TGS’den İletişim Başkanlığı’na tepki: “Basın kartlarımız nerede”

0
332

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sarı basın kartlarını önce iptal edip, gelen tepkiler üzerine de yeniden kullanıma açmasının ardından Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyeleri, kurum önünde yaşananlara tepki gösterdi. Gazeteciler, “İcazetli gazeteci olmadık, olmayacağız. Bir yıldır bekletilen kartların bir an önce verilmesini istiyoruz. İletişim Başkanlığı inatla ‘Basın kartları iptal edilmedi’ açıklaması yapıyor. O halde kartlarımız nerede” dedi.

İletişim Başkanlığı’nın bir yıldır yenilenmeyen sarı basın kartlarını topluca iptal etmesine ilişkin tartışma büyüyor. Gazetecilik meslek örgütlerinin tepkisiyle önce kartları yeniden kullanıma açan ardından da “Basın kartlarının iptal edildiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” açıklaması yapan İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a karşı TGS Ankara Şubesi üyesi gazeteciler, İletişim Başkanlığı önünde bir araya gelerek taleplerini bir kez daha iletti. TGS’nin “Gazetecilik karta sığmaz” çağrısı ile düzenlediği eyleme CHP Milletvekili Utku Çakırözer, HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Mehmet Rüştü Tiryaki, Hüseyin Kaçmaz, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Can Güleryüzlü, İHD Eşgenel Başkanı Öztürk Türkdoğan da destek verdi. “İcazetli gazeteci olmayacağız”, “Susmayacağız, yazacağız” yazılı dövizlerin taşıdığı eylemde, ayrıca gazeteciler, “turkuaz kart”a tepki olarak Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Müdürlüğü döneminden kalan sarı basın kartları, meslek örgütlerine üyelik kartları ve kurum kartlarını yan yana gösterdi.

“İcazetli gazeteci olmayacağız”
Basın kartlarına yönelik iptal ve yeniden kullanıma açma sürecine ilişkin bilgi veren TGS Ankara Şube Başkanı Esra Koçak, “İcazetli gazeteci olmadık, olmayacağız. İletişim Başkanlığı Anayasa’ya, yasalara uymayan bir karar vererek yüzlerce gazetecinin basın kartını hiçbir gerekçe sunmadan iptal etti. Ancak İletişim Başkanlığı kamuoyundan gelen tepkiler üzerine geri adım atarak iptal ettiği Sarı Basın Kartlarını yeniden kullanıma açtı. Görünen o ki İletişim Başkanlığı yaptığı hatadan dönme yolunu seçti. Örgütlü mücadele bir kez daha kazandı. Meslektaşlarımızın yaşadıkları bu mağduriyeti giderme yolunu seçen İletişim Başkanlığına tekrar bir çağrıda bulunarak bir yıldır hiçbir gerekçe gösterilmeden verilmeyen turkuaz kartlarını da bir an önce vermeye çağırıyoruz” dedi. Koçak, “Bugün bizler ‘iktidarın gazetecisiysen varsın, yoksa yoksun’ dayatmasını kabul etmedik etmiyoruz. Gazeteciler olarak kimsenin icazetine ihtiyaç duymuyoruz. Tek düsturumuz olan ‘halkın haber alma hakkı’nı korumak istiyoruz’. Bir yıldır ‘inceleme’ denilerek bekletilen meslektaşlarımızın kartlarının bir an önce verilmesini istiyoruz. İletişim Başkanlığı inatla ‘Basın kartları iptal edilmedi’ açıklaması yapıyor. O halde kartlarımız nerede” ifadelerini kullandı.

