekçesi ne? Gazeteciler; mesleklerini yapmak, halka gerçekleri aktarmak için mecbur bırakıldıkları basın kartından fiilen mahkum bırakıldı. Turkuvaz Kart için daha ne kadar bekletileceklerini bilmeyen gazeteciler ellerindeki Sarı Basın Kartı’ndan da oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı sorularına yanıt vermiyor. Yeni kart için yaptıkları başvurunun ne zaman sonuçlanacağı bilinmiyor. Bu sürede mesleklerinin gereklerini nasıl yerine getireceklerini bilmiyorlar. Meclis’e giremiyorlar. Pek çok davayı, sokaktaki etkinlikleri izleyebilmeleri basın kartı taşımalarına bağlı. Bu, basın özgürlüğüne en büyük darbe.” 

‘BASIN KARTINI GAZETECİ ÖRGÜTLERİ VERMELİ’
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na “Bu belirsizlik bir an önce giderilmeli. Kart iptallerinden geri adım atılmalı ya da Basın Kartı Komisyonu bir an önce toplanarak yeni basın kartı başvurularının tamamını karşılamalı. Bu belirsiz sürecin nasıl atlatılacağı ile ilgili net bir açıklama yapılmalı” çağrısı yapan Çakırözer, gazetecilerin zaten giderek ağırlaşan koşullarda haber yapmaya çalıştığına dikkat çekti.

Çakırözer, ayrıca tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de basın kartını gazeteci örgütlerinin vermesi gerektiğini savunarak, “Son yaşananlar gösterdi ki gazetecilerin kartlarını artık gazeteciler hazırlamalı. Kart taşımanın koşulları yine gazeteciler tarafından belirlenmeli” dedi.

TGS, ‘BİR AN ÖNCE AÇIKLAMA YAPILMALI’
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan bir an önce konuya bir açıklık getirmesini istedi.

TGS açıklamasında “2019 yılında sarı basın kartı turkuaz rengine çevrildi ve tüm kartların yenilenmesi için başvuru yapılması istendi. Aradan geçen bir yıl içinde yüzlerce gazetecinin kartı yenilenmedi. İncelemede olduğu, yenileneceği ifade edildi. Bu uzun sürenin ardından eski kartlarını hala kullanabilen gazetecilerin basın kartlarının ise Perşembe günü itibariyle iptal edildiğini öğrendik. Kartların neden iptal edildiğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığı gibi gazetecilerin telefonlarına da yanıt verilmedi. Şu anda yüzlerce gazetecinin basın kartı iptal edildi. Kartı iptal edilen gazeteciler arasında sürekli basın kartı taşıyanlardan meslek örgütü temsilcilerine, yerel medya çalışanlarına kadar yüzlerce gazeteci var. Özellikle Ankara’da basın kartı iptal edilenler Meclise, Bakanlıklara giremez, siyasi parti temsilcilerini takip edemez hale geldi” denildi.

GAZETECİLER YARGI İÇİN HAZIRLANIYOR
Şimdi gözler Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda. Kartları iptal edilen gazetecilerin kartları yenilenecek mi, yoksa içlerinden bir kısmının kartı yenilenip, muhalif gazeteciler tümüyle kartsız mı bırakılacak. Merak edilen bu.

Diğer taraftan kazanılmış haklarının ellerinden alınamayacağını belirten birçok gazeteci de yargı yoluna başvurmaya hazırlanıyor. Ayrıca gazeteci örgütleri ile toplu bir ses, tepki verme çağrıları da yapan gazeteciler, konunun soğutulmaması, üzerinin kapatılmaması için çabalıyor.