Meslek örgütlerinden yeni kart çalışması
TGS Genel Sekreteri İlkay Akkaya, “Basın Kartı Yönetmeliği’nde ve komisyonun yapısında yapılan değişikliklerle birçok hak kaybını yaşamıştık. Sendikamızın da içinde bulunduğu meslek örgütlerimiz basın kartı komisyonundan çıkartıldı. Bu komisyonda gazeteciler temsil edilemez hale getirildi. Bu komisyon ile başlayan basın kartı krizinin ardından iki gün önce de 894 gazetecinin mevcut sarı basın kartının iptalini yaşadık. Bu durum bize gazetecilerin sadece bir kartla temsil edilemeyeceğini gösterdi. Biz sendika ve diğer meslek örgütleri ile beraber gazetecileri temsil edecek yeni bir kart çalışması içinde olduğumuzu buradan kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.

“Sistemli baskının parçası”
Yeni Basın Kartı Yönetmeliği’nin iptali için Danıştay’da dava sürecinin devam ettiğini vurgulayan ÇGD Genel Başkanı Can Güleryüzlü, “AKP’nin iktidara geldiği dönemden itibaren basınla ilgili çeşitli sansürler ve mesleğimizde otosansür mekanizması yaşamaktayız. En son olarak iktidarın ‘basın memurunu’ yaratmak için basın kartları ile ilgili bir düzenleme gündeme geldi. Bu düzenleme yönetmelik düzeyinde gündeme geldiğinde biz dernek olarak bunu Danıştay’a taşıdık. Anayasa’ya ve yasaya aykırılıkları dile getirdik. Cumhurbaşkanlığı’nın yaptığı savunmada ‘gazeteciler basın kartsız da gazetecilik yapabilir’ diye ilginç bir savunma yolladılar. Biz bunu küçük bir hata olarak görmüyoruz. Sistemli bir uygulama olduğunu ve basına yönelik baskıların bir parçası olduğunu tespit ediyoruz. Buradan iktidarı tekrar uyarıyoruz. Özgür basın bir gün herkese lazım olacaktır. Kendilerinin istediği medya düzeni ne dünya ne de ülkemiz gerçeğine uymamaktadır. Hızla bu konuda geri adım atmalarını bekliyoruz” diye konuştu.

İletişim Başkanlığı’ndan “iptal” açıklaması
Sarı basın kartlarının iptali üzerine İletişim Başkanlığı’na gazetecilerin ulaşamamasının ardından dün kurumsal ilk açıklama dün İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan geldi. Gazetecilerin E-Devlet sistemi ve İletişim Başkanlığı sitesinden “iptal edilmiştir” kararını görmesine karşın Altun, “Son günlerde bazı medya kurumlarında çalışanların basın kartlarının iptal edildiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” ifadeleri dikkat çekti. Basın kartı yenileme sürecinde 13 bin 372 basın mensubuna kartlarının teslim edildiğini belirten Altun, “Başvuruların ardından değerlendirme süreci, basın kartının itibarını ve saygınlığını koruyacak şekilde titizlikle yürütülmektedir. Başvuru sahibinin “basın kartı verilecek kişilerde aranan şartları” taşıyıp taşımadığını tespit etmek üzere derinlemesine araştırmalar yapılmaktadır” dedi.

894 gazeteci değerlendirmede
Başvuru değerlendirmesi halen devam eden 894 gazeteci olduğu bilgisini veren Altun, yazılı açıklamasında “Bu süreçte, teknik kriterlerin yanı sıra başvuru sahibinin gerçekten mesleki faaliyet icra edip etmediği, herhangi bir terör örgütüyle bağlantılı olup olmadığı, mahkûmiyet kararı ya da meslek onurunu zedeleyici tutumları gibi çeşitli kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Mevcut durumda değerlendirme süreci devam eden kartlarla ilgili herhangi bir iptal durumu söz konusu değildir. Basın kartına yönelik henüz neticelenmemiş yenileme başvuruları hala aktiftir. Kendilerine basın kartı verilmediğini iddia eden kurumlarda da yeni basın kartlarını alanların bulunması bile bu art niyetli girişimi boşa çıkarmaktadır. Değerlendirmesi devam eden başvurulara ilişkin süreç tamamlandığında başvuru sahiplerine gerekli bildirimler yapılacaktır” ifadelerini kullandı.